11. Hukuk Dairesi 2010/9429 E. , 2011/4013 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.11.2008 tarih ve 2008/414-2008/1317 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları…
**11. Hukuk Dairesi 2010/9429 E. , 2011/4013 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.11.2008 tarih ve 2008/414-2008/1317 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline sigortalı işyerine davalıların maliki olduğu bürodan sızan suyun zarar verdiğini, oluşan zararın ödendiğini ileri sürerek, 1.782,50 TL'nın temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacı tarafın meşru mazereti olmaksızın duruşmaya katılmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığı, aradan geçen üç aylık sürede davanın yenilenmediği gerekçesiyle, davanın HUMK'nun 409/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosya incelendiğinde, davanın 24.03.2008 tarihinde açıldığı, tensibin 26.03.2008 tarihinde yapıldığı, tensip zaptı altına 9 davetiyenin yazıldığı şerhinin konulduğu, davacı ile birlikte tüm tarafların sayısının 9 olduğu, sadece davacı tarafa gönderilen ve duruşma günü ve saatini bildirir davetiye parçasının dönmediği, ilk oturumda takip edilmeyen dosyanın HUMK'nun 409. maddesi uyarınca işlemden kaldırıldığı, üç aylık sürenin geçmesi sonrasında davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece, duruşma günü ve saatini bildirir davetiyenin davacı vekiline tebliğ edilip edilmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, duruşma günü ve saatini bildiren davetiyenin tebliğ edilip edilmediği saptanmaksızın dosyanın işlemden kaldırılması ve akabinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.