11. Hukuk Dairesi 2023/3628 E. , 2024/6110 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/151 Esas, 2023/614 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/469 E., 2022/822 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkem…
**11. Hukuk Dairesi 2023/3628 E. , 2024/6110 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/151 Esas, 2023/614 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/469 E., 2022/822 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin çeşitli tarihlerde dava dışı ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin hisse senetlerini aldığını, Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) 03.12.2020 tarihli kararı ile onaylanan sermaye azaltımı ile eş zamanlı gerçekleştirilen sermaye artırımından şirketin gelir elde ettiğini, 18.12.2020 tarihinde KAP'ta ilan edilen izahnamedeki açıklamalara göre, elde edilecek gelir ile şirketin döviz borçlarının kapatılması, alt yapı ve tesis yatırımı yapılması, işletme sermayesinin güçlendirilerek üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve satın alma politikalarının revize edilmesinde kullanılacağının belirtildiğini, şirketin büyüme hedefinin KAP açıklamasından anlaşılması nedeniyle müvekkilinin de bedelli sermaye artırımına katıldığını, ancak sermaye azaltımı ile eş zamanlı gerçekleştirilen sermaye artırımından elde edilen gelirin % 49'una denk gelen 31.000.000 TL'nin izahnameye aykırı şekilde Frigo-Pak Gıda Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (Frigo-Pak) paylarının devralınmasında kullandığını, 24.03.2021 tarihinde KAP'ta yayınlanan özel durum açıklamasında Frigo-Pak paylarının alımı için 4.000.000,00 USD kredi kullanılacağının belirtilmesine rağmen, 08.04.2021 tarihinde gerçekleştirilen ödemenin 31.000.000,00 TL tutarındaki kısmının halka arz gelirlerinden karşılanmış olması yönündeki değişiklik hakkında kamuya açıklama yapmadığından 29.04.2021 tarihinde SPK tarafından şirkete idari para cezası uygulandığını ve şirketin bu cezalar nedeniyle ciddi zarara uğradığını, şirket yetkilileri tarafından yapılan hukuka aykırı işlemlerle yatırımcıların ve müvekkilinin zarara uğradığını, bedelli sermaye artırımından toplanan paranın izahnamede belirilen konularda kullanılması halinde şirketin daha güçlü bir sermayeye sahip olacağını, bu paranın açıklama yapılmadan Frigo-Pak alımı için kullanılması ile şirketin değerinin düştüğünü ileri sürerek şimdilik belirsiz alacak davası olarak 2.000,00 TL tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun tali olduğunu tazminat talebinin payları ihraç edene yöneltilmeden doğrudan yönetim kurulu üyelerine yönetilemeyeceğini, davacının talep edilen tazminatın kendisine mi yoksa şirkete mi ödenmesini talep ettiği hususunda açıklama getirmediğini, kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan tazminat talebinin, zararın meydana geldiği tarihten itibaren altı ay içinde zamanaşımına uğrayacağını, şirket yöneticilerinin kusurları sebebiyle zarar oluştuğunun kanıtlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından, şirket yöneticilerinin haksız işlemleri nedeniyle SPK tarafından şirkete idari para cezası uygulandığı, yine şirket yetkililerinin işlem ve eylemleri nedeniyle şirketin değerinin düşürüldüğü şeklindeki iddialara dayalı zararın tazmini talep edildiği, davacının dava dilekçesi kapsamında iddia ettiği zararların dolaylı zarar niteliğinde olduğu, hükmedilecek tazminatın şirkete ödenmesi talep edebileceği, ancak davacı vekilinin ise 17.08.2022 tarihli dilekçesinde açıkça talep sonucunun davacı müvekkili lehine yapıldığını, davacının zararının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 553 üncü maddesi kapsamında davalılardan talep edildiğini belirtmesi karşısında davacının davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin doğrudan zarara uğradığını, ortaklara şirketin doğrudan uğradığı zararlar nedeniyle dava açma hakkı tanınmasının yanı sıra, ortakların doğrudan uğradığı zararlar bakımından da ayrıca dava açabileceklerini, müvekkilinin yöneticilerin eylemleri nedeniyle pay sahibi olarak zarara uğradığınını, davalılarca belirtilen izahnameye göre müvekkilinin sermaye artımına katıldığını, izahnameye aykırı işlemler yapılarak şirketin zarara uğratıldığını, müvekkilinin halen dışı ... Şirketinde hissesi bulunduğunu, bu nedenle müvekkilinin uğradığı doğrudan zararların tespiti ile tahsili gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin karar ve gerekçesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirket yöneticilerinin sorumluluğu nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.