11. Hukuk Dairesi 2023/4766 E. , 2024/7156 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/912 Esas, 2023/808 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/364 E., 2020/256 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tar…
**11. Hukuk Dairesi 2023/4766 E. , 2024/7156 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/912 Esas, 2023/808 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/364 E., 2020/256 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2018/119878 sayılı, üç boyutlu şekil markasının tescil başvurusunun davalının Markalar Dairesi Başkanlığınca 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddedildiğini, YİDK’e yaptıkları itirazın da 2019-M-9774 sayılı kararla kabul görmediğini, davacının 1969 yılında tasarladığı ambalaj şeklinin o zamandan beri sektöründeki ambalajlardan her yönüyle farklılık taşıdığını, ambalajın üzerine birer pipet ekleyerek bir ilke imza attığını, paketin her açıdan ayrı ayrı ayırt edici unsurlar içerdiğini, üzerinde marka yazılmasa bile marka başvurusuna konu ambalaj şeklinin müvekkilini akla getirdiğini, üç boyutlu şekil markasının uluslararası tescil ofislerinin yanı sıra çeşitli ülkelerin ulusal marka ofislerinde tescilinin sağlandığını, ... meyve sularının 1994 yılından beri Türkiye’de satışta olduğunu, yüksek tanınırlığa ve bilinirliğe ulaştığını, popülaritesini koruduğunu, başvuruya konu üç boyutlu şeklin piyasadaki tüm paketleme şekillerinden farklılaştığını, beklenmedik/ alışılmadık bir şekil içerdiğini, 6769 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kullanım sonucu ayırt edicilik kazanan, müvekkili ile özdeşleşen markanın tescilinin reddedilemeyeceğini, Paris Sözleşmesi’nin 4 üncü mükerrer 6 ncı maddesi uyarınca marka korumasından yararlanması gerektiğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’in 2019-M-9774 sayılı kararının iptalini, 2018/119878 sayılı başvurunun tescil işlemlerinin devamını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru markasının ret kapsamındaki mallar bakımından herhangi bir malın kaynağına işaret eder nitelikte ayırt edici bir ibare olmadığını, dolayısıyla reddedilen mallar bakımından tescili istenen ibarenin tüketici nezdinde markasal fonksiyonunu yerine getiremeyeceği, bu nedenle söz konusu mallar bakımından ayırt edicilik taşımadığını, başvuruya konu olan 3 boyutlu şekil markası ilgili piyasada yer alan diğer benzeri kutu şekillerinden önemli ölçüde farklılaşmadığını, tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacağını, davacının gerek başvuru, gerekse itiraz aşamalarında başvuru konusu ibareyi ticaret hayatında kendisine bağlayarak kabul ettirdiği, kendisini onunla tanıtmış olduğu, başvuru konusu kelimenin sadece davacının verdiği hizmetlerle ilgili bir marka olarak algılanmaya başlandığı hususlarının ispatlayamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davaya konu üç boyutlu şekil markasının piyasada pouch olarak bilinen bir tekniğe işaret ettiği, bu tekniğe bağlı 32. sınıfta birçok ürün örneğinin bulunduğu, davaya konu üç boyutlu şekil markasının sahip olduğu ön yüze baskılı mavi tonlamanın markayı benzer ambalaj şekillerinden önemli ölçüde farklılaştırmadığı, kullanım sonucu ayırt edici nitelik açısından bir değerlendirme yapıldığında, üç boyutlu şekil markasına konu olan ürünün (pouch) diğer piyasa aktörleri tarafından da kullanıldığı, bu ambalaj tekniğini önceleyen bir markanın varlığının diğer üreticilerin pouch ambalajın sağladığı karakteristik ve pratik özellikleri kullanmasını engelleyeceği, bilindik ve yoğun kullanılan bir ambalaj metodu nedeni ile tüketiciler tarafından marka olarak algılanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacının 2018/119878 sayılı üç boyutlu marka başvurusunun ayırt edicilik kriterini sağlamadığı, tüketiciler tarafından marka olarak algılanamayacağı, bu hususun dosya kapsamında bulunan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu ile de belirlendiği, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 07.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.