4. Ceza Dairesi 2010/28863 E. , 2012/20885 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Sanığın, üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlerken cebrin yanı sıra “ben size sorarım, sizin çocuğunuza zarar vereceğim, Domaniç…
**4. Ceza Dairesi 2010/28863 E. , 2012/20885 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Sanığın, üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlerken cebrin yanı sıra “ben size sorarım, sizin çocuğunuza zarar vereceğim, Domaniç’i size dar edeceğim, sizinle uğraşacağım, beni derhal bırakacaksınız, bırakmazsanız sizinle görüşeceğim, ya beni bırakacaksınız, ya ben buradan çıktıktan sonra çocuklarınıza zarar vereceğim” şeklindeki sözleri ile tehdit eyleminde de bulunmuş olması gerekçe gösterilerek sanık hakkında ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşılmış, ancak bu sözlerin sanık tarafından söylendiğine dair dosya kapsamında herhangi bir delil veya belge bulunmasa da; dosya kapsamında bulunan gerek 08/06/2006 tarihli tutanaktan, gerekse tanık ...'ın hem soruşturma, hem de kovuşturma evresinde vermiş olduğu ifadelerden sanığın, “sizi keserim” demek suretiyle katılanları tehdit ettiğinin anlaşılması sebebiyle, sonuca etkili olmaması ve alt sınırdan uzaklaşırken yasal ve yeterli gerekçe gösterilmiş olması karşısında, tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu, Birden çok görevliye tek fiille direnen sanık hakkında, TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de karşı temyiz bulunmadığından bozma yapılamayacağı, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Ancak, Sanık hakkında belirlenen cezanın TCK'nın 265/4. maddesine göre 1/2 oranında artırım yapılırken, cezanın 1 yıl 18 yerine 2 yıl 6 ay olarak, dolayısıyla sonuç cezanın 1 yıl 13 ay yerine 2 yıl 1 ay olarak belirlenerek fazla hapis cezasına hükmedilmesi, Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye kısmen uygun olarak, “Sanık hakkında TCK'nın 265/1. maddesi uyarınca belirlenen 1 yıl 8 ay hapis cezasında, TCK'nın 265/4. maddesine göre 1/2 oranında artırım yapılarak 1 yıl 18 ay hapis cezasına, bu cezadan da TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 13 ay hapis cezasına mahkum edilmesine” biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Yasanın 8/1.madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesi uyarınca davanın esasına, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.