(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/3234 E. , 2013/22335 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 87 ve 90 parsel sayılı sırasıyla 33053,22 m2, 25978,07 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 101 ada 87 parsel sayılı taşınmaz…
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/3234 E. , 2013/22335 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 87 ve 90 parsel sayılı sırasıyla 33053,22 m2, 25978,07 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 101 ada 87 parsel sayılı taşınmaz ...adına, 101 ada 90 parsel sayılı taşınmaz ise davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında ... ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece davanın reddine, dava konUsu taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Kadastro davalarında keşif giderleri yatırılmadığından bahisle kesin süre sonuçlarının uygulanabilmesi için öncelikle uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olması, dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmesi, ispat yükü kendi üzerinde olan tarafa keşif giderlerini mahkeme veznesine depo etmesi için makul ve yeterli uzunlukta kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içinde kabul edilebilir yasal bir mazeret olmaksızın keşif giderlerinin mahkeme veznesine yatırılmamış olması gerekir. .../.. Somut olayda dosyada keşif yapılmasının zorunlu bulunduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, davacılar tarafına keşif giderlerini yatırması için kesin önel verilmiş ise de, davacı tarafa verilen kesin önel gerekli koşulları içermemektedir. Şöyle ki; mahkemece 06.08.2012 günlü duruşmada verilen kesin süreye dair ara kararları 23.08.2012 günü tebliğ edilmiş olup 20 günlük kesin süre de bu tarihten itibaren başlayacaktır. Bu halde keşif ücretlerinin son ödeme gününün 12.09.2012 günü mesai bitimi olarak kabul edileceği aşikardır. Hal böyle olunca mahkemece verilen kesin sürenin son günü ile keşif için belirlenen 20.09.2012 günü arasında kalan 8 günlük süre yerel bilirkişi, tutanak bilirkişi ve tanıklar için çıkarılacak davetiyenin tebliği için yetersiz olup keşfin baştan sonuçsuz kalacağı açıktır. Belirtilen bu hususlara göre mahkemece oluşturulan ara kararının kesin önel sonuçlarının uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacılar ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacılar ... ve arkadaşlarına iadesine, 16.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.