11. Hukuk Dairesi 2017/1057 E. , 2017/4614 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2015 tarih ve 2014/38-2015/413 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19/09/2017 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalı asil ... ve davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incel…
**11. Hukuk Dairesi 2017/1057 E. , 2017/4614 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/12/2015 tarih ve 2014/38-2015/413 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19/09/2017 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalı asil ... ve davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının sahibi olduğu eczanenin 1.000.000,00 TL bedel karşılığı davacıya devri konusunda tarafların anlaştıklarını, buna istinaden 15/07/2013 tarihli devir sözleşmesi ile davacı tarafından davalıya 150.000,00 TL ve 26/07/2013 tarihli sözleşme ile de 150.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL elden ödendiğini, ayrıca 19/07/2013 tarihli eczane devir sözleşmesinin imzalandığını, ardından davacının Merkez Eczanesinin yasal bağlamda devrini tamamlamak ve kendi adına ruhsat almak amacıyla yetkili makamlara başvurduğunu ve eczanenin mülk sahibi ile kira sözleşmesi yaptığını, yapılan başvurunun İl Sağlık Müdürlüğünce Eczacılar Odasına gönderildiğini ve Türk Eczacılar Birliği Birinci Bölge Eczacılar Odasının yaptığı inceleme ve değerlendirme sonucu düzenlediği raporda ... Merkez Eczanesinin açılışından bu yana muvazaalı bir eczane profili çizdiği, davalı yahut babası eczacı ... 'ın bu eczanenin sahibi olmadıkları, eczanenin yeni sahibi davacı olsa bile muvazaanın devam edeceği yönünde görüş bildirildiğini, bu şekildeki olumsuz mütalaa nedeniyle davacının bu eczane için kendi adına ruhsat alamayacağı sonucuna vardığını ve eczaneyi devir almaktan vazgeçtiğini ... İl Sağlık Müdürlüğü Eczacılık Şubesine verdiği dilekçe ile bildirdiğini, davalıya peşinat olarak verdiği bedelin istendiği halde iade edilmediğini ileri sürerek; 300.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, Birinci Bölge ... Eczacı Odasının inceleme ve değerlendirme yazısında davacı ile ilgili de muvazaa iddialarına yer verildiğini, eczanenin ruhsatının alınamamasında davalıya bir kusur atfedilemeyeceğini, eczanenin yasal yollardan davacıya devredildiğini, davacının sözkonusu inceleme ve değerlendirme raporunun iptali yönünde bir girişimi olmadığını, Eczaneler ve Ecza Hizmetleri Hakkındaki Yönetmeliğin 5/h maddesine göre işletilmesi gereken prosedürün işletilmediğini, davacının sözleşmeyi haksız olarak feshetmesindeki temel nedenin ekonomik yararının sekteye uğraması ihtimali olduğunu, davacının edimini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, mağdur olan davalının eczanesini zorunlu sebeplerle kapatmak zorunda kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki eczane devir sözleşmesi kapsamında davacının davalı tarafa 300.000,00 TL ödediği, Birinci Bölge ... Eczacı Odasının 20/08/2013 tarihli dava konusu eczane ile davalı ve mülk sahipleri arasında muvazaa bulunduğu hususunda inceleme ve değerlendirme raporunun bulunduğu, davalının muvazaanın tarafı olduğu, bu hususu bildiği, davacının yanılma nedeniyle iradesinin sakatlandığı, davacının TBK'nın 30-35'inci maddeleri kapsamında davalı tarafa ödemiş olduğu peşinatı talep edebileceği, davacı yanılmasında kusurlu kabul edilse bile davalının yanılmayı bildiği nazara alındığında tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 300.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görülür. Yine, asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. 6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevi, kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar, kamu düzenine ilişkindir. Bu durumda, dava taraflar arasında düzenlenen eczane devir sözleşmesine dayalı, davalıya yapılan ödemenin tahsili istemine ilişkin olup, uyuşmazlığa sözleşmeye ve davaya konu eczanenin gelir durumu da nazara alındığında ticari işletmenin devrine yönelik hükümler uygulanacaktır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-c maddesi uyarınca, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması hakkındaki düzenlemelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları, ticari dava sayılacağından, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.