16. Ceza Dairesi 2015/7466 E. , 2016/1025 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Terör örgütü propagandası yapmak Hüküm : CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü: ...i/Cephesi (.../C)'nin nüvelerinin 1965 yılında atıldığı, 1971 yılında yayınladıkları bildiri ile illegal olarak kurulan ...- ... ideolojiye mensup, liderliğini...'ın yaptığı, devrimin halktan başlayan silahlı mücadele ile gerçekleşeceğini savunarak silahlı mücadele yöntemini benims
**16. Ceza Dairesi 2015/7466 E. , 2016/1025 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Terör örgütü propagandası yapmak Hüküm : CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü: ...i/Cephesi (.../C)'nin nüvelerinin 1965 yılında atıldığı, 1971 yılında yayınladıkları bildiri ile illegal olarak kurulan ...- ... ideolojiye mensup, liderliğini...'ın yaptığı, devrimin halktan başlayan silahlı mücadele ile gerçekleşeceğini savunarak silahlı mücadele yöntemini benimseyen silahlı terör örgütüdür. Örgütün vahamet arz eden eylemleri kuruluş yıllarında yoğunlaşmıştır. 1978 yılında...- Devrimci Yol ve THKP/C Devrimci Sol olarak ikiye ayrılmış, devrimci sol kanatı 1994 yılında DHKP/C (Devrimci Halk Kurtuluş Partisi/Cephesi) adını alarak terör eylemlerine devam etmiştir. Devrimci Yol kanadı ise; Üyelerinin kendi arasındaki anlaşmazlıkları, liderlik kavgaları tartışma süreci gibi nedenlerle bölünerek 1992 yılından itibaren THKP/C - Devrimci Yol, Devrimci Hareket ve THKP/C - Devrimci Gençlik isimleri ile güncel faaliyetlerini sürdürmüş ise de kamuoyunda yankı yaratacak ve kendilerini tanıtacak vahim eylemleri saptanamamıştır. Daha çok devrimci gençlik örgütüne mensup kişiler örgütün geçmişine sahip çıkarak 1995 yılından itibaren yeni bir yapılanmaya gitmek suretiyle özellikle öğrenci kesiminde inisiyatifi ele geçirmek için üniversitelerde öğrenci cephesi, öğrenci koordinasyonu ve öğrenci meclisleri oluşturarak örgütlenmeye çalıştıkları, devrimci gençlik güdümünde faaliyet gösterdiği değerlendirilen "Öğrenci Kollektiflerinin" "isyan, devrim, özgürlük" sloganını kullandıkları bu yapının liselerde de "Liseli Genç Umut" olarak adlandırılıp yarı legal yarı illegal faaliyetleri gösterdikleri istihbari raporlardan anlaşılmaktadır. Terör örgütünün propagandası suçunun oluşumu için; faaliyetleri devam eden bir terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemleri teşvik edecek şekilde yapılması gereklidir. Toplantı ve gösteri yürüyüşünde gerçekleşmese dahi terör örgütü üyesi ya da destekçisi olduğunu beyan edecek şekilde; A- "Örgüte ait resim ve işaretlerin asılması ya da taşınması" B- Slogan atılması C- Ses cihazları ile yayın yapılması D- Terör örgütüne ait amblem, resim veya işaretlerin üzerinde bulunduğu üniformanın giyilmesi; şeklindeki seçimli hareketlerden biri ile de propaganda suçu işlenebilmektedir. Dairemizin uygulamaları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yerleşik içtihatlarına göre; kullanılan yazı, sözler veya araçların; 1- Şiddet, bir araç olarak görülüyorsa; 2- Kişiler hedef gösterilip kanlı bir intikam isteniyorsa; 3- Benimsenen düşünceler için şiddete başvurmanın meşru bir yol olduğu ileri sürülüyorsa; 4- İnsanda saldırgan duygular uyandıracak biçimde anlamsız bir nefret yaratarak şiddetin doğmasına uygun ortamı kışkırtıyorsa; İfade özgürlüğünün sınırlandırılması makul görülebilecektir. Somut olayda çeşitli sendikalar ve legal sivil toplum kuruluşlarının yasal izin alarak organize ettiği cebir veya şiddete başvurmaksızın sonlanan 1 Mayıs gösterisinde "... Kurtuluşa Kadar Savaş" şeklinde atılan sloganın şiddeti çağrıştırsa bile toplumda bilinen ve kalıplaşmış sözlerden olduğu, izinli ve olaysız gösteride atıldığı ulusal güvenlik ve kamu düzeni üzerindeki potansiyel etkisinin sınırlı olduğu ve ciddi bir tehlike yaratmadığı gibi, diğer sloganlarla birlikte değerlendirildiğinde genelinde hükümet icraatlarını eleştiri mahiyetinde ifadeler içerdiği, vahamet arz eden eylemlerin sanığın doğum tarihinden önce gerçekleştiği gözetildiğinde silahlı terör örgütü olduğu kabul edilen THKP/C ile toplantıyı organize eden legal dernekler arasında örgütsel bağlantıyı gösterir hiyerarşik ilişkiyi sanığın tespit etme olanağının bulunmamasına göre silahlı terör örgütünün propagandası kastı ile hareket ettiği savunmasının aksi sabit olmadığından yerel mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmediğinden; Yapılan yargılama sonunda sanığa yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle beraate ilişkin hükmün, üyeler ... ve ...'un kararın bozulması gerektiğine ilişkin karşı oyları ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 09.02.2016 tarihinde karar verildi. KARŞI OY: Sayın çoğunluğun beraat hükmünün onanmasına ilişkin kararına aşağıdaki gerekçelerle katılmak mümkün olmamıştır. Sanığın 1 Mayıs münasebeti ile ... İlinde yapılan gösteri yürüyüşü sırasında yürüyüşe katılan diğer kişilerle birlikte "... kurtuluşa kadar savaş isyan devrim özgürlük" şeklinde sloganını attığı tüm dosya kapsamı ile sübuta ermiştir. Dosya içerisinde bulunan Emniyet Müdürlüğü yazısı ve dosya kapsamına göre slogan içerisinde adı geçen...'ın kurucusu olduğu THKP/C - Devrimci yol Devrimci hareket - Devrimci gençlik adlı silahlı terör örgütünün halen faal silahlı örgütlerden olduğu, Öğrenci kollektifleri adlı oluşumunda bu örgüt güdümünde hareket ettiği, atılan sloganda isimleri geçen ... ve ... ise ... ve ... olup bu kişilerinde örgüt adına gerçekleştirdikleri bir çok eylemden sonra Devletin güvenlik güçleriyle girdikleri silahlı çatışmada öldükleri, sanığın attığı slogan içeriğinin terör ve şiddeti teşvik edici nitelikte bulunduğu, ...'ın bahsi geçen örgütün kurucusu olarak örgütle bütünleşmiş olduğu, sanığın terör örgütünün destekçisi olduğunu belli edecek şekilde attığı slogan nedeniyle eyleminin 3713 sayılı Kanunun 7/b-2 maddesine uygun suçu oluşturduğu, Dairemizin yerleşik içtihatlarınında bu yönde bulunduğu, sanığın eyleminin cebir ve şiddet yöntemlerine başvurmayı teşvik edecek şekilde attığı sloganın AİHS 10. maddesine göre ifade açıklaması olarak değerlendirilemeyeceği, bu nedenle beraat kararının bozulması gerektiği cihetle sayın çoğunluğun beraat hükmünün onanması yönündeki kararına iştirak etmiyoruz.