11. Hukuk Dairesi 2012/18318 E. , 2013/18545 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Hatay 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.07.2012 tarih ve 2008/1034-2012/606 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü
**11. Hukuk Dairesi 2012/18318 E. , 2013/18545 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Hatay 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.07.2012 tarih ve 2008/1034-2012/606 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline nakliyat poliçesiyle sigortalı cam emtiasının davalının taşıyıcısı bulunduğu araç ile Türkiye-Polanya nakliyesini müteakip hasarlı teslim alındığını, belirlenen 2.534,00 TL hasar bedelinin davacı tarafından sigortalısına ödendiğini, davalı aleyhine girişilen icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek; 2.534,00 TL hasar tazminatının temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline yönelik açılan icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini, takibin devamını, davalının alacağın % 40'ından aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu malların Polonya'da yabancı menşeili bir firmaya satıldığını, davacı şirketin sigortalısının iş bu mallar üzerinde herhangi bir hak iddia etmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple davacı yanın aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, uluslararası hamule senedinde asıl taşıyıcının Almanya'da mukim Anatolia firması ile ikinci taşıyıcının ise İzmir'de mukim...Lojistik firması olduğunu, Anatolia firmasınca müvekkili şirkete gönderilen yazı ile müvekkili şirketin kusurlu olmadığının, müşterilerinden herhangi bir geri dönüş olması ve hasar tazmininin talep edilmesi halinde bütün sorumluluğu üzerlerine aldıklarının bildirildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, CMR Konvansiyonun 17. maddesine göre taşıyıcının yükü teslim aldığı andan teslim edeceği zamana kadar emtianın kısmen veya tamamen kaybından sorumlu olduğu, dosyadaki resimler ve tır şoförünün beyanı nazara alındığında emtianın taşınması sırasında hasarın meydana geldiğinin anlaşıldığı, teslim tutanağı başlıklı 18/04/2007 tarihli belge ile malların boşaltılması sırasında malda hasar tespitinin yapıldığı, hasara ilişkin fotoğrafların çekildiği, boşaltma sırasında şoförün hazır bulunduğu ve belgenin alt kısmında yeminli tercümana ait imza ve mühürün olduğu, CMR hükümlerine göre davalıyla birlikte 1. taşıyıc...ve 2. taşıyıcı...Lojistik'in de sorumlu olduğu, ancak onlar hakkında dava açılmadığı, davacı şirketin sigortalısına ödediği tazminattan davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 2.534,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, itirazın iptaline takibin devamına karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Davacı vekili, dava dilekçesinde davalı hakkında yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek mahkemece itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece buna göre değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne, 2.534,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiştir. Böylece infazda tereddüt oluşturacak şekilde hem tahsil hükmü kurulması, hem de itirazın iptaliyle takibin devamına karar verilmesi doğru olmamış, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir. 2- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 23.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.