11. Hukuk Dairesi 2024/462 E. , 2025/1240 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1162 Esas 2023/1608 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/532 E., 2021/424 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesini…
**11. Hukuk Dairesi 2024/462 E. , 2025/1240 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1162 Esas 2023/1608 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/532 E., 2021/424 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.02.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında franchise sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme devam ederken davalının aynı işyerinde kendi markası altında faaliyette bulunduğunu, daha sonrasında ise sözleşmeyi haksız feshettiğini, davalının eylemlerinin markaya tecavüz oluşturduğunu, bu hususta delil tespiti yapıldığını, sözleşmenin 19.3 maddesi uyarınca sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren müvekkil markasını taşıyan tüm ürünleri-ekipmanları, katalogları ve sair, müvekkile teslim etmesi gerekirken, davanın açıldığı tarihe kadar bu yönde bir teslimat yapılmadığından, yine aynı sözleşmenin 19.4 maddesi uyarınca günlük 5.000,00 USD cezai şart tahakkuk ettiğinden, sözleşmenin davalı tarafından fesholunduğu 11.05.2015 tarihinden işbu davanın açıldığı 09.06.2015 tarihine kadar (28 gün) toplam 140.000,00 USD’nin davalı taraftan alınıp müvekkiline verilmesini, davalı tarafın sözleşme ile kararlaştırılan rekabet etmeme yasağına aykırı hareketlerinden dolayı sözleşmenin 14.6 maddeleri uyarınca 150.000,00 USD cezai şartın davalıdan hüküm ve tahsilini ve müvekkiline ödenmesini, davalı tarafın müvekkil firma haricindeki yerlerden ürün alışı yaptığından sözleşmenin 12.3 maddesi uyarınca 50.000,00 USD cezai şartın davalıdan hüküm ve tahsilini ve müvekkiline ödenmesini, toplamda 340.000,00 USD tutan cezai şartın, davayı açtıkları tarihteki kur üzerinden karşılığı olan 938.400,00 TL'nin, dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinde davacının herhangi bir nesnesinin bulunmadığını, müvekkilinin beş yıl boyunca davacıdan almış olduğu tüm ürünlerin ücretini davacıya ödediğini, aynı ürünler için tekrar cezai şart hükmü konması hukuka aykırı olmakla beraber, davacı lehine sebepsiz zenginleşme oluşturacağını, davacı tarafından müvekkiline fesihten sonra iddia ettikleri ürünlerin teslimi konusunda bir ihtarname gönderilmediğini, ayrıca 19.3 maddesinde teslim ibaresi yer almakta iken 19.4. maddesinde ise alınır ifadesinin yer aldığını, iki madde arasında çelişki mevcut olup hükümsüz olduğunu, her iki madde içinde herhangi bir süre belirtilmediğini, franchising sözleşmesinin 14.6 maddesinin de hukuka aykırılık teşkil ettiğini, ilgili maddenin müvekkilinin çalışma hürriyetini kısıtlamakta olduğunu, ilgili maddede herhangi bir süre dahi tayin edilmediğini, tamamıyla franchise verenin keyfiyetine bırakıldığını, davacı tarafın ilgili sözleşmenin 12.3. maddesini dayanak göstererek müvekkilinden 50.000,00 USD cezai şart talep ettiğini, ancak müvekkilinin sözleşme boyunca 12.3 maddeye aykırı bir davranış içersinde olmadığını, tüm ürünleri davacıdan satın aldığını ve kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının 04.05.2015 tarihinde ilk irade beyanı ile taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermiş olduğu, davalının 11.05.2015 tarihinde davacıya göndermiş olduğu sözleşmenin fesih ihbarı davacının ihtarından sonraki bir tarihte olduğu dikkate alındığında ve böylece taraflar arasında sözleşme ilişkisinin herhangi bir şekilde sürdürülmesine yönelik herhangi bir iradenin bulunmadığı açık olduğuna göre, taraflar arasıdaki franchising ilişkisinin davacı tarafından (feshin haklı olup olmadığıdan ayrı olarak) sona erdirildiği, sözleşme hükümleri yorumlandığında; davalının doğrudan mal ve ürünleri davacıya teslim etme yükümlülüğünün bulunduğu sonucuna ulaşılamadığı, bu noktada " alınır" ifadesinden davacının fesih sonrası bu mal ve ürünleri alması gerektiği, 19.3 gereği "Franchise verene ya da gösterdiği üçüncü bir kişiye teslim edilecektir." ifadesinden de teslim noktasında belirleyici olan franchise verenin teslim edilecek yer ya da kişiyi göstermesi gerektiği sonuçlarına ulaşıldığı, teslime ilişkin yer ve zaman göstermeyen davacının buna dayalı olarak talep etmiş olduğu cezai şart talebinin dinlenilemeyeceği, 14.5 ve 14.6 hükümlerinin sözleşme devam ederken, buna aykırı davranılması halini düzenlediği, sözleşme dönemine dayalı aykırılık iddiası yönünden davalının sözleşme döneminde bu hükme aykırı davrandığının kabulünü gerektirir bir delil sunulmadığı, davacının fesih sebebi olarak ileri sürmüş olduğu “Çiğköftem” markasının gerektirdiği malzeme yahut ürün alımı yapılmamasını ve doğru formülasyon kullanılmamasını, başka hammadde ve formülasyon ile üretilmiş ürünleri kullanmasının nasıl tespit edileceği hususuna ilişkin olarak raporlarda da irdelendiği üzere net bir tespit ve değerlendirme yapılamadığı, dosya kapsamında denetim yaptığına ilişkin ya da hangi ürünlerin kullanımına izin verdiğine ilişkin bir delil bulunmadığı, çiğ köfte üretiminde kullanılan malzemelere yönelik ayrıştırılmış alımlar dikkate alındığında, her ne kadar davacı dışarıdan alım yaptığı iddiasında bulunmuş ise de davalının benzer nitelikteki ürünlere ilişkin alımları sözleşmenin başından itibaren yaptığı, sözleşme süresince bu hususta davacı tarafından herhangi bir itiraz yahut ihtarın bulunmadığı dikkate alındığında davacının sonradan bu alımlara ilişkin sözleşme hükümlerinin ihlal edildiği, sözleşmeye aykırı davaranıldığı iddiasının dinlenilemeyeceği, bu hususun dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, franchising sözleşmesine aykırılığa dayalı cezai şart tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.