T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2026/473 KARAR NO:2026/532 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/354 KARAR NO:2022/754 DAVA TARİHİ :13/05/2022 KARAR TARİHİ:02/12/2022 DAVA:Kayıt Kabul KARAR TARİHİ:15/04/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2026/473 KARAR NO:2026/532 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/354 KARAR NO:2022/754 DAVA TARİHİ :13/05/2022 KARAR TARİHİ:02/12/2022 DAVA:Kayıt Kabul KARAR TARİHİ:15/04/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.04.2022 tarihinde İstanbul 1. İflas Dairesi'nin ... İflas dosyasından taraflarına karar tensip tutanağı ve basit tasfiyede sıra ek cetveli ilanının tebliğ edildiğini, alacaklı müvekkili şirketin İstanbul 23. İcra Dairesi'nin .... sayılı dosyasından kaynaklı alacağının 56.554,03 TL'sinin kabul edildiğini, iflas masasına kaydedilecek alacak miktarının borcun kaynağı olan ilgili icra takibi olan İstanbul 23. İcra Dairesi'nin .... dosyasının tahsil harcı hariç tutularak yapılan güncel hesabı olması gerektiğini, yaptıkları hesaba göre takip borcu olan 66.153,18 TL'den tahsil harcı olan 2.587,96 TL'nin çıkarılması sonucu kalan 63.565,22 TL alacak meblağının tespit edilmesi gerektiğini belirterek, kalan bakiyenin iflas masasına kaydına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kayıt kabul davasında, 2004 sayılı İİK'nın 235/1. maddesi gereğince sıra cetveline itiraz edenler cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur olduğunu, İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün ... sayılı iflas dosyasında davacının alacağının masaya kayıt talebinin reddine dair kararın ve sıra cetvelinin davacı vekiline 27/04/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, davanın ise yasal 15 günlük hak düşürücü sürenin son günü olan 12/05/2022 tarihinde açılması gerekirken, bu süre geçtikten sonra 13/05/2022 tarihinde açıldığı gerekçesiyle Davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLER:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece tebliğ tarihi 27.04.2022 olarak esas alınmış ise de; tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, elektronik tebligatın sisteme düştüğü tarih ile "okunmuş sayıldığı" tarih arasındaki farklar ve varsa adli tatil/idari izin günleri mahkemece yeterince tartışılmadığını, davanın açıldığı gün olan 13.05.2022 tarihi, hak arama hürriyeti ve mahkemeye erişim hakkı kapsamında değerlendirildiğinde, bir günlük farkın müvekkil şirketin yüksek meblağlı alacağının masaya kaydına engel teşkil etmesi "aşırı şekilcilik" teşkil ettiğini, mahkeme usulden ret kararı verdiği için davanın esasına girmediğini ancak davanın esası yönünden haklılıklarının sabit olduğunu, müvekkili şirketin İstanbul 23. İcra Dairesi’nin ... sayılı dosyasındaki alacağı iflas masası tarafından 56.554,03 TL olarak kabul edildiğini, oysa iflas tarihi itibarıyla (22.10.2020) yapılan hesaplamada, tahsil harcı hariç güncel borç miktarının 63.565,22 TL olduğunu 17.05.2022 tarihli beyan dilekçemizde de belirttiğimiz üzere, iflasın açıldığı tarih olan 22.10.2020 tarihi baz alınarak hesaplama yapılması kanuni bir zorunluluk olduğunu, iflas masası eksik hesaplama yaparak müvekkili şirketin alacağını eksik kaydettiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava, alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesine davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine dair karar verilmiş olup, işbu karara yönelik davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesinde "Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.", aynı yasanın "Parasal sınırların artırılması" üst başlığı ile Ek Madde 1'de, "(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." hükümleri yer almaktadır. 04/06/2025 tarihli ve...(Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7550 sayılı Kanun) 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. Fıkrası; "(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiş ise de anılan değişikliğin Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra verilen kararlar yönünden uygunlanması mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14/07/2025 Tarihli 2023/4-931 E. 2025/491 K. sayılı kararında da aynı yönde oybirliği ile karar alınmıştır.İstinaf incelemesine konu kararın verildiği 02.12.2022 tarihinde istinaf kanun yoluna başvuru için parasal sınır 8.000,00 TL'dir. Dava ve istinaf dilekçesinde iflas masasına 63.565,22 TL kaydedilmesi gerekirken 56.554,03 TL kaydedildiğini iddia etmesi dikkate alındığında dava değerinin 7.011,09 TL olduğu bu miktarın da 2022 yılı için kesin sınırı olan 8.000,00 TL'nin altında kaldığı için kararın kesin olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1.b maddesi gereğince, istinaf mahkemesince karar verilir.Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve 352/1.b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine, 3-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.15/04/2026