11. Hukuk Dairesi 2024/2067 E. , 2025/1884 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1583 Esas, 2023/1549 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/70E., 2023/426K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve kısmen temlik alanlar ... ve ...Yeminli Mali Müşavirlik Ltd. Şti. vekili, kısmen temlik alan Türkiye İş Bankası A.Ş. vekili ve davalı ...Ür. Hay. Nak. Paz. İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. vek
**11. Hukuk Dairesi 2024/2067 E. , 2025/1884 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1583 Esas, 2023/1549 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/70E., 2023/426K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve kısmen temlik alanlar ... ve ...Yeminli Mali Müşavirlik Ltd. Şti. vekili, kısmen temlik alan Türkiye İş Bankası A.Ş. vekili ve davalı ...Ür. Hay. Nak. Paz. İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirketler arasında 11.03.2011 tarihinde Balık Tedarik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince davalıların müvekkili şirkete 11.03.2011 ile 30.09.2011 tarihleri arasında toplam 2.200 tonluk balık tedarik ve teslim etmeyi taahhüt ettiklerini, yine sözleşmenin 2. maddesinin 6l. fıkrasında teslim taahhüdü altına girdikleri miktarda alabalık sağlayamamaları halinde eksik kısmın üçüncü kişilerden temin edilip müvekkili şirkete teslim edileceğinin hüküm altına alınmış olduğunu, davalıların tedarik sözleşmesinde teslimini taahhüt ettikleri miktarın çok altında kalmaları üzerine müvekkili şirket tarafından, 24.10.2011 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, bu ihtarnameyle, davalıların sözleşmeyi ihlal ederek temerrüde düştükleri, teslim etmedikleri miktarı en kısa zamanda müvekkili şirkete teslim etmeleri, aksi halde, cezai şartın talep edileceğinin ihtar edildiğini, ihtarnameye davalılar tarafından verilen cevaplarda mücbir sebep nedeniyle eksik teslimat olduğunu, müvekkili şirket tarafından teslimatın kabul edilmediğini, üçüncü şahıslardan mal temin edilmediğini, tedarik sözleşmesi ile taahhüt edilen eksik miktarın Kasım, Aralık 2011 ve Ocak 2012 aylarında teslim edileceğinin bildirildiğini, burada da görüldüğü üzere davalıların eksik mal teslim edildiğini ikrar ettiklerini, bunun üzerine müvekkili şirketin 17.01.2012 tarihli ihtarnamesi ile teslim edilmeyen balık miktarı olan 1.15,459 kg'nın sözleşme bedelinin %30'u tutarındaki cezai şartın ödenmesini ihtar ettiklerini, bu ihtarnamede 05.01.2012 tarihi itibariyle davalıların doğmuş alacaklarının mahsup edildiği belirtilmiş ise de burada mahsup edildiği belirtilen alacaklar için davalılara önceden çekler verilmiş olduğundan ödenmiş olduğunu, müvekkili şirketin yalnızca 19.01.2012 tarihli 15.077,66 euro bedelli ve 20.01.2012 tarih 26.633,12 euro bedelli toplam 41.710,78 euro iki fatura hakkında takas mahsup hakkını kullandığını, teslimat yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalıların bu yönde yaptıkları itirazların haksız olduğunu, davalıların hava şartları nedeniyle mücbir sebep oluştuğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, teslim edilen balık miktarının taahhüt edilen miktarın çok altında olduğunu, ayrıca söz konusu iadelerin yapıldığı tarihlerde davalılar tarafından herhangi bir itiraz ileri sürülmediğini, davalılar tarafından eksik teslimatın gerekçesi olarak ileri sürülen iş bırakma eyleminin üç gün sürdüğünü, üç gün içinde iddia edildiği gibi 500 ton balık stokunun oluştuğu iddiasının ne gerçekle ne de hayatın olağan akışıyla örtüşmediğini, davalılar tarafından da müvekkili şirkete bu nedenle büyük zararlara uğradıkları yönünde bir bildirim yapılmadığını, sonuç olarak davalılar tarafından ihlal edilen sözleşmeden kaynaklanan cezai şartın tüm yazılı ve şifahi ihtarlara rağmen ödenmediğini ileri sürerek müvekkili şirketin cezai şart ile ilgili fazlaya dair dava ve talep hakları ve yine sözleşmenin ihlalinden doğan zarar ve ziyanına dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere davalı şirketlerin tedarik sözleşmesini ihlal etmiş olmaları nedeniyle %30 oranında cezai şartın şimdilik 100.000,00 eurosunun davalılara gönderilen 17.01.2012 tarihli ihtarnamenin tebliğinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 29.09.2014 tarihinde talebini ıslah dilekçesi ile arttırarak toplam 702.739,17 euronun tahsilini istemiş, yargılama aşamasında talep ettiği tutarın 140.000,00 euroluk kısmını ...'a, 75.000,00 euroluk kısmını ...Yeminli Mali Müşavirlik Ltd. Şti.'ye ve 415.000,00 euroluk kısmını ise İş Bankası A.Ş.'ye temlik ettiğini bildirmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketlerin Türkiye'de ürettiği alabalığı davacı şirketin Almanya'da pazarladığını, taraflar arasındaki ticari ilişkilerin bu temel üzerine kurulu olduğunu, müvekkili şirketlerin 11.03.2011 tarihli Balık Tedarik Sözleşmesine aykırı davranmadıklarını, sözleşmeye aykırı davrananın davacı olup, cezai şart talep hakkının müvekkillerinde olduğunu, davacı şirketin müvekkili şirketlerin balıkları teslim ettiğini dilekçesinde kabul ettiğini, balıkların sözleşmede belirtilen vasıf ve mahiyette olmadığını yani ayıplı olduğunu iddia ettiğini, fakat bu ayıbın neden kaynaklandığına dair bir açıklamada bulunmadığını, ayıplı olduklarını iddia ettikleri balıklarla ilgili iddialarını destekler bir inceleme raporu, tespit gibi yasal bir delil sunmadıklarını, müvekkili şirketler tarafından sözleşmeye uygun olarak teslim edilen balıkların sözleşmede belirtilen vasıf ve mahiyette olup ayıplı olmadığını, davacı tarafın 2008 yılından beri Bahçelik Barajında üretilen balıklardan aldığını, 2011 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında Bahçelik Barajında üretilen balıkların rengi bahane edilerek teslim alınmadığını, balıkların rengi ile ilgili hiç bir tespit yaptırılmaksızın şirket çalışanları Almanya'da bulunan şirket yetkilisinin balıkların renginin kırmızı olması nedeniyle teslim alınmaması yönünde talimat verdiğini söyleyerek balıkları teslim almadıklarını, davacı tarafça keyfi olarak balıkların ayıplı olduğunun iddia edildiğini, ancak aynı barajda üretilen aynı nitelik ve kalitedeki balıkların Nisan-Mayıs- Haziran aylarında renk uyumu gerekçesiyle teslim alınmayıp Temmuz ayında teslim alınmaya başlanmasının davacı tarafın muvazaasını ortaya koyduğunu, 2008 yılından beri üretilen balıkların rengi, niteliği, kalitesinin aynı olduğunu, teslim alınmayan balıklardan örnek numuneler alınarak fotoğraflarının çekildiğini ve şirketin Almanya'da bulunan firma sahibine e-mail ile fotoğrafları gönderilerek balıkların sözleşmeye uygun olduğu ve teslim alınması gerektiği bildirilmiş ise de davacının kötüniyetli olarak balıkları teslim almayarak hem sözleşmeye aykırı davrandığını hem de müvekkili şirketlerin büyük zarara uğramasına sebep olduğunu, 14.05.2011 tarihli müvekkili şirket yetkilisi ile davacı şirket yetkilisinin imzalarını taşıyan belgede 312 ton balığın renginin kırmızı olduğunu iddia edilerek teslim alınmadığı için Mayıs teslimatında aksama olacağının tutanak altına alındığını, bu belge de davacı tarafın teslim edilen balıkların rengi kırmızı diye teslim almadığını ispatladığını, ayrıca davacı şirket ve müvekkili şirketin ortak kayıtlarında görüleceği üzere teslimatı yapılan bir kısım balıkların da sözleşmede belirtilen standartlara uymadığı gerekçesi ile büyük-küçük denilerek iade edildiğini, davacının kendisine teslim edilen balığın 201.026 kg'ını küçük diye 149.926 kg'ını da büyük diye toplam 350.952 kg balığı sözleşmeye uyulmadığı iddiasıyla iade ettiğini, daha sonra iade ettikleri balığın 134.384 kg'ını tekrar iade alarak iade ettikleri büyük-küçük iddiasının da doğru olmadığını, kendi çelişki ve iyiniyetten uzak davranışlarıyla ortaya koymuş olduklarını, balıkları teslim almama olayının yanı sıra bir kısım balıkların da davacı şirket çalışanlarının 2011 yılı Ağustos ayında tam olarak 11 gün iş bırakmaları nedeni ile şirketin iddia ettiği 3 günlük iş bırakma eyleminin Nisan 2011 ayında gerçekleştiğini, Ağustos ayında ise tam olarak 9 iş günü 2 günü hafta sonu olmak üzere toplam 11 gün işin bırakıldığını, davacı şirketin müvekkili şirketleri tesis ve arazileriyle birlikte ele geçirmek düşüncesiyle ilk olarak 2008 yılında eyleme dönüştürdüğünü, o dönem müvekkillerinden Kent Alabalık Şirketini şu anki gibi hiç bir haklılığı olmayan çeşitli gerekçelerle almayıp şirketi 2008 yılında 10 trilyon zarara uğratmış olduğunu, müvekkili şirketi içine düşürdüğü darboğazdan kurtarmak adına 2009 yılında 2 milyon euro değerindeki balık işletme tesisini 700 bin euroya elinden almış olduğunu (22.02.2009 tarihli gayrimenkul satım sözleşmesi), taşınmazı satarken 11.000 m2'lik üzerinde balık işleme binasının bulunduğu kısmı davacı şirkette kalacağı arazinin geri kalan kısmının ifraz işlemi gerçekleştikten sonra kendisine geri satacağını vadettiklerini, müvekkili şirketin davacının kendisine verdiği 125.000,00 euro borcu ödediğinde bir kısım tesis ve arazisini geri satın alacağı inancı taşıyarak müvekkili şirket yetkilileri 22.02.2009 tarihli borç sözleşmesindeki 125.000,00 euro borcu ödemesine rağmen kendisine geri taahhüt edilen yeri geri alamadığını, bu taşınmazı geri alabilmek için Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/29 E. sayılı dosyası ile tapu iptal ve tescil talepli davayı açmak zorunda kaldıklarını, davacı tarafın 2008 yılından beri Bahçelik Barajında üretilen balıklardan almakta olduğunu, planlı ve kötüniyetli davranışının sonucu olarak sözleşme taahhütlerine uyulmadığı iddiasıyla davayı açmak için zemin hazırlandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda; davalı şirketlerin ortaklık yapılarının birbirine benzer ve aile şirketi görünümünde olduğu, mali yapıları ve ödeme güçlerinin irdelenmesi amacıyla talep edilen bilanço rakamları üzerinde yapılan hesaplamalarda, davalı şirketlerin sözleşmenin yapıldığı 2011 yılında sermayelerinin ve satışlarının yeterli, ödeme performanslarının ise beklenen seviyenin altında olduğu, 2012 yılında ise cari oran (çalışma sermayesi) ve asist test (cari aktif yapısı) oranı bakımından beklenen seviyede, nakit oran borç ödeme bakımından ise bir şirket (... Ür. Hay. Nak. Paz. İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.) hariç diğerlerinin beklenen seviyenin altında sonuçlara ulaştıkları, davalıların tedarik sözleşmesine göre, özenli bir üretim planlaması yapmadıkları, sözleşmeye göre taahhüt edilen satış hedefine ulaşamadıkları ve bu nedenle cezai şart koşuluna kaldıkları, ancak 2011 yılının son dört ayında yapılan teslimatlarla %10 noksanı ile sözleşme koşullarına ulaşıldığının da tespit edildiği, buna göre tedarik sözleşmesindeki noksan teslim sonucu davalılar hakkında 702.739,17 euro cezai şart tutarının hesaplandığı, davacı şirketin 100.000,00 euro üzerinden huzurdaki davayı açtığı, 29.09.2014 tarihinde 702.739,19 euro olarak davasını ıslah ettiği, davalı şirketlerin sermayelerini korumalarına karşılık borçluluk durumlarının artması, satışlarının ve kârlılıklarının düşmesi, giderlerinin artması ve benzeri hususlar dikkate alındığında tespit edilen cezai şart tutarından tenkis yapılması gerektiği, dolayısıyla belirlenen cezai şart tutarının tamamının kabulü halinde bu durumun sunulan mali kayıtlara göre davalıların ortaklık yapısı da gözetildiğinde ekonomik mahvına neden olabileceği, cezai şart tutarından %60 oranında indirimin uygun olacağı gerekçesiyle 281.095,67 euro cezai şartın temerrüt tarihi olan 07.02.2012'den itibaren faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı ve özellikle davacıya karşı davalının sözleşme süresi içinde sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getiremediği dikkate alındığında davacının sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayandığı, bilirkişi raporu ile talep edilebilecek cezai şart miktarının sözleşmedeki hükme ....Yeminli Mali Müşavirlik Ltd. Şti. vekili, kısmen temlik alan İş Bankası A.Ş. vekili ve davalı .... A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, tedarik sözleşmesinin ihlali nedeniyle cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı ve kısmen temlik alanlar ... ve ...Yeminli Mali Müşavirlik Ltd. Şti. vekilinin ve kısmen temlik alan İş Bankası A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Davalı .... Paz. İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin temyizine gelince; dava, taraflar arasındaki tedarik sözleşmesi hükümleri uyarınca cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesinin cezai şart alacağına ilişkin talebin tazminine yönelik kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda anılan gerekçeyle cezai şart alacağının kabulüne ilişkin verilen kararın isabetli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) “Ceza Koşulu” başlığı altında üç çeşit ceza koşulu düzenlenmiştir. Bunlar seçimlik ceza koşulu (TBK. md. 179/1), ifaya eklenen ceza koşulu (TBK md. 179/2) ve ifayı engelleyen ceza koşuludur. (TBK md. 179/3) Tedarik sözleşmelerinde veya taahhütnamelerde yer alan asgari satım taahhüdüne uymama halinde öngörülen ceza koşulu (cezai şart) hükümleri TBK'nın 179/2. maddesindeki ifaya ekli ceza koşulu niteliğinde olup, ifaya eklenen ceza koşulunda, şart gerçekleştiği takdirde alacaklı, hem ifayı hem de cezayı talep edebilecektir. Tedarik sözleşmesinde satıcının aylık asgari ürün taahhüdü bulunmasına rağmen aylar itibariyle bu taahhüde uyulmaması durumunda ise alacaklı firmanın, TBK'nın 179. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hem ifayı hem de ceza koşulunu talep edebilmesi için takip eden ayda henüz satıcıdan mal almadan önce ceza koşulu ile ilgili “çekince” (ihtirazi kayıt) bildirmesi ya da bu konuda satıcıya noterden bir ihtarname göndermesi gerekir. Çekince için ayrıca bir şekil şartı bulunmamakta olup, tedarikçi, taahhüde aykırı davranılmış olan ayı takip eden ilk fatura ve irsaliyeye koyacağı bir açıklama (şerh) ile bu koşulu yerine getirebilir. Bunlar yapılmadan müteakip ayın ifası gerçekleşmişse artık bir önceki aya ait ceza koşulu istenemeyecektir. Somut olaya gelindiğinde; dosya içerisinde bulunan tedarik sözleşmesi gereğince davalılar davacı şirkete 11.03.2011 ile 30.09.2011 tarihleri arasında toplam 2.200 ton tutarında balık tedarik ve teslim etmeyi taahhüt etmişlerdir. Ancak satıcı davalılar belirtilen sürede balıkları teslim etmediğinden davacı sözleşme uyarınca süresinde teslim edilmeme nedeniyle cezai şartın tahsilini talep etmiştir. Davalılar hem yargılama aşamasında hem de temyiz dilekçelerinde 30.09.2011 tarihinden 20.01.2012 tarihine kadar taahhüt edilen balıkların teslim edildiği savunmasında bulunmuştur. Bu durumda Mahkemece, davacı tarafından belirtilen süreden sonra alınmış olan balıklar yönünden teslim alınma zamanında herhangi bir ihtirazı kayıtla alınıp alınmadığının tespit edilmesi, ihtirazı kayıt konulmaksızın balıkların davacı tarafından teslim alındığının belirlenmesi durumunda ise cezai şart alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken; bu hususlar gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle ve eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm tesis edilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve kısmen temlik alanlar ... ve ...Yeminli Mali Müşavirlik Ltd. Şti. vekili ile kısmen temlik alan İş Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı .... Paz. İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ..... Paz. İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.'ye iadesine, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.