15. Ceza Dairesi 2012/13223 E. , 2014/5641 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,…
**15. Ceza Dairesi 2012/13223 E. , 2014/5641 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanık ...'in, katılana ait mobilya mağazasına giderek inşaat sektöründe çalıştığını, evini ...'ya getireceğini ve koltuk takımına ihtiyacı olduğunu söyleyerek ... isimli bir kişiyi de kefil gösterip 1.500 TL değerinde koltuk takımı satın aldığı, 150 TL nakit verip 1.350 TL'lik de senet imzaladığı, daha sonra satın aldığı koltuk takımını getirdiği araca yükleyip itfaiye meydanında ikinci el eşya alım satım işiyle uğraşan ve temyiz kapsamında olmayan diğer sanık ...'a değerinin altında sattığı, bir süre sonra sanık ...'in, temyiz kapsamında olmayan diğer sanıklar .., ... ve ... ile birlikte tekrar katılana ait mağazaya gittikleri, toplamda 15.400 TL'lik eşya satın aldıkları, karşılığında birbirlerine kefil olarak senet imzalayıp verdikleri, eşyaları da daha önceden değişik yerlerden kiraladıkları evlere getirilmesini sağladıkları, sanıkların eşyaları tekrar kiraladıkları evlerden alarak yine diğer sanık ...'a sattıkları, kiralamış oldukları evlerin anahtarlarını kapı üzerinde bırakarak ortadan kayboldukları, senet borçlarını ödemedikleri gibi satın aldıkları eşyaları da iade etmedikleri sabit olmakla dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. TCK'nın 51/3. fıkrasında, cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirleneceği ve bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağının belirtilmesine rağmen, 1 yıl 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında 1 yıl denetim süresi belirlenmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;