6. Ceza Dairesi 2024/2813 E. , 2024/9329 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1112 E., 2024/1108 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılarak yeni hüküm kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine nitelikli yağma suçundan verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin
**6. Ceza Dairesi 2024/2813 E. , 2024/9329 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1112 E., 2024/1108 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin hükmünün kaldırılarak yeni hüküm kurulması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine nitelikli yağma suçundan verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/33043 esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 53 üçüncü maddesi gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır. B.İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2020 tarihli ve 2019/545 Esas, 2020/669 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında; 5271 sayılı Kanun'un 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizliğine karar verilmiştir. C.İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2021 tarihli ve 2021/81 Esas, 2021/281 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında; 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) ve (h) bentleri, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına, mahsubuna karar verilmiştir. D.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Ceza Dairesinin 27.09.2021 tarihli ve 2021/2533 Esas, 2021/2860 Karar sayılı kararıyla; sanık ve müdafinin istinaf başvurusu üzerine, "olayın 15/07/2019 günü saat 20:00'da meydana geldiği, olay tarihinde güneşin 20:40'da battığı, gece vaktinin ise TCK'nun 6/1-e madde ve fıkrası gereğince 21:40'da başlaması karşısında, eylemin geceden sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkında TCK'nun 149/1-h maddesinin uygulanamayacağı ve TCK'nun 35 madde ve fıkrası uyarınca takdiren 1/4 oranında indirim yapıldığı, ancak meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş şekli, sanığın suç için kat etmiş olduğu mesafe dikkate alındığında bu indirim oranından daha fazla indirim yapılması gerektiği" gerekçeleriyle sonuç olarak 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrası (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. E.Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15.02.2024 tarih 2022/11759 Esas, 2024/2014 Karar sayılı kararıyla; sanık müdafinin temyiz başvurusu üzerine, "..5237 sayılı Kanun'un 280 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, 5271 sayılı Kanun'un 280 nci maddesi ve 303 üncü maddeleri kapsamına girmediği halde, duruşma açılmadan istinaf başvurusunun koşulları bulunmadığı belirlenen uygulama maddelerinin kararlardan çıkartılması ile yetinilmek suretiyle yazılı şekilde düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi," sebebiyle diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. F.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi'nin 27.03.2024 tarih, 2024/1112 Esas, 2024/1108 Karar sayılı kararı ile duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda; "ilk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına, mahsubuna" karar verilmiştir. II. GEREKÇE Mağdurun olayın sıcaklığı ile alınan beyanı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığına ilişkin rapor gibi deliller karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin "mahkûmiyet için yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, beraat kararı verilmesi gerektiği, cezai ehliyet yönünden araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğine" ilişkin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Ceza Dairesinin 27.03.2024 tarihli ve 2024/1112 Esas, 2024/1108 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Yasa'nın 288 inci ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 19.09.2024 tarihinde karar verildi.