6. Ceza Dairesi 2010/14358 E. , 2013/8004 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yakınanın olay tarihinde cep telefonunu aracından bırakıp ayrıldığı, araca geri döndüğünde cep telefonunda aynı numaraya ait 9 adet cevapsız çağrı görmesi üzerine saat:15.07 de bu numarayı arayarak telefondaki kişiye kim olduğunu sorduğu, sanığın “b…
**6. Ceza Dairesi 2010/14358 E. , 2013/8004 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yakınanın olay tarihinde cep telefonunu aracından bırakıp ayrıldığı, araca geri döndüğünde cep telefonunda aynı numaraya ait 9 adet cevapsız çağrı görmesi üzerine saat:15.07 de bu numarayı arayarak telefondaki kişiye kim olduğunu sorduğu, sanığın “birader 25-30 milyar para lazım, yarın bir yerde buluşalım” dediği, yakınanın ise “benim yeri mi biliyorsan gel konuşalım” dediği, sanığın “sen hamburger döner işi yapıyorsun dediğinde yakınanın bir canım var alırsın dediği, sanığın o zaman canını ortaya koymuş olursun, seni ağanın yanına götüreceğim, orada ağa ile anlaşın dediği, yakınan sen kimsin ağa kim diye sorduğunda, sanığın ağam ceza evinde dediği, yakınanın ağan cezaevinde ise nasıl buluşacağız diye sorduğunda sanığın telefonu kapattığı, sanığın yakınana 20.10.2006 tarihinde saat: 19.27 de “ben seni sinkaf etmesini bilirim sen telefonunu açma ... bey” yazılı mesajı çektiği, 27.10.2006 günü saat: 15.07'de sanığın yakınana “... bey son bilgini alayım” yazılı yeni bir mesaj gönderdiği, 21.12.2006 günü saat: 21.51 ise sanığın yakınanı telefon ile arayarak ne oldu bizim paralar diye sorması şeklinde gelişen eylem bir bütün olarak değerlendirildiğinde, yağmaya teşebbüs suçunu oluşturup, sanığın en son 27.10.2006 günü saat: 21.51'de, gece vakti sayılan zaman dilimi içerisinde aradığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 149/1. maddesinin (h) bendi ile de uygulama yapılması ve aynı Yasanın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin düşünülmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53. maddenin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘Sanığın, TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına’’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.