11. Hukuk Dairesi 2023/3611 E. , 2024/6278 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/521 Esas, 2023/387 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/82 E., 2020/253 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili
**11. Hukuk Dairesi 2023/3611 E. , 2024/6278 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/521 Esas, 2023/387 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/82 E., 2020/253 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "SNICKERS" ve şekil unsurlu tanınmış markaların bulunduğunu, davalı şirketin ie 2017/113070 sayılı "Ankara Peanut&Caramel+şekil" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuruda, müvekkili markalarının şekil, yazı karakteri, renk kombinasyonu gibi ayırt edici özelliklerinin hepsinin aynen kopyalandığını, kelime unsurlarının çikolata ve benzeri ürünler yönünden ayırt edici olmadığını, şekil unsurunun aynı olduğunu, markaların karıştırılacağını, müvekkili markalarının yer fıstığı ve karamel birleşimi ile özdeşleştiğini, tatlı tariflerine bile konu olduğunu, ürünlerin aynı olduğunu, müvekkili markalarının tanınmış bulunduğunu, dolayısıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının da oluştuğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, YİDK'in 2018-M-9261 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında işitsel, görsel ve kavramsal olmak üzere her açıdan ayırt edici farklılıklar bulunduğunu, kırmızı rengin marka logolarında sıkça kullanılan bir renk olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin marka görselinde kırmızı dörtgen kullanması nedeniyle markaların benzer olduğunun söylenemeyeceğini, müvekkili başvurusunda "Captain Çikolata" ibaresinin asıl unsur olduğunu, Peanut&Caramel ibaresinin herkes tarafından kullanılabilecek kelimeler olması nedeniyle marka vasfı taşımadığını, bu nedenle benzerlik değerlendirilmesinde bu ibarenin dikkate alınmaması gerektiğini, davacı markasının ayırt edici unsurunun SNİCKERS ibaresinden oluştuğunu, davacı yanın iddialarının dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu 2017/113070 sayılı davalı markası ile davacının markalarının benzer olduğu, davalı başvurusunun kapsadığı tüm mallar bakımından emtia listelerinin aynı/aynı tür bulunduğu, buna göre taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimalinin olduğu, davacının SNICKERS markasının gıda sektöründe tanınmış marka olmasının iltibas ihtimalini arttırdığı, 2017/1113070 sayılı dava konusu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığına ilişkin davacı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 21/12/2018 tarih ve 2018-M-9261 sayılı kararının iptaline, davaya konu 2017/113070 sayılı markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu marka ile davacı markası arasında fonetik, okunuş, genel intiba olarak bir benzerlik bulunmadığını, bu nedenle müşteri kitlesi tarafından iki marka arasında bağlantı kurulması, karıştırılması ihtimalinin mevcut olmadığını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yer alan düzenlemeye göre bir marka başvurusunun tanınmışlık gerekçesi ile reddine karar verilebilmesi için tescili talep olunan markanın tanınmış markadan haksız bir yararlanma sağlama, tanınmış markanın itibarına zarar verme yahut ayırt edici karakterini zedeleme gibi ihtimallerin varlığının ve bunun somut deliller ile ispatının gerektiğini, dava dosyasında anılan ihtimallerin varlığını gösterir herhangi bir somut delil bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirket adına dosyaya istinaf dilekçesi sunan vekilin, vekaletnamesinin süresinin 31.12.2019 tarihinde dolduğu, 02.11.2020 istinaf tarihi itibariyle anılan vekilin yetkisinin bulunmadığı, geri çevirme kararı üzerine de anılan avukatın, istinaf tarihini kapsayan bir vekaletname sunmadığı, gerekçeli kararın davalı şirkete usulünce tebliğ edilmesine rağmen usulüne uygun bir istinaf başvurusunda da bulunulmadığı, dolayısıyla davalı şirket adına yapılmış bir istinaf başvurunun olmadığı, 2017/113070 sayılı "Ankara Peanut&Caramel+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "SNICKERS" ibareli markalar arasında kelime unsurları itibariyle benzerlik yok ise de dava konusu başvuruda, davacı marka kompozisyonunun aynen taklit edildiği, lacivert renkli kalın italik yazı formunun davacıya özgü bir kullanım olduğu, başvuruda yer alan ve Türkçe'de fıstık ve karamel anlamlarına gelen "PEANUT" ile "CARAMEl" ibarelerinin de davacı markalarında yer alan fıstık ve karamel görsellerini tanımladıkları, tüm bu unsurlar gözetildiğinde dava konusu başvurunun, davacı markalarını çağrıştırdığını ve bunun markaların karıştırılmasına yol açacağını, davacı markalarının tanınmış olmalarının da karıştırılma tehlikesini artırdığı anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.