T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1014 KARAR NO:2025/1894 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:19/01/2022 NUMARASI:2020/946 Esas - 2022/37 Karar DAVANIN KONUSU:Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1014 KARAR NO:2025/1894 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:19/01/2022 NUMARASI:2020/946 Esas - 2022/37 Karar DAVANIN KONUSU:Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın İstanbul merkezli bir ticari işletme olduğunu, elektronik ticareti alanında faaliyet göstermekte olduğunu, aynı zamanda elektronik cihaz tamir ve bakımı ile de uğraşmakta olduğunu, müvekkili firmanın Gaziantep'ten faturalı şekilde ticaretini yapmak için bilgisayar satın aldığını, müvekkilinin ... numaralı 18.05.2020 tarihli fatura ile ... isimli satıcıdan toplamda altı adet bilgisayar satın aldığını, bu bilgisayarların satıcı olan ... tarafından Gaziantep'ten davalı firmanın... şubesinden kargoya verildiğini ve iki paket hâlinde davalı ... firması tarafından İstanbul'a transferinin sağlandığını, müvekkili adına kargolanan ürünlerin iki paket şeklinde ve ... takip numarası ile gönderildiğini, gönderilen kargoların müvekkili şirkete iki paket olarak gelmesi gerekirken bir adet paket teslim edildiğini, ikinci paketin müvekkiline hiçbir şekilde teslim edilmediğini, buna ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinin mahkemeye sunulabileceğini, davalı ... şirketine teslim edilen bir adet kargonun müvekkili şirketin yetkilisi olan ...'ye teslim edilmiş olduğunu, diğer paketin kime teslim edildiğinin müvekkilince bilinmediğini, dava dilekçesinde yer alan kargo dökümünün görselinden de anlaşılacağı üzere müvekkiline iki paket hâlinde yollanan kargonun 1/2 numaralı paketin müvekkile teslim edilmediğini, kargo takip teslim tablosunda kargonun kime teslim edildiğinin davalı ... firmasının kayıtlarında yer almakta olduğunu ancak şimdiye kadar yapılan tüm girişimlerinin sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin kargo firmasının basiretsiz ve özensiz hizmetinden dolayı maddi olarak zarara uğradığını, davalı ... tarafından müvekkiline gönderimi yapılan paketin, davalı ... tarafından taşıma esnasında kaybedilmesi nedeni ile kaybedilen ... takip numaralı kargo içerisinde yer alan 3 adet ... marka ... marka taşınabilir bilgisayar bedeline istinaden fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla tazminat ve müvekkilinin mahrum kalınan kârının bedeli olarak toplam 25.000,00 TL'nin 18.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketin 22.11.2016 tarihli ve 677 sayılı KHK ile TMSF'ye devredildiğini, dava şartı yokluğu sebebi ile işbu davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirket aleyhine ikame olunan davanın basit yargılama usulüne tabi olduğunu, davacının dayandığı tüm delilleri ile iddia edilen her bir vakıanın hangi delille ispat edileceğini, tanık isim ve adresleri ile tanıkları ne hususta dinleteceğini açıklayarak davalı tarafa dava dilekçesi ile birlikte tebliğ etmesi gerektiğini, davacının gönderinin içeriğine dair iddia ettiği hususları marka,model numaralarına kadar ifade edebildiğini, hatta emsal değerlerini de bulabildiğini dile getirdiğini, ancak ürünlerin karşılık değeri olarak belirsiz alacak talebinde bulunduklarını ve bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmesi gerektiğini , bunun nedeninin dava devam ederken harç ödenmekten kaçınmak amaçlı olduğunu, davacının mahrum kaldığı iş imkanları hususunun belirlenebilir nitelikte olduğunu, eğer varsa davacıya birtakım kişi veya kurumlardan gelen iş tekliflerinin olması ve davacının bu teklifleri geri çevirmiş olması gerektiğini, geri çevrilen iş tekliflerinin de karşılığının ücret olarak belirlenebilir nitelikte olacağını, bunun için bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyulmaksızın dava değerinin gösterilebileceğini, dava dilekçesinde dava konusu olayın oluşunun farklı aktarıp anlam kargaşasına yol açıldığını, ... takip numaralı gönderinin 18.05.2020 tarihinde ... isimli gönderici tarafından teslim edildiğini, teslim edilen kargonun ...'den ... Şubesi'ne gönderilmek üzere 2 parça halinde taşıma sözleşmesine konu edildiğini, ilgili gönderinin içerik bilgisinin girilmediğini ve müvekkili firmanın içerik bilgisinden ancak gönderi irsaliyeli fatura ile kendisine sunulursa haberdar olduğunu, davacı yanın kargo gönderimi sırasında fatura ibraz etmediğinden 2 parça olarak gönderilen ve 18 Desi, 10 Kg ağırlığında olan gönderinin içeriğinin müvekkili tarafından bilinmediğini, müvekkili şirket tarafından sunulan ... Formunda 1.paketin 20.05.2020 tarihinde... isimli alıcıya teslim edildiğini, aynı şekilde 2.paketinde teslim edildiğini, müvekkili şirkete verilen kargoların kapalı şekilde verilip, kapalı bir şekilde de alıcısına teslim edildiğini, sadece şikayetçinin beyanına dayanılarak kargo içeriğinin KDV dahil 11.440,68 TL değerinde olduğunun kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin göndericilerinden kargoları tüm evrakları ile beraber teslim aldığını, kabul fişine dahi yazılmayan, faturaları ibraz edilmeyen kargo ürün değerinin 11.440,68 TL olduğu iddiasını şikayetçi yanın ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin taşıma işlerinde hasar, kayıp gibi durumlar karşısında...Sürecini başlattığını, göndericiden sevk irsaliyesi ve faturasını talep ettiğini, iş bu dava konusu taşıma işinde de müvekkili şirketin bu süreci başlattığını, 03.09.2020 tarihind... Komisyonu'nun değerlemelerine başladığını, 25.09.2020 tarihinde değerlemenin sonlandığını ve değerleme sonucunda "Maliyet fiyatından talepte bulunulmadığından %80'i KDV dahil 9.153,00 TL ödenebilir..." olarak karar alındığını, davacının bu kararı kabul etmediğini bu nedenlerle, belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün olmayan davanın reddi gerektiğini, esas bakımdan ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dosyada delillerin toplandığı, taşıma alanında uzman bilirkişi ..., mali müşavir ... ile bilgisayar mühendisi bilirkişi ...'den rapor alındığı, raporların denetime elverişli olduğu, davacı tarafın dava dilekçesinde tazminat ve kar kaybı talebinde bulunduğu, davacı vekilinin 3 nolu celsede dilekçesindeki talebini açıkladığı, davacı tarafın dava ile kaybolan bilgisayarların dava tarihindeki değerini talep ettiği, harcıda buna göre yatırdıklarını beyan ettiği, davacı tarafın dosya kapsamına sunduğu 18.05.2020 tarihli fatura ile toplamda 6 adet bilgisayar satın aldığı, bu bilgisayarların davalı ... şirketince iki paket halinde taşımasının yapıldığı, bu iki paketten bir paketin tesliminin yapılmış olmasına rağmen ikinci paketin davacı tarafa tesliminin yapılmadığı, davalı ... şirketinin de bu nedenle kendi personeline rücuya ilişkin komisyon kararı aldığı, teslim edilmeyen 3 bilgisayarın faturadaki bedelinin 11.440,68 TL olduğu, bu üç bilgisayarın taşıma sırasında zayi olduğu, bunun davalı ... şirketinin pervasız hareketinden kaynaklı olduğu, mahkememizce bilgisayar mühendisi bilirkişiden uyuşmazlık konusu bilgisayarların dava tarihindeki değerine ilişkin rapor alındığı, zayi olan bilgisayarların güncel modelinin olmadığı, davacının davalıdan bu üç bilgisayarın faturada belirtilen miktardaki fiyatını talep edebileceği, davalının sorumluluğunu kaldıran sebeblerin oluşmadığı, davadan önce ihtarla davacının davalıyı temerrüte düşürdüğü değerlendirilerek..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 11.440,68 TL maddi zararın 07.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemece davanın haklı olduğunun kabul edildiğini ve cihazın faturadaki bedeline hükmedildiğini, cihazın ticari bir emtia olduğunu, fiyatının Amerikan doları olduğunu, Türk parası ile aynı cihazın alınamayacağının belli olduğunu, bu nedenle kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bu yönden düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davanın değeri itibari ile kesin delillerle ispat edilmesi gerektiğini, karar gerekçesinin yetersiz olduğunu, somut uyuşmazlığı aydınlatmadığını, mahkemenin somut herhangi bir başka delil bulunmaksızın eksik inceleme ile karar verdiğini, kargo kabul fişinden anlaşılacağı üzere müvekkili firmaya sunması gereken herhangi bir fatura, irsaliye veya başkaca bir belgenin ibraz edilmediğini, daha sonra tüm belgelerin mahkemeye ibraz edilmesinin hatalı olduğunu, TTK'nın 886. maddesi gereğince tam tazminata hükmedilebilmesi için taşıma konusu elektronik cihazın zararın meydana gelmesinde taşıyıcının kast ve pervasız davranış kusur varlığının ispat edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin harçtan muaf olması nedeniyle istinaf işleminin harçsız olarak gerçekleştirildiğini, 24 Kasım 2016 tarihli Resmî Gazete'de Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un yayınlandığını, 6758 sayılı Kanun'un 20. maddesinde TMSF'nin yetkilerinin açıkça düzenlendiğini, 20. madde düzenlemesi uyarınca kayyımlık görevinde TMSF'nin her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğunu iddia ederek, istinaf dilekçesinin harçsız olarak kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve neticede davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, kargo taşıması sırasında kaybolan eşya nedeniyle maddi tazminat talebin ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, her iki taraf vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacı şirketin dava dışı firmadan satın almış olduğu bilgisayarların davalı firma tarafından taşındığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davalının kargo teslimini eksik şekilde yerine getirip getirmediği, taşıma konusu paketlerden birinin teslim edilmiş iken ikincisinin teslim edilmeme iddiasının ispat edilip edilemediği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun ve kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı, davacı şirket yönünden verilen hükmün Türk lirası olarak verilmiş olmasının yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı şirket adına dava dışı ... tarafından 18.05.2020 tarihli satışa ilişkin e-arşiv faturasının düzenlenmiş olduğu, fatura konusunun bilgisayarlara ilişkin olduğu, toplam fatura tutarının 28.950,00 TL olduğu, söz konusu faturaya dair emtiaların fatura tarihi itibari ile davalı ... şirketine adrese teslim şeklinde verildiği, planlanan teslim tarihinin 21.05.2020 olarak gösterildiği, davacı tarafça, bir adet kargonun teslim edildiği, iki paket hâlinde gönderilen kargonun 1/2 numaralı paketin teslim edilmediği belirtilerek davalı şirkete 28.07.2020 tarihinde Bakırköy ... Noterliğinde düzenlenen ihtarnamenin gönderilerek kargo aracılığıyla gönderimi yapılan ürünlerin eksik gelmesi nedeniyle zararın tazmini ve kayıp ürünlerin ivedi olarak temin edilmesinin talep edildiği, ihtarname içerisinde, satıcı ...'dan üç adet ... taşınabilir bilgisayar satın almış olduğunu, bedelinin ödendiğini, söz konusu firma tarafından iki paket hâlinde müvekkiline teslim edildiğini, kargoya verilen ürünlerden bir paketin teslim edilmediğini, ticari olarak 11.440,68 TL zararının olduğunu belirttiği ve söz konusu zararın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren üç gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, ödemenin gerçekleştirmemesi üzerine davacı şirket tarafından iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların delillerini dosyaya ibrazı ile birlikte 16.07.2021 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır. Davacı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; uyuşmazlığın davalı tarafından kaybedilen elektronik cihazların zararının tazmini konusu üzerinde toplandığını, raporda bilirkişiler tarafından bilgisayarların hesabının rayiç bedeller üzerinden yaptığını, rayiç değerlerin hesaplananın çok üzerinde olduğunu iddia ederek, rayiç bedel üzerinden tahsil kararı verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; davacının ürünlerin içeriğini ve içerikte iddia edilen ürünlerin kullanım durumunu kondisyonunu çalışır durumda olduğunu da ispatlayamadığını, bilirkişi tarafından davacı talebine göre hesaplanan rakama hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kargonun kayıp olarak kabul edilmesinde dahi paket içeriği ile ilgili herhangi bir bilginin verilmemesi nedenlerinden dolayı sadece SDR miktarının ödeneceğini, TTK'nın 882. maddesinde kargo firmalarının sorumluluk sınırlarının belirlendiğini belirterek, itirazlarının kabulü ile yeni bir bilirkişiden rapor alınmasını ve aksi hâlde ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, TTK'nın taşımaya dair hükümleri kapsamında bilirkişi raporu gibi belirtilen teslim edilmeyen bilgisayar bedelinin davalıdan tahsiline dair hüküm tesis edilmiştir. TTK'nın 875. maddesinde taşıyıcının sorumluluğu düzenlenmiştir. Maddenin 1.fıkradasında taşıyıcının eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içerisinde eşyanın zıyaından, hasarından veya gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. TTK'nın 850. maddesinin 1. fıkrasında taşıyıcının taşıma sözleşmesi ile eşya veya yolcu taşıma işini veya ikisini birlikte üstlenen kişi olduğu, eşyanın her türlü yükü de kapsayacağı ifade edilmiştir. 2. fıkrada ise taşıyıcının taşıma sözleşmesi ile eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı, buna karşılık eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcunun taşıyıcıya taşıma ücretini ödemeyi borçlanacağı belirtilmiştir. Somut olayda, davalı TTK'nın 850/2. maddesi gereğince taşınan kargoyu varma yerine götürmeyi ve belirtilen adreste alıcısına teslim etmeyi taahhüt etmiştir. Ancak taşıma konusu iki paketten sadece bir paketin teslimatı yapılmış iken bir paketin teslimatı gerçekleştirilmemiştir. Bu durumun TTK'nın 886. maddesi kapsamında şube açısından ağır kusur teşkil ettiği, taşınan yükün tam zayi olduğu sonucuna ulaşılmakla, davalı, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaktır (Yargıtay 11. HD'nin emsal 11.04.2018 tarihli, 2016/10553 E- 2018/2587 K sayılı emsal ilamı). Bu durumda davacı, TTK'nın 880/1. maddesi uyarınca, eşyanın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve zamandaki değerini tazminat olarak isteyebileceğinden davalının sorumluluğunu sınırlandırma hakkını kaybettiği sonucuna varılmış olup, davalı vekilinin zarardan sorumlu olmadıklarına ve sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğine dair istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davacı vekili ise istinaf dilekçesinde cihazın ticari bir emtia olduğunu, fiyatının ABD doları olduğunu, Türk lirası karşılığında aynı cihazın alınamayacağını iddia ederek, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiş ise de davacının dava dilekçesindeki talebi ve kayıp emtiaya dair fatura Türk lirası üzerinden olduğundan, davacı vekilinin aksine iddia ve istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca davacı tarafça mahrum kalınan kâra yönelik olarak iddiasını ispatlar herhangi bir delili dosyaya ibraz etmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı taraf harçtan muaf olduğundan, davalıdan harç alınmasına yer olmadığına, 4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 04.12.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.