11. Hukuk Dairesi 2010/9387 E. , 2012/3725 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2009 tarih ve 2006/57-2009/279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili ile diğer davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yin
**11. Hukuk Dairesi 2010/9387 E. , 2012/3725 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2009 tarih ve 2006/57-2009/279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili ile diğer davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkili ...’nın ‘Öğretmen Adayları İçin Konu Anlatımlı Kamu Personel Seçme Sınavlarına Hazırlık Kılavuzu’ adlı kitabın ‘Eğitim Bilimleri Bölümü Gelişim ve Öğrenme Psikolojisi’ kısmının yazarı olduğunu, diğer müvekkilinin anılan eseri çoğaltma ve yayma hakkını usulüne uygun şekilde devir aldığını, davalı ... tarafından kaleme alınan ve diğer davalı tarafından piyasaya sunulan ‘Öğretmen Adaylarına Yönelik KPSS Kamu Personeli Seçme Sınavı Hazırlık Kılavuzu’ adlı eserde müvekkili ... tarafından kaleme alınan ve diğer müvekkili tarafından piyasaya sunulan kitabın ‘Eğitim Bilimler Bölümünün Eğitim Psikolojisi’ kısmının izinsiz şekilde aynen alındığını, 5846 sayılı Kanundan doğan hakların ihlal edildiğini ileri sürerek, 25.000.000.000 TL manevi, 15.000.000.000 itibar tazminatı ile 1.000.000.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiş, 14.07.2005 tarihli ıslah dilekçesiyle bilirkişice belirlenen bedelin üç katının maddi tazminat olarak hüküm altına alınmasını talep etmiş, tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., davacıların yayınladığı eserden yapılan alıntıların atıf boyutunda olduğunu, iddia edildiği tarzda aynen alımın bulunmadığını ve %5,3 oranında faydalanma olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, müvekkilinin piyasaya sunduğu kitabın alıntı olmadığını, herkese açık konuların işlendiğini, iddiaların yerinde bulunmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı gerçek kişi hakkında açılan ceza davasında alınan raporda da alıntının makul ölçüleri aştığının ve kaynak bildirilmediğinin açıklandığı, davacıların kitabının eser niteliği olduğu, davalıların piyasaya sunduğu kitabın da eser mahiyeti taşıdığı, tazminatların belirlenmesi yönünde raporlar alındığı, davacı şirketin piyasaya sunduğu kitabın bir kısmının diğer davacı tarafından kaleme alındığı, davalıların izin almadan ve kaynak göstermeden piyasaya sundukları kitapta kullanıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 9.252.00 TL maddi ve 5.000.00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı şirket vekili ile diğer davalı temyiz edilmiştir. 1-Dava, 5846 sayılı Kanun’dan kaynaklanan haklara tecavüz edildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı ...’nın bir kısmının yazarı olduğu ‘Öğretmen Adayları İçin Konu Anlatımlı Kamu Personeli Seçme Sınavlarına Hazırlık Kılavuzu’ adlı kitabın, çoğaltma ve yayma hakları devir alınarak diğer davacı tarafından piyasaya sunulduğu, davalı ... tarafından kaleme alınan ve diğer davalı tarafından basılarak kamuya sunulan kitabın ‘Eğitim Bilimleri Bölümünün Eğitim Psikolojisi’ kısmının, izinsiz şekilde davacıların yazarı ve yayıncısı bulundukları bu kitaptan aynen alındığı, davacı yazara atıf yapılmadığı gibi adına da yer verilmediği, alıntının makul ölçüleri de aştığı dosya kapsamıyla sabittir. Davacılar vekili her ne kadar dava dilekçesinin talep sonucunda manevi tazminatın hangi davacı adına talep edildiğini açıklamamış ise de dilekçe içeriğinde bunun davacı ... için talep edildiğini bildirmiştir. Karar gerekçesinde de davacı ... lehine manevi tazminata hükmedildiği açıklanmıştır. Ancak, gerekçeyle çelişecek ve infazda tereddüt yaratacak şekilde hangi davacı olduğu belirtilmeden 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesi yönünde hüküm kurulmuştur. Bu durum karşısında, infazda tereddüt uyandıracak ve gerekçe ile çelişecek şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2-Ayrıca, davalıların yazar ve yayıncı olduğu kitabın bir kısmında davacı şirketin yayıncı diğer davacının bir kısmının yazarı olduğu kitabın ‘Eğitim Bölümlerinin Eğitim Psikolojisi’ kısmı izinsiz şekilde kullanılmıştır. Mahkemece yaptırılan birinci bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda davalılara ait kitaptaki alıntı oranı esas alınarak tazminat belirlenmiş, davacılar vekili bu raporu kabul ettiğini açıklamış, davalı şirket vekili ile diğer davalının başta basılan kitapların sayısı olmak üzere yaptıkları itiraz sonucu ikinci bilirkişi raporu alınmıştır. Hükme esas alınan bu raporda birinci bilirkişi raporundan tamamen farklı olarak davacıların isteyebileceği tazminat, davacı yazarın sözleşme yapsaydı talep edebileceği telif ücreti üzerinden hesap edilmiştir. Ancak, birinci rapor ile ikinci rapor tamamen çelişkili olmasına, birinci bilirkişi hesaplama sistemi davacılar vekilince kabul edilmesine rağmen yeterli gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde ikinci rapora itibar edilerek hüküm kurulması da yanlış olmuş, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir. 3-Öte yandan, davacılar vekilinin ıslah dilekçesini birinci bilirkişi raporuna göre vermiş olmasına, bunun açıklattırılmasına dair verilen dilekçenin içeriğinin bu talepten farklı bulunmasına rağmen ıslah dilekçesi tam netleştirilmeden ve harcı ikmal edilmeden yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir. 4-Bozma neden ve şekline göre, davalı şirket vekili ile davalı ...’in diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1), (2), (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekili ile davalı ...’in temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 13.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.