6. Ceza Dairesi 2023/14980 E. , 2025/1589 K. İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2050 E., 2022/3020 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret - Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması I-Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla 5271 sayı…
**6. Ceza Dairesi 2023/14980 E. , 2025/1589 K.** **"İçtihat Metni"** İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2050 E., 2022/3020 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret - Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması I-Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince REDDİNE, 2-Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, temyiz dilekçelerinde belirtilen sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre, nitelikli yağma suçunun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşılmış ancak sanıklar hakkında şartları oluştuğu halde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1. maddesinin (d) bendinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarihli ve 2022/2050 Esas, 2022/3020 Karar sayılı kararında sanık ... ve sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karaman Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 12.02.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Muhalif) (Muhalif) M U H A L E F E T Ş E R H İ Tahrik; TCK 29. maddesi; "(1) Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir" hükmünü içermektedir. Madde gerekçesi; ".. Haksız tahrikin ana koşulu, yapılan haksız hareketin fail üzerinde bir hiddet veya şiddetli elem meydana getirmesi ve suçun işlendiği anda failin bu durumda bu etki altında bulunması olduğundan, madde söz konusu psikolojik hâlleri belirtecek biçimde kaleme alınmıştır. Gazap, aslında hiddetlenmeyi ifade eder; şedit bir elem deyimi psikolojik bakımdan aslında hareketsizliğe, pasifliğe yöneltici bir ruh hâli ise de, burada söz konusu olan hiddete yönelten bir elemdir. Bu itibarla sadece hiddet sözcüğünün kullanılması bu hâli de kapsar idi. Ancak uygulamada duraksamalara neden olmamak için metinde her iki sözcüğün kullanılması uygun sayılmıştır...” şeklindedir.. Haksız, TDK sözlüğünde; Hak ve adalete uygun olmayan, davası, iddiası, davranışı, düşüncesi doğru ve yerinde olmayan (kimse):1 anlamına gelmektedir. Tahrik, TDK sözlüğünde; Bir kimseyi, kötü bir iş yapması için harekete geçirme, kışkırtma, yola çıkartma, hareket ettirme, kımıldatma;2 anlamına gelmektedir. Haksız tahrik; ceza hukuk bakımından bir kimseyi suç işlemeye yöneltme, teşvik etme ve bu kişinin iradesi üzerinde yapılan etki sonucu bu kişinin suç işleme doğrultusunda harekete geçirilmesidir. Failin haksız bir fiilin doğurduğu öfke veya elemin etkisi altında hareket ederek bir suç işlemesidir. Bu halde fail suç işleme yönünde önceden bir karar vermeksizin dışarıdan gelen etkinin psikolojik durumunda yarattığı karşılıklığın sonucu olarak suçu işlemeye yönelmektedir. Haksız tahrik kişinin haksız bir fiilin kendisinden meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında kalarak bir suç işlenmesidir. Haksız tahrik etkisi altında suç işleyen kişinin kusur yeteneği azalmış normal bir kişiye göre davranışlarını hukukun icaplarına göre yönlendirme yeteneği etkilenmiştir. Gerçekten böyle bir etki altında bulunmaksızın suç işleyen kişinin irade yeteneği ile haksız tahrik altında suç işleyen kişinin iradesini yönlendirme yeteneği aynı değildir. Haksız fiile maruz kalan kişinin içine düştüğü hiddet veya şiddetli elem şeklindeki psikolojik durum kişinin iradesinde bir zayıflama meydana getirerek onu kolaylıkla suç işlemeye götürebilmektedir.3 Ceza sorumluluğunu azaltan bir neden olarak düzenlenen haksız tahrik; kişinin haksız bir fiilin kendisinde oluşturduğu hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesi durumunda kusur yeteneğindeki azalmayı ifade etmektedir. Bu halde fail, suç işleme yönünde önceden bir karar vermeksizin, dışarıdan gelen etkinin ruhsal yapısında meydana getirdiği karışıklığın bir sonucu olarak suç işlemeye yönelmektedir. Bu yönüyle haksız tahrik, kusurun irade unsuru üzerinde etkili olan bir nedendir. Başka bir anlatımla, haksız tahrik hâlinde failin iradesi üzerinde bir zayıflama meydana gelmekte, böylece haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altındaki kişinin suç işlemekten kendisini alıkoyma yeteneği önemli ölçüde azalmış bulunmaktadır.4 1. TDK Elekronik S erişim saati 09.11.2024 saat 10.13 2. TDK Elekronik S erişim saati 09.11.2024 saat 10.14 3. Koca/Üzülmez 2016 age II s. 345 4. ... Terik ve Pratik tüm yönleriyle yağma (basım aşamasında) Yetkin Ankara 2025 s. 563 Tahrik müessesesi Türk Ceza Kanun'u genel hükümler kısmında düzenlenmiştir. Dolaysıyla TCK’nın diğer bütün alanlarında ve tabiki yağma suçlarındada uygulanmalıdır. CGK 2015/6-1219 E, 2019/13 K;”... Haksız tahrik hükümleri, TCK'nın genel hükümleri arasında düzenlenmiştir. Bu nedenle koşulları oluştuğu taktirde işlenen suçun hukuki konusundan ziyade somut olayın özelliğine bakılarak haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanamayacağına karar vermek gerekmektedir. Bu itibarla, koşulları bulunduğu taktirde haksız tahrik hükmünün mal aleyhine işlenen suçlarda da uygulanacağı kuşkusuzdur. Bu husus CGK'nın 08.07.1991 tarihli ve 196-225 sayılı kararında da benimsenmiştir...” 6. CD 2021/8385 E, 2022/2237 K;”...Haksız tahrik hükümleri, TCK'nın genel hükümleri arasında düzenlenmiş olup, Kanun metninde her hangi bir istisnai düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu nedenle koşulları oluştuğu takdirde işlenen suçun hukuki konusundan ziyade somut olayın özelliğine bakılarak haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanamayacağına karar vermek gerekmektedir...”5 CGK ve dairemizin verdiği kararlardan açıkça görülebileceği üzere teorik olarak yağma suçlarındada şartların bulunması halinde tahrik hükümleri uygulanabilir. CGK 2015/6-1219 E., 2019/13 K; “...5237 sayılı TCK’nın 29. maddesinde yer alan haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gereklidir...” şeklindedir. Söz konusu şartlar; 6 - Tahriki oluşturan haksız bir fiil bulunmalı, - Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı, - Failin işlediği suç, bu ruhi durumun tepkisi olmalı, - Haksız tahrik teşkil eden eylem, mağdurdan sadır olmalıdır. Bu şartların bulunması halinde tüm suçlarda tüm faillere haksız tahrik hükümleri uygulanabilir. Somut olayımıza gelince; Sanıklar kardeştirler. Sanık ... ile Tanık...evlidir. Yani Tanık...Sanık ...n eşi diğer sanıkların ise yengesidir. Mağdur, sanıklardan ...'ın eşi olan ...nin yolunu birden çok kesmiş ve ona arkadaşlık teklif etmiştir. Sonrada Alimeye telefonla arayarak ve bu yönde mesalar atarak rahatsız etmektedir. Evli olan bayanın benzer çok sayıda eylemle cinsel amaçlı eylemle rahatsız edildiği konusunda dosya kabulüne göre ihtilaf yoktur. Sanıklar bu olayı öğrendikten sonra mağduru gördüklerinde onu kızgınlıkla hep beraber darp etmişler ve birdaha yapmamasını önlemek amacıyla tekrar yaparsa içraya koyma tehdidi oluşturarak 30. 000,00 - 35.000,00 TL bedelli senet imzalattıkları ancak herhangi bir tahsile vs koymadıkları dosya kabulleriyle sabittir. Mahkemede mağdurun sanıkların eşi ve yengeleri olan tanığa yönelik eylemleri tahrik nedeni olarak kabul etmiş ama sadece yaralama kısmında uygularken yağma kısmında uygulamamıştır. Eylemin eş ve yengenin (kardeş gibi) uğradığı ısrarlı cinsel tacizin oluşturduğu hiddet ve kızgınlıkla işlendiği konusunda tereddüt yoktur. Mağdurun hareketinden kaynaklandığı ve saldırınında mağdura yöneldiği de açıktır. Evli birine başka erkeklerce yönelen cinsel amaçlı önünü kesmeler, mesaj atmaların haksız bir eylem olacağıda açıktır. Sanıkların kızgınlıkla işlediğikleri kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmaması nedeniyle yağma suçunada tahrik hükümlerinin uygulanması gerekirdi. Uygulamayan mahkeme kararının bozulması gerekirdi Aksi yöndeki kararı onayan çoğunluk görüşüne katılmıyoruz karar TCK 29. maddesi uygulanarak indirim yapılmalıydı gerekçesiyle bozulmalı bozulmalıydı. Karara bu nedenle muhalif kalıyoruz. 5 Kararlar için bkz Çevik age s. 580 vd 6 Çevik bkz age s. 564