İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı tarafından ihraç edilen malların taşımasını gerçekleştirdiğini, verilen taşıma hizmetine istinaden davalı adına 2 adet fatura tanzim edildiğini ve davalı tarafından yapılan kısmi ödemeler sonrası 1.351,80-USD ve 59-Euro alacağının…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/268 KARAR NO : 2025/2139 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/11/2022 NUMARASI : 2021/351 Esas - 2022/622 Karar DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 27/08/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı tarafından ihraç edilen malların taşımasını gerçekleştirdiğini, verilen taşıma hizmetine istinaden davalı adına 2 adet fatura tanzim edildiğini ve davalı tarafından yapılan kısmi ödemeler sonrası 1.351,80-USD ve 59-Euro alacağının kaldığını, alacağın tahsili için davalı aleyhine Bakırköy 16.İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davaya konu faturalarda hizmet bedelinin TL olduğunu, müvekkili tarafından 8.000-TL kısmi ödeme yapıldığını, davacının dosyaya konu icra takibinde TL cinsinden değil de güncel dolar kuru üzerinden istemesinde kötü niyet gösterdiği için söz konusu icra takibine ödeme yapılmadığını, davacının, alacağına delil olarak gösterdiği TL cinsindeki faturaların ödenmemiş kısmına sadece TL üzerinden faiz isteme hakkına sahipken hakkından çok daha fazlasını talep ettiğini belirterek davanın reddine, davacının %20"den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı tarafından Amerika'da faaliyet gösteren müşterisi ... Depot'a satışı yapılan emtiaların konteyner içerisinde ... Samsun ... gemisine 14.12.2019 tarihinde yüklendiği, taşımaya ilişkin olarak ... no.lu konşimentonun tanzim edildiği, yüklerin Antalya'dan Newyork'a taşındığı, taşımaya ilişkin olarak davacı tarafından davalı adına 20.01.2020 tarihli 2.383,70-USD tutarlı navlun ve sigorta ücreti açıklamalı fatura ile 30.01.2020 tarihli 59-Euro tutarlı kurye ücreti içerikli fatura tanzim edildiği, davacı tarafça düzenlenen faturalar nedeniyle davalı tarafça kısmi ödeme yapıldığı, davacı tarafından davalıya verilen navlun ve kurye hizmet bedellerinin USD ve Euro olarak belirlendiği, buna göre davacının alacağının yabancı para cinsinden talep edebileceği, davalı tarafından TL cinsinden yapılan ödemelerin ödeme tarihindeki kur karşılığının hesaptan düşüldüğü, davacının davalıdan 1.225,82-USD ve 59-Euro alacağının bulunduğu, davalı tarafça defterlerin incelenmediği ileri sürülmüş ise de belirlenen günde ticari defterlerin sunulmadığı, taraflar arasında verilen hizmet, faturalar ve ödenen bedel konusunda uyuşmazlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Bakırköy 16. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 1.225,82-USD ve 59-Euro üzerinden devamına, hükmedilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince faiz işletilmesine, takibe konu 125,98-USD asıl alacak yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, asıl alacağın takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden %20 oranda hesaplanan 1.887,76-TL icra inkar tazminatının davalı tahsiline, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; defter teslimine ilişkin herhangi bir ihtarda bulunulmadığını, defterlerin incelenmesinin talep edilmesine rağmen müvekkilinin defterlerinin incelenmediğini, yine sunulan ödeme dekontlarının dikkate alınmadığını, davacı şirket yetkililerinin telefonla yapılan görüşmelerde ödemelerin TL cinsinden yapılacağını kabul ettiklerini, faturaların TL cinsinden düzenlendiğini, kısmi ödemenin 8.000-TL olarak TL cinsinden yapıldığını, davacının bu ödemeyi kabul ettiğini, yapılan ödemenin güncel USD üzerinden çevrilmesinin kötüniyetli olduğunu, kararın davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacak nitelikte olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, bakiye navlun alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalı tarafından ihraç edilen malların taşımasını gerçekleştirdiğini, verilen taşıma hizmetine istinaden davalı adına 2 adet fatura tanzim edildiğini ve davalı tarafından yapılan kısmi ödemeler sonrası 1.351,80-USD ve 59-Euro alacaklarının kaldığını ileri sürmüş, davalı taraf faturalarda hizmet bedelinin TL olduğunu, 8.000-TL kısmi ödeme yapıldığını, davacının alacağı TL cinsinden isteyebileceğini savunmuştur.Davalının dava dışı Amerika'da yerleşik alıcı firmaya sattığı ürünlerin taşımasının davacı tarafından üstlenildiği, davacının malları alıcıya teslim ettiği, taşımaya ilişkin olarak davacı tarafından davalı adına 20.01.2020 tarihli 2.383,70-USD tutarlı navlun ve sigorta, 30.01.2020 tarihli 59-Euro tutarlı kurye ücreti içerikli fatura tanzim edildiği, davalı tarafından davacıya kısmi ödeme yapıldığı hususları ihtilaf dışı olup uyuşmazlık davacının alacağı USD ve EURO olarak talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi; "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme yada bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme gününde ki rayiç üzerinden ödenmesini isteyebilir." hükmünü haizdir. Anılan yasa hükmüne göre taraflar aynen ödeme kararlaştırılmadıkça vadesinde ödenen borçta seçim hakkı borçludadır. Dilerse yabancı para borcunu aynen, dilerse TL karşılığını öder. Vadede ödeme yapılmaması halinde ise seçim hakkı alacaklıya geçmektedir.Somut olayda davalının BA bildirimine konu ettiği ve kabulünde olan 20.01.2020 tarihli 2.383,70-USD tutarlı Navlun ve sigorta, 30.01.2020 tarihli 59-Euro tutarlı kurye ücreti içerikli faturalara göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin yabancı para borcu üzerinden kurulduğu açıktır. Davalı 04/06/2020 tarihinde 3.000-TL, 12/06/2020 tarihinde 2.500-TL, 24/07/2020 tarihinde 1.500-TL, takipten sonra ise 26/10/2020 tarihinde 1.000-TL olarak yapılan kısmi TL ödemelerin, ödemelerin yapıldığı tarihteki kur karşılığı hesaplanarak fatura tutarlarından düşülmesi, buna göre bakiye alacağa hükmedilmesi anılan yasal düzenlemeye uygun olup davalının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde değildir. Davalı ticari defterlerin incelenmesine yönelik istinaf gerekçesi ileri sürmüş ise de faturaların davalının kabulünde olduğu hususu BA formu ile sabit olup fatura konusu hizmetin alındığı hususunda da ihtilaf bulunmadığından davalının ticari defterlerinin incelenmesinin dosyaya bir katkı sağlamayacağı açıktır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 1.637,62-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 410-TL harcın mahsubu ile kalan 1.227,62-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 27-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/12/2025