11. Hukuk Dairesi 2013/15909 E. , 2014/4512 K. Taraflar arasında görülen davad verilen 03/04/2013 tarih ve 2011/451-2013/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünü…
**11. Hukuk Dairesi 2013/15909 E. , 2014/4512 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davad verilen 03/04/2013 tarih ve 2011/451-2013/71 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ait emtianın davalı şirket tarafındanait antrepoya taşınması hususunda anlaşma yapıldığını, sözkonusu emtianın limanına tahliyesine müteakip 31/08/2010 tarihli gümrük beyannamesi muhteviyatı olarak kati ithalatının yapılıp, davalı tarafından düzenlenen 31/08/2010 tarihli 043284 nolu taşıma irsaliyesi ile plakalı aracın konteynerine yüklemesi yapılarak antrepoya nakledildiğini, yurtdışından ithal edilen emtianın tam ve eksiksiz olarak davalı taşıyıcıya teslim edildiğini, ancak bir kısmında davalı tarafından yapılan taşıma sırasında hasar meydana geldiğini bu durumun tutanakla tespit edildiğini, hasardan dolayı oluşan zarar nedeni ile müvekkili şirketin 25/03/2011 tarihinde sigortalısına 4.741,76 Euro sigorta tazminatı ödeyerek TTK'nın 1301. maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olduğunu, ödenen tazminatın davalı taşıyıcıdan tahsili için icra takibine girişildiğini, davalının borca itirazı nedeni ile takibin durdurulduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla takibe itirazın iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkili şirketin yurtdışından ithal edilen malların yurda girişine kadar ki nakliye süreçlerinin hiçbirinde yer almamakla birlikte yalnızca malların yurtiçinde kısa bir güzergah boyunca taşınması işlemini yaptığını, taşıma işleminin karayolu ile gerçekleştiğini, malların gümrükte boşaltma işlemlerinin tarafından organize edildiğini, boşaltma işleminin müvekkili şirketin sorumluluk alanına dahil edilmediğini, yüklemenin akabinde kilitli ve mühürlü bir vaziyette teslim edilen konteynerin zilyetliğinin devralınmasıyla müvekkilinin sorumluluğunun başladığını, konteynerin teslim edildiği haliyleyetkililerine ulaştırıldığını, buradaki boşaltma işleminin de örevlileri tarafından yapıldığını, 01/09/2010 tarihli tutanakta belirtildiği üzere taşınan emtiada paletlerin üst üste konmasından dolayı ambalaj hasarı oluştuğunun tespit edildiğini, dolayısıyla hasarın istifleme hatasından kaynaklandığını, .../... -2- istiflemeyi ise müvekkil şirketin gerçekleştirmediğini, bu nedenle zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddi ile %40 oranındaki kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu emtianı firmasına ait depoya teslimi sırasında buradaki yetkililer tarafından düzenlenip araç şoförü tarafından da imzalanan 01/09/2010 tarihli tutanakta " paletlerin üst üste konmasından dolayı ambalaj hasarının oluştuğu ayrıca konteyner üzerindeki mühründe kendileri tarafından açıldığının" hususunun beyan edildiği, davalı tarafından yükün doğrudan görülmesinin mümkün olmayıp davalının sadece kendisine mühürlü vaziyette teslim edilen konteyneri kapalı bir kutu halinde taşıdığı, davalının taşıma kesitinde yükün hasarlanmasına sebep olabilecek olağan dışı bir hava durumu ya da kaza yaşanmadığı, hasarın davalı taşıyıcının sorumluluk süresi başlamadan önce meydana geldiğ, TTK'nın 781. mad. gereğince davalı taşıyana hasardan dolayı bir sorumluluk atfedilemeyeceği, öte yandan davalının yurtdışından ithal edilerek Türkiye'ye gelen yükü mühürlü konteyner içerisinde teslim almış olmasından ve konteyner taşımacılığının mahiyeti gereği malı kontrol etmesinin mümkün olmaması sebebiyle somut olayda TTK'nın 796. maddesinin uygulama alanının da bulunmadığı, taşıyıcının, gönderen tarafından gerçekleştirilen yükleme, boşaltma ve istifleme işlemlerinde gözetim ve uyarma yükümlülüğü bulunup bu işlemlerin gereği gibi yapılmaması sonucu doğacak zarardan müterafik kusurlu olacağı kabul edilmekte ise de somut olayda yükün uluslararası taşımanın başında ve henüz davalının sorumluluk alanına girmeden konteynere yüklenmiş olması karşısında davalının böyle bir gözetim borcudan da bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.