T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1292 Esas KARAR NO: 2026/336 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2019/258 Esas - 2022/414 Karar TARİH : 18/05/2022 DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1292 Esas KARAR NO: 2026/336 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2019/258 Esas - 2022/414 Karar TARİH : 18/05/2022 DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan şirket tarafından sütlü kokolin ürünlerinin üretimleri için davalıya ait naturel kakao tozu alındığını ve üretimde kullanıldığını, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz 2018’de üretilen sütlü kokolin ürünlere ilişkin peş peşe gelen sütlü kokolin ürünlerde acılaşma ve sabunsu tat şikayetleri üzerine tüm kokolin üretim prosesinin ve proses parametrelerin incelendiğini ve analiz edildiğini, üretim prosesinde ve proses parametrelerinde söz konusu şikayete sebep olacak herhangi bir olumsuzlukla karşılaşılmadığını ve kokolin üretiminde kullanılan hammaddelere odaklanıldığını, şahit numunelerin analiz ve incelenmesi neticesinde müşterilerin bildirdiği sabunsu tat ve acılaşma sorununun ilgili partilerin şahit numunelerinde de olduğu tespit edildiğini, tüm şahit numuneler incelenip gerekli analizler yapılırken aynı tarihlerde aynı girdiler ile üretilen beyaz kokolin ürünlerinde sabunsu tat ve acılaşma ile karşılaşılmadığını, beyaz kokolin üretiminde kakao tozu kullanılmaması sabunlaşma ve acılaşmanın kakao tozundan kaynaklı olduğunu, ürünlerde ortaya çıkacak sorunların müvekkili tarafından yapılan işlerin sekteye uğramasına, müşteri kaybına sebebiyet verdiğini, ihracat yapılan tüm firmalarda karşılaşılan bu sorun nedeniyle ticari itibarın zedelendiğini ve siparişlerin azaldığını, müşterilerin müvekkili olan şirketin ürettiği diğer ürünlerine de güvenin azaldığını, müvekkili tarafından davalıdan satın alınan ve üretimde kullanılan kakao tozu nedeniyle müvekkili olan şirket hem maddi olarak hem de müşterileri nezdinde itibar olarak zarara uğradığını, mahkeme tarafından yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu müvekkili olan şirketin net zararının ortaya çıkacağını, davalı şirket ile yapılan görüşmelerden sonra dava şartı olarak ticari arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu ve burada da yapılan görüşmelerden netice alınamadığını tüm bu sebeplerle ve resen göz önüne alınacak sebeplerle, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin davalıdan aldığı malların ayıplı çıkması nedeniyle ortaya çıkacak her türlü zararlarının tazmini için şimdilik 5.000-TL'nin davalıdan faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 25/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile; fazlaya ilişkin tüm dava, ek dava açma ve talepte bulunma hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000 TL olan taleplerini 10.000 TL artırarak 15.000 TL'ye çıkarttıklarını ve ıslah edilen 15.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacının dava dilekçesinin netice-i talep kısmında maddi zararları için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000-TL kısmi talepte bulunduğunu, davacının bu taleplerinin HMKnın 107. maddesine aykırılık teşkil etmekte olduğunu, davacının iddiasının aksine iş bu davanın açıldığı tarihte davacının zararları kesin olarak belirlenebilir nitelikte olduğunu bu nedenle dava niteliği itibariyle belirsiz alacak davası değil, kısmi dava olduğunu, davacının müvekkili olan şirketten kakao tedarik ettiğini, müvekkili ve davacı arasında daimi bir tedarik ilişkisi bulunmadığını, müvekkili ve davacı ilk defa 13.12.2017 ve sonrasında da 16.02.2018 tarihlerinde 400er tonluk kakao tozu alımına ilişkin iki adet satış sözleşmesi imzaladığını, bu satış sözleşmeleri uyarınca, müvekkili olan şirket 2018 yılı şubat ayından beri muhtelif zamanlarda davaya konu naturel kakao tozu ürününün davacıya satış ve teslimini gerçekleştirdiğini, bu süre içerisinde müvekkili tarafından davacıya satılan ürünün yaklaşık 410.000 kg olduğunu ve bunun yaklaşık 330.000 kilogramının davacı tarafından kullanıldığını, davacının kendi tesislerinde incelenen 10 üründe önce lipaz aktivasyonuna hiç rastlanmadığını, sonra sadece ikisinde lipaz aktivasyonun bulunduğunun tespit edildiğini, davacının kendi yaptığı testlerde dahi bir tutarlılık bulunmadığının tespit edildiğini, davacıya tedarik edilen ürünlerle aynı partide bulunan ürünlerin müvekkilinin grup şirketleri ve bu şirketler dışındaki firmalara da satıldığını, davacı dışında bu firmalardan hiçbirinden davacının iş bu davaya konu iddia ve taleplerinden herhangi birinin müvekkiline yönlendirilmediğini ve hiçbirinden herhangi bir ayıp ihbarı gelmediğini tüm bu sebeplerle davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi ../05/2022 tarih ve 2019/.. Esas - 2022/... Karar sayılı kararında; "Davacı taraf, davalıdan kakao tozu satın alındığını, satın alınan kakaonun kullanıldığı ürünlerde müşterilerden acılaşma ve sabunsu tat şikayetleri geldiğini, bunun üzerine kakao tozlarında lipaz testi yaptıklarını, davalıdan alınan kakao tozlarında lipaz enziminin aktif olduğunu tespit ettiklerini, davalıdan alınan kakao ürünlerinin ayıplı olduğunu iddia ederek bu nedenle uğradıkları zararın tazminini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalıdan alınan kakao ürünlerinin ayıplı olup olmadığı, ürünler ayıplı ise bu ürünlerden dolayı davacının zararı oluşup oluşmadığı, oluştuysa zararın miktarına ilişkindir.Taraflarca delil olarak sunulan ürünler üzerinde ........Teknik Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümünde analiz yaptırılmış alınan raporda; gelen numunelerde kakao tozu numunelerinin 2018 yılına ait olduğu, grup 1 ( davacı tarafından sunulan) olarak ifade edilen ilk 50 örnekte birden fazla sayıda aynı parti no ve üretim tarihine ait kakao tozu numuneleri olduğu ve aynı parti ve üretim tarihine ait örneklerden bazılarından 15 er adet örnek, bazılarından ise 1 adet numune alımı gerçekleştirildiği, aynı parti no ve üretim tarihine ait numuneler gruplandırıldığında, 12 farklı parti ve üretim tarihine ait numune olduğu, aynı parti no ve üretim tarihine sahip numunelerde lipaz aktivitesi varlığının benzer sonuçlar vermesi beklenirken, bazılarında lipaz aktivitesi negatif, bazılarında ise pozitif olarak bulunduğu, ayrıca bu örneklerin mühürsüz olarak geldiğinin tespit edildiği, tüm bunların numune alma yöntemlerinde bir sorun olabileceğini, aynı parti no'ya ve üretim tarihine sahip örneklerin farklı koşullarda (ısı, ışık, nem, vb. ) depolanmış olmaları da muhtemel olduğu, Grup 2 (davalı tarafından sunulan) olarak ifade edilen ve mühürlü olarak gönderilen 16 kakao tozu numunesinin tümünde lipaz aktivitesi varlığı test sonuçlarının negatif çıktığı, sonuç olarak her ne kadar Grup 1 deki numunelerden bazılarında lipaz aktivitesi tespit edilmiş olsa da grup 2 deki 16 numunede hiç lipaz aktivitesinin bulunmadığı da göz önüne alındığında kakao tozu numunelerinde lipaz aktivitesinin bulunmadığının tespit edildiği anlaşıldığından, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve bilirkişi kök ve ek raporlarına itirazları tekrarla; ayrıca mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda incelemeye tabi tutulan numunelerden davalı tarafından sunulan numunelerin, davalı tarafından davacıya satılan ürünlerden alınmış numuneler olup olmadıkları belli olmadığından incelemeye esas alınmaması gerektiğini, davacı tarafından sunulan numunelerin bir kısmında lipaz enzimi aktif çıkmasına rağmen bilirkişi ve mahkeme tarafından bu numunelerin mühürsüz olduklarından ve bir kısmında lipaz enziminin aktif çıkmasının saklama koşullarından kaynaklanabileceğinden bahisle ayıp iddiasının ispatlanamadığının kabul edilmesinin hatalı olduğunu, numunelerin noterin gözetimi dahilinde davacı şirket çalışanlarınca alındığını, bilirkişi kök ve ek raporunda yalnızca numuneler üzerinde inceleme yapıldığını, dosyaya sunulmuş ve numuneler üzerinde yapılan inceleme sonuçlarını içerir uzman raporlarının hiç incelenmediğini, çelişkilerin giderilmediğini, davalının sunduğu numunelerin hükme esas alınmaması gerektiğini, ileri sürerek; arz ve izah edilen sebeplerle; tehir-i icra talepli başvuruları ve istinaf taleplerinin kabulüne, usul ve kanuna aykırı Mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki satış ilişkisine konu kakao tozlarından üretilen kokolin ürünlerinin bir kısmında meydana geldiği ileri sürülen sabunsu tat ve acılaşma sorununun, davalıdan satın alınan kakao tozu ürünlerinin bir kısmında lipaz enziminin aktif olmasından kaynaklandığı iddiasına dayalı olup, gizli ayıp nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalıdan satın alınan kakao tozlarının ayıplı olduğunun ispat olunamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; dava dilekçesini tekrarla; ayrıca mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda incelemeye tabi tutulan numunelerden davalı tarafından sunulan numunelerin, davalı tarafından davacıya satıln ürünlerden alınmış numuneler olup olmadıkları belli olmadığından incelemeye esas alınmaması gerektiği, davacı tarafından sunulan numunelerin bir kısmında lipaz enzimi aktif çıkmasına rağmen bilirkişi ve mahkeme tarafından bu numunelerin mühürsüz olduklarından ve bir kısmında lipaz enziminin aktif çıkmasının saklama koşullarından kaynaklanabileceğinden bahisle ayıp iddiasının ispatlanamadığının kabul edilmesinin hatalı olduğu, numunelerin noterin gözetimi dahilinde davacı şirket çalışanlarınca alındığı, bilirkişi kök ve ek raporunda yalnızca numuneler üzerinde inceleme yapıldığı, dosyaya sunulmuş ve numuneler üzerinde yapılan inceleme sonuçlarını içerir uzman raporlarının hiç incelenmediği, çelişkilerin giderilmediği, davalının sunduğu numunelerin hükme esas alınmaması gerektiği yönündedir. Mahkemece; taraf delilleri toplanmış, bilirkişi incelemesine esas olmak üzere taraflar arasındaki satış sözleşmesine konu kakao tozlarından davacı ve davalı elinde bulunan numunelerin sunulması için taraf vekillerine süre verilmiştir. Davacı vekili tarafından 26/02/2020 tarihli dilekçe ile numunelerden örnek alınması için Gebze Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılması ile talimat mahkemesine numunelerin sunulabileceği bildirilmiştir. Mahkemece Gebze Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış ve gıda mühendisi bilirkişi görevlendirilmek suretiyle uyuşmazlık konusu ürünlerden gerekli numunelerin alınıp mahkemeye ulaştırılması istenilmiştir. Talimat mahkemesince görevlendirilen bilirkişi tarafından bildirilen adrese gidilmiş olup, mahalde aralarından numune alınacak kakao tozu ürünü bulunmadığının, davacı şirket yetkilisi ...'ın ürünlerden daha önce ...... ..... Noterliği'nin huzurunda davacı tarafından numune alındığını ve ürünlerin davalıya iade edildiğini, alınan numunelerin ise mühürlenmiş bir koli içerisinde bir koli içerisinde bulunduğunu beyan ettiğinin tespit edildiği, noter tutanağı ile içerisinde kakao tozu numuneleri olduğu belirtilen mühürlenmiş bir adet kolinin teslim alındığının rapora dercedildiği, yine noter tutanağı örneği, numune teslim tutanağı örneği ve noter tutanağının orijinalinin fotoğraflarının bilirkişi raporuna eklendiği, numune kolisi mühürlü otduğu için içindeki ürünlerin görülemediğinin de belirtildiği anlaşılmıştır. Davalı tarafından ise, davacının bilgisi dahilinde SGS firması eşliğinde davacıdan iade alınan ürünler içerisinden alınan ve ............ nezdinde saklandığı belirtilen 16 adet numunenin ibraz edildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından bu numuneler üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen kök ve ek bilirkişi raporlarında, davacı tarafından sunulan bir grup 1 olarak isimlendirilen 50 adet numunenin mühürsüz koli içerisinde oldukları, ayrıca bu 50 adet numunenin bir kısmının aynı partiden oldukları, 50 adet numunenin partilerine ve üretim tarihlerine göre 12 farklı gruba ayrıldığı, aynı parti no ve üretim tarihine sahip numunelerin bazılarında lipaz aktivitesinin negatif, bazılarında ise pozitif olarak tespit edildiği, oysa aynı gruptaki numunelerin aynı sonucu vermesi gerekeceği, bu durumun numune alma usullerine aykırılıktan ve/veya ürünlerin saklama koşullarına uygun muhafaza edilmesinden kaynaklanabileceği, davalı tarafından sunulan 16 adet farklı parti no ve üretim tarihindeki numunelerin ise grup 2 olarak isimlendirildikleri, tamamında lipaz aktivitesinin negatif çıktığı, bu durumda kakao tozu numunelerinde lipaz aktivitesinin bulunmadığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Davacı itirazları üzerine alınan ek raporda ise, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü'nün Resmi Numune Alma Prosedürü'ne göre, analizi yapılacak numunenin mühürlenmesinin zorunlu olduğu, kök raporda belirtilen mühürsüz numune ile kastedilenin koli mührü olmadığı, prosedüre göre her bir numune 50 paletten tek tek alınıp ayrı ayrı analizleneceği için her bir numune poşetinin mühürlenmesi gerektiğine ilişkin olduğu, davacının sunduğu koli içerisindeki numunelerin kilitli ve fakat mühürsüz poşetler içerisinde bulundukları belirtilerek, kök rapordaki kanaat tekrar edilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesinde, taraflar arasındaki satış sözleşmesine konu kakao tozları üzerinde ............. Üniversitesi nezdinde lipaz aktivitesi bulunup bulunmadığına ilişkin yaptırılan inceleme sonucu alınan 25/12/2018 tarihli raporun dosyaya sunulacağı belirtilmiş ise de, ne dava dilekçesi ekinde, ne ön inceleme celsesinde verilen kesin süre içerisinde, ne de ek raporun ibrazı tarihine dek bu raporun dosyaya sunulmadığı, nitekim bilirkişi tarafından ek raporda davacının itirazında belirttiği uzman görüşünün dosyada bulunmadığının belirtildiği, ilk kez ek rapora karşı sunulan 15/04/2022 tarihli itiraz dilekçesi ekinde sunulan bu raporun iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında olduğuve ıslah yahut davalının açık muvafakatı olmaksızın hükme esas alınamayacağı, öte yandan rapor içeriğinde, incelenen kakao tozu numunelerinin davalıdan satın alınan kakao tozlarından alındıklarına dair hiçbir açıklık bulunmadığı anlaşılmıştır. Yine davacının kendi bünyesinde çalışan gıda mühendisleri eliyle ve kendi laboratuarında yapılan çalışma sonucu düzenlettirdiği, taraflar arasındaki ihtarnamelere de konu edilen ve davalı yanca kabul edilmeyen raporun hükme esas alınmamış olmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bilirkişi tarafından her iki tarafın dosyaya sunduğu numuneler üzerinde inceleme yapılarak bir sonuca varıldığı ve davacının aynı partideki ürünlerden bir kısmında lipaz enziminin aktif çıkmasının iddialarını ispata yeterli olduğu yönündeki itirazlarının ek raporda karşılandığı da nazara alındığında, davacının hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporunda daha önce dosyaya sunulan uzman raporlarının dikkate alınmadığına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı tarafından sunulan numunelerin, mahkemece görevlendirilen gıda mühendisi eliyle değil, Gebze 6 Noterliği katibi nezaretinde yine davacı tarafından alındığı, nitekim 08/02/2019 tarihli ve ............... yevmiye numaralı tutanak içeriğinde; " .....ANONİM ŞİRKETİ' nin ...Sanayi Bölgesi . Cad. .Sokak No: . .... adresindeki fabrikasına gittim, (Saat: 09: 40) fabrikada hammadde depo bölümünde bulunan ....... AŞ.. Firması tarafından Üretilip gönderiten 50 adet palette içerisinde kakao tozu olan torbalardan her birinden ayrı ayrı numune alındı, Alınan 50 adet numune 25 cm eninde, 41 cm uzunluğu 25 cm derinliğinde bir koliye yerleştirildi, koli kapatılarak 4 taraflı bağlandı ve mühürlendi. Mühürlenen kutu talep sahibine teslim edildi. Depoya girişte paletlerin ve kakao torbalarının ve numune alım işleminin resimleri çekildi. İşi biten tutanak, hazır bulunan ARGE Sorumlusu olduğunu beyan eden ilgili ve tarafımdan imzalandı, çekilen resimler tutanağa eklendi ve mühürlendi ve imzalandı. Yazılan bu tutanak, okuryazar ilgiliye okunması için verildi. Okudu. Gerçek isteklerinin aynen yazıldığını okuryazar ilgilinin bildirmesi üzerine okuryazar ilgili tarafından ve tarafımdan imzalandı, mühürlendi." ifadelerinin yer aldığı, numune alma işleminin hangi koşullarda, hangi vasıtalarla, kim tarafından gerçekleştirildiğine dair herhangi bir ayrıntının tutanakta yer almadığı, yine numunelerin alındığı kakao tozlarının bulunduğu ortamın ışık ve ısı durumuna ilişkin bir bilginin de mevcut olmadığı, öte yandan daha sonra mahkemece görevlendirilen bilirkişiye teslim edilen kolinin hangi koşullarda saklandığının anlaşılamadığı, ek raporda davacının sunduğu ve iki yıl önce alınmış poşet mührü de bulunmayan numunelerden aynı partiye ait olanlarının bir kısmında lipaz enziminin pozitif bir kısmında ise negatrif çıkmasının hangi sebeplerden kaynaklanabileceğinin de açıklanmış olması karşısında, davacının numunelerin uygun yöntemlerle alındıklarına ve uygun koşullarda saklandıklarına, dolayısıyla bu numunlerin bir kısmında enzimin aktif çıkmasının ayıp iddialarını doğruladığına yönelik istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Davalı tarafından davacı bilgisi dahilinde SGS nezdinde saklandığı belirtilerek bilirkişi incelemesine sunulan numunelere, inceleme öncesinde ve sırasında herhangi bir itiraz ileri sürmeyen davacının, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde inceleme yapılan numunenin davacıya satılan kakao tozlarından alınmadığına yönelik itirazı ve istinaf sebebi de dinlenebilir değildir. Kaldı ki davacı kendi sunduğu numunelerin uygun yöntemlerle alındıklarını ve uygun koşullarda saklandıklarını ispatla yükümlü olup, bu iddianın ve dolayısıyla kakao tozlarının ayıplı olduğunun ispat olunamaması karşısında, davalının sunduğu lipaz enzimi negatif çıkan numunelerin hiç sunulmamış ve incelenmemiş olmaları da sonuca etkili değildir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 19/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.