11. Hukuk Dairesi 2011/2754 E. , 2012/9729 K. "" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2010 tarih ve 2010/65-2010/493 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, …
**11. Hukuk Dairesi 2011/2754 E. , 2012/9729 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2010 tarih ve 2010/65-2010/493 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin tüm sektörler yönünden tanınmışlık kararı verilen “DOĞADAN” ibareli markaların sahibi bulunduğunu, davalı şirketin ise müvekkilinin ün ve reklamlarından istifade etmek için “DOĞAVİL” ibaresini 5,30 ve 31. sınıflarda marka olarak tescil ettirmek için diğer davalı kuruma başvurduğunu, söz konusu başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın davalı kurumca nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, TPE YİDK'nun 2008-M-6166 sayılı kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, müvekkili kurum tarafından alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait “DOĞADAN” markası ile dava konusu “DOĞAVİL” markasında yer alan ve yiyecek içecek maddelerinde ayırt ediciliği zayıf olan “DOĞA” ibaresinin tek başına birinin tekeline bırakılmasının doğru olmadığı, davacıya ait markalarda bu ibareye “DAN”, davalı şirkete ait markada ise “VİL” takısının eklendiği, her iki takının görsel, işitsel ve anlamsal olarak birbirleriyle hiçbir bağlantılarının bulunmadığı, markalar arasında ilişkilendirme dahil karıştırma ihtimalinin olmadığı, ayrıca işaret olarak benzemeyen ve iltibas tehlikesi bulunmayan bir markanın, karşılaştırmaya esas alınan markaların tanınmışlığından yararlanabileceğinin de kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.