İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/10/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeni sigorta şirketi nezdinde ZMM Sigorta Poliçesiyle sigortalı…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/2011 KARAR NO : 2025/1579 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/12/2024 NUMARASI : 2024/14 Esas - 2024/1032 Karar DAVANIN KONUSU: ZMMS Kapsamında Yapılan Ödemenin Rücuen Tahsili-İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/10/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edeni sigorta şirketi nezdinde ZMM Sigorta Poliçesiyle sigortalı bulunan davalı şirkete ait ... plaka sayılı aracın direksiyon hakimiyeti yitirilmesi neticesinde önce park halindeki ... plaka sayılı araca çarpması sonrasında çarpılan aracın kayarak arkasında park eden ... plaka sayılı araca çarpması şeklinde gerçekleşen 13/05/2021 günlü trafik kazası neticesinde, ... plaka sayılı mağdur araç sahibine hasar bedeli olarak 3.190,96-TL, tedarikçi firmalara da 18.189,09-TL, 4.637,39-TL ve 2.314,92-TL ödeme yapılarak ZMM Sigorta Poliçesi kapsamında toplam 28.322,36-TL hasar ödemesi yapılmak zorunda kalındığını, kazanın sigortalı araç sürücüsünün tam kusuruyla meydana gelmesi ve araç sürücüsünün de kaza yerini terk etmesi nedeniyle müvekkili sigortacının yaptığı ödemeyi sigortalısından rücu hakkı bulunduğunu, bu nedenle davalıya karşı İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu, eldeki dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını beyanla, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde ayrıca davalının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini de istemiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı definde bulunarak, vekil edenine ait ... plaka sayılı aracın, talep konusu kazaya karıştığını gösterir somut bir delil bulunmadığı gibi kazaya karıştığı ileri sürülen aracın 30/01/2021 tarihinde imzalanan Bireysel Paylaşımlı Araç Kiralama Sözleşmesi ile ... isimli şahsa kiralanan bir araç olduğunu ve aracın 13/05/2021 tarihinde kiralayana teslim edildiğini, dolayısıyla araç üzerinde fiili hakimiyeti bulunmayan müvekkilinin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceğini ve talep edilen hasar bedelinin de çok fazla olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş ve davanın araç kiracısı ...'e ihbarını talep etmiştir.Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek;"...Her ne kadar bilirkişi raporunda davalının sorumluluğunun bulunduğu belirtilmiş ise de, mahkememizce yapılan hukuki nitelendirme doğrultusunda, dosyada mevcut davalılar arasında yapılan kira sözleşmenin 8.4, 9.6, 10.3 ve 11.- 12.maddeleri uyarınca sözleşmenin bu hükümlerine göre, kiracının kiralanan araca ilişkin diğer ücretlerden de sorumlu olacağı, (m.11.5) sözleşmede belirtilenlerle sınırlı olmamak kaydıyla tüm ücret, ceza ve masraflar ile ücret ve masraf politikası dahilinde belirtilen ücret ve masrafların kiracıdan doğrudan tahsil edileceği; araç üzerindeki fiili hakimiyetinin kiracıya geçeceği, kaza durumunda da sigorta limitleri dışındaki her türlü tazminatın kiracı tarafından karşılanacağı, tüm bu nedenlerle araç üzerindeki fiili hakimiyetin kiracıda olduğu, kira süresince 3. kişilere verilen zararlardan kiracının sorumlu olacağı, kiralayan şirkete yöneltilecek tüm zararların koşulsuz ve şartsız olarak kiracı tarafından karşılanacağı belirtildiğinden davalının KTK anlamında işleten sıfatının bulunmadığı..." gerekçesiyle, davalı ... Kiralama Şirketi yönünden açılan davanın, pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; tarafların niteliğine ve taraflar arasında düzenlenen poliçeye yanlış anlam verilmesi neticesinde davalının işleten sıfatına haiz olup olmadığı tartışmasına girilerek yazılı biçim ve şekilde davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna yöneliktir.Dava; ZMM sigortacısının üçüncü kişi hak sahibine yaptığı ödemeyi kaza yerini terk sebebine dayanarak sigortalısından rücuen tahsili amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.Dosyada yapılan incelemede; davacı sigorta şirketi nezdinde 03/11/2020-03/11/2021 tarihlerini kapsar biçimde ZMM sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın sebebiyet verdiği 13/05/2021 günlü trafik kazasından, dava dışı kişilere ait araçların hasarlandığı, davacı sigorta şirketi tarafından ZMM sigorta poliçesi kapsamında zarar gören üçüncü kişilere ödeme yapıldığı ve müteakip üçüncü kişilere yapılan ödemenin "kaza yerini terk sebebine dayanılarak" rücuen tahsili amacıyla İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile davalı ve araç sürücüsü olduğu belirtilen ... aleyhine icra takibi başlatıldığı ve davalının takibe itirazı üzerine de eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı, sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.Dava konusu kaza 18.03.2019 tarihinde meydana gelmiş, davacı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi 15.12.2018-2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenmiştir. Poliçe tanzim tarihinde yürürlükte bulunan ZMMS Genel Şartları B.4-f maddesinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde.” denilerek, zorunlu haller haricinde sürücünün olay yerini terk etmiş olması rücu sebebi olarak düzenlemiştir. Söz konusu düzenleme ile araç sürücüsünün ister maddi, ister yaralamalı ve ölümlü kaza olsun ",olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde." sigortanın, sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiş, ancak bedeni hasara neden olan bir kazada, sigortalının yahut eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle olay yerinden uzaklaşması gibi zorunlu haller rücu hakkının istisnası olarak belirtilmiştir. İstisna olarak gösterilen sebepler sınırlı olarak gösterilmemiş, ileri sürülen sebeplerin zorunlu hal sayılıp sayılmayacağı olayın oluş şekli, ayrılma sebebi, sürücünün veya sigortalının ayrılmadan sonraki tutum ve davranışları çerçevesinde zorunlu hal olup olmadığı hakim tarafından değerlendirilecektir.Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde, davalının maliki olduğu, davacıya ZMM Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan aracın karıştığı 15/03/2021 tarihinde kazaya karışan araç sürücüleri tarafından düzenlenen maddi hasarlı trafik kaza tutanağında, sigortalı araç sürücüsü olduğu belirtilen ...'in direksiyon hakimiyetini yitirerek park halindeki ... plakalı araca çarptığını belirterek tutanağı imzaladığı, müteakip davacı sigorta şirketi nezdinde imzaladığı olaya ilişkin beyanında da kazanın nasıl olduğunu, yanında kimlerin bulunduğunu, kazadan sonra ne şekilde davrandığını beyan ettiği görülmüştür.Hal böyle olunca mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin bir sözleşme ilişkisi olduğu, sigortacının rücu talebini ancak ZMM sigorta sözleşmesinin tarafı olan davalıya yöneltebileceği, davanın sözleşmeye dayalı rücu davası olması nedeniyle, ilk derece mahkemesinin gerekçesinde yer verdiği kira sözleşmesiyle taraflarının sorumluluklarını belirleyen ve ancak kiracı ile kiralayan arasında hüküm doğuracak hususların görülmekte olan davayı ilgilendirmediği gözetilerek, taraflar arasındaki uyuşmazlığın az yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle, ZMM Sigorta Poliçesi kapsamında giderilmesi gerekirken, farklı olay ve talepler için geçerli olabilecek işleten tanımından hareketle, yazılı biçim ve şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olduğundan, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca kaldırılmasına ve tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde toplanan ve toplanılacak delillere göre uyuşmazlığın esasını çözebilecek biçimde yeni bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/12/2024 tarih ve 2024/14 Esas - 2024/1032 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/10/2025