11. Hukuk Dairesi 2008/8362 E. , 2010/3934 K. MAHKEMESİ : Kadıköy Asliye 3.Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.12.2007 tarih ve 2007/322-2007/359 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.04.2010 gününde davacı avukatı ... gelip, davalılar avukatı tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz …
**11. Hukuk Dairesi 2008/8362 E. , 2010/3934 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kadıköy Asliye 3.Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.12.2007 tarih ve 2007/322-2007/359 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 06.04.2010 gününde davacı avukatı ... gelip, davalılar avukatı tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait “Höfi” adlı yatın orijinal tekerlekli römorku ile birlikte ücreti karşılığında davalı ...’ne teslim edildiğini, yatın davalı kulüp elinde iken diğer davalı ...’a ait karavanda çıkan yangının sirayeti nedeniyle kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek, 39.250 USD’nın olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., yangının kendisine yelken kulübü tarafından verilen karavanda çıktığını, yangının çıkış nedenini bilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 22.01.2007 gün ve 2005/13689 E, 2007/517 K sayılı kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, olayda davalıların ayrı eylemleri ile ve önceki hükümde belirtilen oranlarda kusurlu oldukları, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı ve birlikte-zincirleme sorumlu olmalarını gerektirecek birlikte hareketleri olmadığı, 28.000 USD davacı zararından her davalının kendi kusuru oranında sorumlu olduğu sonucuna varılarak, 28.000 USD’ın 5/8’nin davalı ...’dan, 2/8’nin davalı ...’dan, 2/8’nin davalı ...’nden, 1/8’nin davalı ...’nden 23.11.1998 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa uyarınca yasal faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... Yaltahep'in bütün temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Dava, davacıya ait yatın yanması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri zarardan sorumlulukların düzenleyen aynı kanunun 51. maddesi ile Borçlar Kanunu'nun 142. maddesi hükmü gereği, alacaklı müteselsil borçluların tümünden veya birinden borcun (zararının) tamamını veya bir bölümünü istemekte muhayyerdir. Ana kural bu olmakla beraber, dava dilekçesinde açıkça müteselsil sorumluluktan söz edilmiş ve kusurları oranında tahsil işleminde bulunulmamış ise dava dilekçesindeki sözlerden ileri sürülen olaylardan ve bunların yorumundan, dosyadaki diğer bilgi ve belgelerden davacının müteselsil ödetme isteği anlaşıldığı takdirde davacının müteselsilen ödetme isteği kabul edilerek sonuca varılmak gerekir. Dairemizin 22.01.2007 gün ve 2005/13689 E, 2007/517 K sayılı önceki bozma kararında da belirtildiği üzere, her ne kadar dava dilekçesinde müteselsil tahsil talebinde bulunulmamış ise de, replik layihası ve sonraki dilekçelerde davacı taraf alacağın müteselsilen tahsilini talep etmiş ve bu talebe davalılarca karşı çıkılmamıştır. Bu durumda, davalı ...'nin sözleşme hükümlerine, diğer davalıların da haksız fiil hükümlerine göre davacıya karşı müteselsil sorumlu olduğu kabul edilerek, buna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davalıların kusur oranları ile davacıya karşı sorumlu olduğuna hükmedilmesi doğru değildir. Öte yandan, delil tespiti için yapılan masraflar da yargılama giderlerinden olup, gerekçeli kararda yapılan yargılama giderlerinin açıkça gösterilmemesi karşısında, delil tespiti giderlerinin hüküm altına alınıp alınmadığı anlaşılamamaktadır. Ayrıca, davalılardan tahsiline karar verilen yargılama giderlerinin davalı taraftan müteselsilen mi, yoksa kusurları oranında mı tahsil edileceğinin de karar yerinde açıkça gösterilmesi gerekirken, infazda tereddüte neden olacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'ın tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 385,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.