TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2022 NUMARASI : 2022/465 Esas 2022/803 Karar DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 27/06/2022 KARAR TARİHİ : 07/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025 Taraflar arasındaki şirket ortaklık payı alacağının tahsili istemine ilişkin davanın yargılaması …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/613 Esas 2025/1273 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/613 KARAR NO : 2025/1273 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2022 NUMARASI : 2022/465 Esas 2022/803 Karar DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 27/06/2022 KARAR TARİHİ : 07/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2025 Taraflar arasındaki şirket ortaklık payı alacağının tahsili istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddi yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... 'ın ortağı olduğu davalı şirketin sürekli kar ettiği halde, şirket müdürü olan diğer ortak kar payı dağıtmayarak, paydaş olan müvekkilinin zararına hareket ettiğini, yine rekabet yasağını ihlal etiğini, aynı alanda faaliyet gösteren iki ayrı şirket daha kurduğunu ve işlettiğini, müvekkili tarafından davalı şirkete gönderilen paraları davalı ...'ın bu şirketlere aktardığını ve bu şekilde müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin zararına hareket ettiğini, yine yönetici olarak özenle bağlılık yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, müvekkilinin verdiği vekaletnameyi kötüye kullandığını, müvekkiline kar payı ödenmeyerek zararına neden olduğunu belirterek ve fazlaya dair haklarını saklı tutarak şirketin bilanço ve finansal tabloları vs evraklar üzerinde inceleme yapılarak, müvekkiline verilmesi gereken kar payının tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL kar payının davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 2003 yılından itibaren şirket ile ilgili bilgi almadıklarını belirttiklerinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, yine bu davanın müvekkiline yöneltilemeyeceğini, taraf ehliyeti yönünden ... aleyhindeki davanın reddini, davacının şirkete müracaat ederek genel kurul davetine ilişkin girişimde bulunup şirketin tüm defter kayıtlarını incelemesi mümkün iken bu yola başvurmasında hukuki yararın olmadığını , davacı, davalı şirketteki %50 hisseyi 1999 yılında satın aldığı ve şirketin tabelası altında şubesi olarak ... adresindeki binanın altında bulunan dükkanda kuyumculuk yapmak istediğini, o tarihten itibaren bu yerde herhangi bir faaliyette bulunmadığını, müvekkili ...'ın ise bu şirketten önce Gölbaşı Ankara adresinde bulunan ... İnş. Malzemeleri konusunda işyeri bulunduğundan burada faaliyetine devam ettiğini, bu işyerinin şirket ile ilgisinin olmadığını, davacı, davalı şirketin kağıt üzerinde ortağı olduğunu ve fiilen hiçbir şekilde şirketle ilgilenmediğini, şirkete sermaye koymadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; tüm bu yıllara ait kâr payı konusunda mahkemece doğrudan bir karar verilmesi mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacının davalı ... aleyhindeki davasının pasif husumet yokluğundan, davalı şirket aleyhindeki davasının ise esastan reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının ortağı olduğu ... İnş. Tur. Oto. Teks. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Almanya'dan geldikten sonra 16/07/1999 tarihindeki Sicil Gazetesi Sureti'nden de görüleceği üzere ...'ın tüm hisselerini devralarak şirketin %50 ortağı konumuna geçtiğini, şirketin hem kuruluş hem devamı aşamasında ...'ın talebi doğrultusunda tüm yatırımı gerek banka kanalıyla, gerekse de elden ödemelerle yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve nakdi sermayesinin tamamını ödediğini, davalı şirket adına her türlü işlem yapma yetkisini şirket müdürü, aynı zamanda davacının amcası olan ...'a verildiğini, davacı tarafından şirket tarafında yapılan işlemlerle ilgili somut veriye ulaşılamadığını , şirketin bilançosunun, cari defterlerinin, şirketin genel olarak işleyişinin nasıl ilerlediği konusunda davalı ... tarafından davacıya detaylı bilgi verilmediğini, davacı tarafından şirketle ilgili bilgi alınmaya çalışıldığında davalının devamlı olarak davacıyı oyalandığını, ...'ın mal varlığı araştırıldığında, şirket kurulmadan önce üzerinde yalnızca 1 adet ev ve paylı arsaların bulunmasına rağmen , şirketin kurulmasından sonra ise orantısız bir şekilde mal varlığında artış olduğunu, söz konusu şirketlerin adresine bakıldığında ... şirketiyle aynı adreste oldukları, faaliyet konularının aynı olup tüm firmaların yetkilisinin ... olduğunu, davacının ortağı olduğu dönemde rekabet yasağına aykırı olarak aynı ticari konulu firmalar kurulduğunu , ... tarafından TTK'nın 608,626,614,396,627,395,626 maddelerine aykırı hareket edildiğini, bu hususların tespit edilmesi için, ... şirketine ait muhasebe kayıtlarının, yevmiye defterlerinin, vergi dairelerine yazılacak müzekkerelerle birlikte kuruluşundan günümüze kadar yapmış olduğu iş ve işlemlerin tespit edilerek, şirketin karının belirlenmesi gerektiğini, TTK 608. md'sinde öngörüldüğü üzere ana sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde kar payı dağıtımının esas olduğunu, ... şirketi müdürü ve %50 pay sahibi ... tarafından ... namına yalnızca 15.000 euro tutarında ödeme yapıldığını, başkaca herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davacının ortağı olduğu davalı limited şirketten kendisine kar payının ödenmediği iddiasına dayalı kar payının tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı tarafça davalı şirkete 1999 yılında ortak olmasına ve sadece bir kez 15.000 euro kar payı almasına rağmen 2003 yılından bu yana şirketin faaliyetleri ile ilgili bilgi alamadığını, kendisine kar payı ödenmediğini bildirerek şirketin bilanço ve finansal tabloları vs evraklar üzerinde inceleme yapılarak davacıya verilmesi gereken kar payının tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL kar payının tahsilinin talep edildiği, davalı tarafça davacının kağıt üzerinde ortak olduğu, şirkete sermaye koymadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunulduğu, Mahkemece yukarıda yazılı olduğu şekilde davacının davasının reddine karar verildiği, ilgili karara karşı davacı tarafın istinafa geldiği görülmüştür. Davacının istinaf itirazları irdelendiğinde; Kural olarak bir sermaye şirketi türü olan limited şirkete, TTK.nun 533. maddesi uyarınca bu şirketin sağlayacağı kazançtan yararlanmak amacı ile ortak olunur. Yine ilke olarak bu tür şirketlerde ortağın kâr payı alacağı, ortaklar kurulunun TTK.nun 539/4. maddesi gereğince kâr dağıtma kararıyla muacceliyet kazanır. Ancak, şirket anasözleşmesinde aksine hüküm yoksa, ortaklar kurulu TTK.nun bu konudaki düzenlemeleri ile bağlı olup, tahakkuk eden kazanç üzerinde dilediği gibi tasarruf yetkisine sahip değildir. Ortaklar kurulu, bilânçoya göre ortaya çıkan kazancı dağıtmaktan keyfi bir şekilde diğer bir değişle hot be hot sarfı nazar edemez. Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırı olan kararlar iptal ettirilebileceği gibi, şirketçe kâr dağıtmama konusunda haklı bir nedene dayanmayan direnme halinde ortaklar, kazancın kanun hükümleri gereğince tespit ve dağıtılmasını da talep ve dava edebilirler. (Bkz. Ord. Prof. Dr. Halil Aslanlı-Prof. Dr. Hayri Domaniç, Limited Şirketler Hukuku ve Uygulaması İst. 1989 C.lll. Sah.454.) Öte yandan, TTK’nın 534. maddesi yollamasıyla 469. maddesinde, kanuni ve ihtiyari yedek akçelerle kanun ve esas mukavele hükümlerince ayrılması gerekli diğer paralar safi kardan ayrılmadıkça kâr payı dağıtılamayacağı belirtildiği gibi, anılan madde hükmünde kâr payı dağıtılmasına genel kurulca karar verilmedikçe kâr payı dağıtılamayacağı öngörülmüştür. (bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10.11.2009 tarih, 2008/7217 E, 2009/11649 K, 07.05.2007 tarih, 2006/3963 E, 2007/6913 K sayılı ilamları) Öte yandan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatlarına göre şirketin uzun süre kar dağıtmayarak direngen hak gelip gelmediğinin de tartışılması gerekir. Somut olayda, dosya içinde bulunan davalı şirketin karar defterinde kâr dağıtılması veya dağıtılmaması konusunda ortaklar kurulu tarafından alınmış bir kararın olmadığı anlaşılmakta ise de, davacının yönetimden genel kurula bu konuda bir gündem maddesi koymasını talep edip etmediği dosya içeriğinden anlaşılamamıştır. Hal böyle olunca, yukarıda anlatılanlar doğrultusunda davalı şirketin ticaret sicil dosyası ve defterleri dosyaya kazandırıldıktan sonra , kar dağıtımına ilişkin alınmış bir kararın olmaması nedeniyle, kuruluşundan beri kar dağıtımının nasıl yapıldığı ve kar dağıtılmama nedeniyle davalı şirketin direngen hale gelip gelmediği, dolayısıyla kar payı isteminin dava edilebilir olup olmadığı, davalı şirketin faaliyet gösterdiği sektörün genel gelişimi, davalı şirketin ekonomik faaliyet ve amaçları ayrıca şirket işlemlerinin devamlı gelişmesini veyahut mümkün olduğu kadar istikrarlı kâr payı dağıtılmasını temin bakımından davalı şirketin kâr payı dağıtmasının gerekip gerekmediği, gerekiyor ise, ne oranda dağıtması gerektiği yolunda bu sahada uzman kişilere bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak davalı şirket yönünden kar payı tahsili isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmıuştur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun davalı şirket yönünden kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda yazılı şekilde bilirkişi incelemesi yaptırıp sonucu dairesinde karar vermek üzere dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacının davalı ...'a yönelik istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun davalı şirket yönüneden KABULÜNE, 2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2022 tarih 2022/465 Esas 2022/803 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davacı vekilinin ... yönünden istinaf başvurusunun şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 4-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 170,78 TL istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine, 6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 7-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/11/2025 Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...