İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/04/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin, davalı firmadan 25/08/2017 tarihinde ... marka, ... tipi araç satın aldığını, aracın 30/06/2021 tarihinde seyir halindeyken arızalandığını, motorunun hiçbir uyarı vermeden çekişten düşerek durduğunu, aracın çekici ile diğer davalı firmanın ... servisine …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/409 KARAR NO : 2026/594 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/11/2022 NUMARASI : 2021/940 Esas - 2022/1149 Karar DAVA: Tazminat DAVA TARİHİ: 17/11/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/04/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin, davalı firmadan 25/08/2017 tarihinde ... marka, ... tipi araç satın aldığını, aracın 30/06/2021 tarihinde seyir halindeyken arızalandığını, motorunun hiçbir uyarı vermeden çekişten düşerek durduğunu, aracın çekici ile diğer davalı firmanın ... servisine götürüldüğünü, arızanın motor değişimi ile giderilebileceğinin tespit edildiğini, onarım maliyetinin %85'inin davalılarca karşılanacağının söylendiğini, aracın 67 gün serviste kaldığını, bu arada ikame araç verilmediğini, aracı alabilmek için onarım bedelinin %15'i olan 62.102,12-TL ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, 06/09/2021 tarihinde aracı onarılmış olarak teslim aldıklarını, ancak onarım sonrasında 10/09/2021 tarihinde aracın arıza uyarısı verdiğini, 13/09/2021 tarihinde yapılan servis incelemesinde aracın bir su hortumunun eksik olduğunun belirlendiğini, hortum takılmasından sonra 14/09/2021 tarihinde aracın müvekkiline teslim edildiğini, ancak yine 17/09/2021 tarihinde yeniden arızalandığını, 18/09/2021 tarihinde servise götürüldüğünü, motorun onarıldığını, aracın halen ancak 100-150 km içinde 1,5 litre su ilavesi ile kullanılabildiğini belirterek değer kaybından kaynaklanan şimdilik 10.000-TL'nin ve müvekkilinin aracın motoru yenilenirken ödediği tutardan şimdilik 1.000-TL'nin 24/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ISLAH - BEDEL ARTIRIM : Davacı vekili 10/10/2022 tarihli dilekçesiyle; kısmi dava olarak açtığı 1.000-TL onarım bedeli talebini 62.102,28-TL'ye, belirsiz alacak davası olarak açtığı 10.000-TL değer kaybı kaynaklı maddi tazminat talebini 60.000-TL'ye yükseltmiştir. CEVAP: Davalılar vekili; süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, aracın üretimden kaynaklanan bir ayıbı olmadığını, kullanıcısına 4 yıl boyunca fayda sağladığını, araçtan faydalanmayı “önemli ölçüde” azaltan bir kusuru bulunmadığını, araçta giderilemeyen ve tekrarlayan hiçbir arıza ortaya çıkmadığını, arızanın kullanım hatası sonucu da meydana gelebileceğini, bu açıdan aracın kaza ve hasar geçmişinin incelenmesi gerektiğini, aracın motorunun yenilerek onarılması sonucu değer kaybedeceği yönündeki iddianın hiçbir mesnedi olmadığını, onarımın yetkili serviste orijinal parçalar kullanılarak yapıldığını, bu bakımdan da bir değer kaybının söz konusu olamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı şirket tarafından sıfır km olarak satın alınan aracın motorunda üretimden kaynaklanan gizli ayıp olduğu, bu nedenle motor değişiminin yapıldığı, motor değişimi için davacıdan haksız yere 62.102,28-TL onarım bedelinin alındığı, yine motor değişiminin araçta 60.000-TL değer kaybına sebep olduğu, davalılarca zamanaşımı definde bulunulmuşsa araçtaki motor arızasının üretimden kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu, bu durumun ağır kusur olarak kabul edileceği ve zamanaşımı süresinin işlemeyeceği, müteselsil sorumluluğu bulunan davalılar için TTK'nın 18/3. maddesi uyarınca 28/09/2021 tarihinde temerrüt durumunun gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 60.000-TL değer kaybı tazminatı ile 62.102,28-TL onarım bedelinin 28/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili; süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, garanti süresinin dolduğunu, aracın üretimden kaynaklanan bir ayıbı olmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda araca ne gibi bir test uygulandığı ve inceleme yapıldığı, hangi sonuçlara ulaşıldığına dair bir bilgi bulunmadığını, bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin yönetmeliğe aykırı olduğunu, değer kaybının hatalı hesaplandığını, araçtan faydalanmayı “önemli ölçüde” azaltan bir kusuru bulunmadığını, araçta giderilemeyen ve tekrarlayan hiçbir arıza ortaya çıkmadığını, arızanın kullanım hatası sonucu da meydana gelebileceğini, bu açıdan aracın kaza ve hasar geçmişinin incelenmesi gerektiğini, aracın motorunun yenilerek onarılması sonucu değer kaybedeceği yönündeki iddianın hiçbir mesnedi olmadığını, onarımın yetkili serviste orijinal parçalar kullanılarak yapıldığını, bu bakımdan değer kaybının söz konusu olmayacağını, kabule göre faize ıslah tarihinden itibaren hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı onarım bedelinin iadesi ve değer kaybı kaynaklı zararın tazmini istemine ilişkindir. Çözülmesi gereken uyuşmazlık; dava konusu araçtaki arızanın ayıptan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalı satıcının ağır kusurlu olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. Satıcının ayıba karşı tekeffül borcu TBK'nın 219 vd maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 219. Maddesine göre satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Bununla birlikte TBK m.225/1 hükmüne göre ise ağır kusurlu olan satıcının, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulması mümkün değildir. Ağır kusur (iğfal) halinde alıcı, ticari satımdaki ayıp ihbar sürelerine uyulmaksızın, kanundan doğan haklarını kullanabilir. TBK'nın 231. maddesi hükmüne göre, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Satıcı tarafından daha uzun süreli garanti verilmiş ise, zamanaşımı süresinin garanti süresinin sonuna kadar uzayacağı ve bu sürenin sonuna kadar dava açılabileceği Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir. Somut olayda davacının, 28/08/2017 tarihinde satın aldığı araçta 30/06/2021 tarihinde motorunda meydana gelen arıza nedeniyle davalı satıcı ve satıcının yetkili servisine müracaat ettiği, araçtaki arızanın motor değişimi ile giderildiği, onarım işleminin % 85'in davalılarca üstlenildiği, davacının % 15'e tekabül eden onarım masrafı olarak 62.102,12-TL ödeme yaptığı, davacı araçtaki arızanın ayıptan kaynaklandığını ileri sürerek davalılara ödediği bedelle birlikte değer kaybı nedeniyle oluşan zararının tazminini talep ettiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda araç henüz 65.000 km'de iken meydana gelen arızanın üretim hatası niteliğinde olduğu, arızanın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Dosyadaki servis formlarına göre aracın bakımları düzenli olarak davalılara ait serviste yapılmıştır. Diğer taraftan davalılarca onarım giderinin tamamına yakını üstlenilerek ayıp olgusu kabul edilmiştir. Bu durumda tüm servis bakımları yetkili serviste yapılan dava konusu araçta kullanımdan kaynaklanmayan ve davalı tarafça da kabul edilen bu arızadan dolayı davalıların ayıba karşı tekeffül sorumluluğu bulunduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. Diğer taraftan araçtaki ayıp olgusu benimsenerek borç kabulü söz konusu olduğundan TMK'nın 2. maddesi gereğince çelişkili davranış yasağına aykırı bir şekilde ileri sürülen zamanaşımı def’inin dinlenmesi mümkün olmadığı gibi ayıbın giderildiği tarih ile dava ve ıslah tarihi itibariyle 2 yıllık sürenin dolmadığı da anlaşılmakla davalıların zamanaşına yönelik itirazları yerinde görülmemiştir. Aracın gizli ayıplı ve ayıp ihbarının da süresinde olduğu tespit edildiğine göre, araç onarım bedelinden davalıların sorumlu olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. TBK'nın 227/4 maddesinde, aynı hükümde düzenlenen ayıptan kaynaklı seçimlik haklar yanında, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur. Dolayısıyla, ayıpla bağlantılı değer kaybı gibi maddi zararlardan satıcının sorumluluğu bulunmaktadır. Somut olayda; olağan kullanım sınırları içerisinde henüz 65.000 km'de meydana gelen arızadan dolayı aracın en önemli aksamı olan motor değiştirilmek suretiyle yapılan onarım işleminin ikinci el piyasasında araca olan ilgiyi azaltacağı ve aracının değerinde düşüklüğe yol açağı açıktır. Bilirkişilerce aracın kullanıldığı km, yaşı, onarımın yapıldığı aksamı da dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucu belirlenen değer kaybı kaynaklı tazminat miktarında hakkaniyete aykırılık görülmemiştir. Davacının keşide ettiği 21/09/2021 tarihli ihtarname ile davalıları 28/09/2021 tarihinde temerrüte düşürdüğü anlaşılmakla davalıların faizin başlangıç tarihine ilişkin istinaf nedenleri de yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 8.340,80-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.085,90-TL harcın mahsubu ile kalan 6.254,90-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 36-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.01/04/2026