7. Hukuk Dairesi 2012/4537 E. , 2012/7156 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, hasımlı olarak açılmış mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İddia, savunma, toplanıp değerlendirilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacı ile muris arasındaki evliliğin ölüm ile sona erdiği, murisin diğer mirasç…
**7. Hukuk Dairesi 2012/4537 E. , 2012/7156 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, hasımlı olarak açılmış mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İddia, savunma, toplanıp değerlendirilen deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacı ile muris arasındaki evliliğin ölüm ile sona erdiği, murisin diğer mirasçılarının, muris ile davacı arasındaki evliliğin butlan nedeni ile iptali için murisin ölüm gününden sonra dava açtıkları anlaşılmaktadır. Mahkemece Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.10.1994 tarih ve 1993/2 ve 756 esas ve 1994/638 karar sayılı ilamına dayanılarak davacı ile murisin evliliğinin ölüm ile sonuçlandığı, butlan davasının sonucunun mirasçılık belgesi verilmesi yönüyle etkili olamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, tarafların sıfatına, dosya kapsamında toplanan delillere uygun düşmemiştir. Miras bırakanın ölüm gününde yürürlükte bulunan 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 146 ve 147 . maddelerinde öngörüldüğü üzere mutlak butlan davasının ilgili olan herkes tarafından açılabileceğinin belirtilmesi karşısında 159. maddesinde öngörülen dava hakkının mirasçılara geçmeyeceği hükmünün, ilgililer yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı, bir başka anlatımla mutlak butlanla evlilik birliğinin iptalini istemekte ölen eşin mirasçılarının doğrudan menfaatinin bulunduğunun kabulü gerekir. Aynı kanunun 159. maddenin 2. cümlesinde "Dava sonucunda evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş yasal mirasçı olamayacağı gibi daha önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları da kaybeder" hükmü getirilmiştir( HGK. 2011-7-695 esas 2011/673 karar 02.11.2011 tarihli ilamı). Bir başka anlatımla; mutlak butlan davasında sağ kalan eşin iyiniyetli olmadığının belirlenmesi halinde mirasçı olamayacağı dikkate alındığında eldeki mirasçılık belgesinin verilmesi istemine ilişkin davada da mutlak butlan davasının sonucunun beklenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki, Mahkemece hükme dayanak yapılan HGK kararının 743 Sayılı Medeni Kanunun yürürlükte bulunduğu döneme ait olduğu, eldeki davada ise muris ...'nin 13.12.2009 olan ölüm gününde yürürlükte bulunan 4721 Sayılı Medeni Kanunun uygulanması gerektiği gözden kaçırılmıştır. Öte yandan; 4721 sayılı Medeni Kanunun 575. maddesi hükmüne göre miras, miras bırakanın ölümü ile açılır. Mülga 2675 Sayılı Kanunun 22/1. maddesi hükmüne göre de miras ölenin milli hukukuna tabidir. Türkiye'de bulunan taşınmaz mallar hakkında Türk Hukuku uygulanır. Mirasın açılması sebeplerine, iktisabına ve taksimine ilişkin hükümler terekenin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir.