11. Hukuk Dairesi 2021/5989 E. , 2023/1171 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi TARİHİ SAYISI 2018/3446 Esas, 2021/1274 Karar HÜKÜM Esastan ret SAYISI 2016/255 E., 2018/333 K. Taraflar arasındaki marka ve ticaret unvanına tecavüz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan r
**11. Hukuk Dairesi 2021/5989 E. , 2023/1171 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi TARİHİ SAYISI 2018/3446 Esas, 2021/1274 Karar HÜKÜM Esastan ret SAYISI 2016/255 E., 2018/333 K. Taraflar arasındaki marka ve ticaret unvanına tecavüz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın 39, 41, ve 45. sınıfa giren tüm emtialarda 2015 yılından itibaren tescilli 2015/47144 ... GROUP ibareli markasının bulunduğunu, davalının ticaret unvanı ve markasında yer alan ... TRAKYA GRUP ibaresinin davacı markasına ve ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek davalının ticaret unvanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 56, 57 ve 58 inci maddeleri ve mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7, 8 ve 9 uncu maddeleri ile 35 inci maddesi bağlamında 43 üncü maddenin ilgili hükümleri gereği terkinine karar verilmesini, davalının ... GROUP ibaresini kullanmasının engellenmesini, davalının bu ibareyi içeren her türlü tanıtıcı evrak vs. kayıtlarına el konularak imhasına karar verilmesini, maddi ve manevi tazminat hakları ile fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların faaliyetlerinin ticaret sicil kayıtlarında belirli olduğunu, davalı şirketin unvanının ... Trakya Grup Kırtasiye Temizlik Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, unvandan, müvekkili şirketin kırtasiye ve temizlik malzemeleri satışı ile iştigal ettiğinin anlaşıldığını, şirketin kurucusunun ... olduğunu, müvekkili şirketin kurulmasından önce de şirketin kurucu ortağı ve müdürü olan ...'in kendi adına ... Kırtasiye isimli şahıs firmasının olduğunu, ... Trakya Grup ibaresinin davacı şirketin tekelinde bulunmadığını, yaşadıkları coğrafi bölgenin Trakya olarak anıldığını, ... unvanına ilişkin ibarenin ise ...'in soyadı olduğu için tercih edildiğini, davacı şirketin unvanının ... Sos. Hizm. Taş. Teks. Met. Cam. Elk. Pls. Gıda ve Muh. Ger. San. ve Tic. Ltd. Şti. olup sosyal hizmetler adı altında hizmet verdiğinin anlaşıldığını, davacı şirketin ... Grup isimli markasını müvekkilinin bilmek zorunluluğunun da bulunmadığını, markaya tecavüzün bulunmadığını, Çorlu'da ... ile başlayan başka firmaların da olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 31.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda, '' ...Markaya tecavüz koşullarının oluşmadığı, haksız rekabet koşullarının oluşmadığı, ticaret unvanı terkini koşullarının oluşmadığı" şeklinde rapor düzenlendiği, itiraz üzerine alınan 04.12.2017 tarihli bilirkişi raporunda: '' ... markasal anlamda davalı tarafça davacının tescilli markalarına yönelik bir tecavüzün söz konusu olduğu ve bu nedenle davacının 556 sayılı KHK çerçevesinde talep haklarının bulunduğu, davalının ticaret unvanının davacının ticaret unvanına haksız rekabet hükümleri çerçevesinde iltibas oluşturmadığı" kanaatine yer verildiği, raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek üzere alınan 04.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda: '' .... davalının şirket amaç ve konusunun davacı markasının kapsamındaki mal ve/veya hizmetler ile aynı veya aynı tür olmadığı, "..." ibaresinin yaygın kullanımı bulunan bir isim-soyismi olması, bu bağlamda markasal ayırt edici gücünün zayıflığı göz önüne alındığında davacı markası ile davalı ticaret unvanı arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, İştigal alanlarının farklı olması nedeniyle, 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesi anlamında tecavüz fiilinin oluşmadığı davalının haksız rekabet koşullarının oluşmadığı, davalı ticaret unvanının sicilden terkini için gerekli koşulların oluşmadığı" tespitine yer verildiği, toplanan delillere ve yapılan yargılamaya göre davacının kullandığı ... markasının davalının kullandığı markayla karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, iştigal alanlarının farklı olması nedeniyle, 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesi anlamında tecavüz fiilinin oluşmadığı, davalının haksız rekabeti koşullarının oluşmadığı, davalı ticaret unvanının sicilden terkini için gerekli koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun atanmasına dair ara kararda belirtildiği halde heyette öğretim üyesi bulunmadığını, davacının tanınmışlığı açısından İstanbul ya da İzmir Mahkemelerinden öğretim üyelerinden oluşan heyetten rapor alınması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hukuka aykırı değerlendirmelerde bulunulduğunu, marka tecavüzüne ilişkin olarak karıştırılma ihtimali ve sınıf benzerliği ölçütleri dikkate alınmaksızın davacının tescilli markası ile davalı unvanının orta düzeyde benzer olduğu ve davacı markasının 41. sınıfta yer alan hizmetlerde (eğitim öğretim hizmetleri, dergi kitap yayıncılığı hizmetleri) davalının faaliyet alanında yer alan kırtasiye sektörü arasında düşük düzeyde benzerlik olduğunun belirtildiğini, raporda müvekkili şirket ile davalının ticaret unvanın esas unsur olarak aynı ve benzer olduğunun belirtildiğini, müvekkili firmanın ... GROUP/GRUP olarak tanınmışken, davalının da aynı grup firması adı altında ve Trakya bölgesinde şube şeklinde faaliyette bulunuyormuş gibi bir algı oluşturacak şekilde tüketiciyi yönlendirerek ... TRAKYA GRUP ticaret unvanını kullandığını, bu benzerliğin orta düzeyde olmayıp müvekkili firmanın grup firmasıymış gibi ticaret unvanı kullanıldığını, bu hususun bilirkişilerce değerlendirilmediğini, davalı ile müvekkili şirketin iştigal alanlarının benzer aynı olmadığı tespitinin doğru olmadığını, İstanbul 2. Fikri ve Sınaî Haklar Mahkemesinin 2017/32 talimat dosyasından aldırılan, Prof. Dr. Ayşe Nur Berzek, Prof. Dr. Ömer Özkan ve Yrd. Doç. Deniz Topçu tarafından düzenlenen bilirkişi raporundaki marka hukukundaki değerlendirmelerin yerinde olduğunu, bilirkişi heyet raporunda müvekkili firmanın tanınmışlığı hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, davalının aynı bölge ve benzer faaliyet alanındaki müvekkiline ait bu unvanı kullanmasının haksız rekabet teşkil ettiği halde bilirkişilerin, davalının ticaret unvanı kullanımının müvekkili şirketin marka hakkını ihlal etmediğinden bahsile haksız rekabetin ve de ticaret unvanının terkini koşullarının oluşmadığını belirterek başkaca incelemede bulunmadıklarını, bilirkişilerin kendilerini mahkemenin yerine koyarak görüş bildirdiklerini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak ek rapor rapor alınarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına 2015/47144 sayılı şekil+... Group markasının 39, 41, 45. sınıflarda tescilli olduğu, davalı şirketin ... Trakya Grup Kırtasiye Temizlik Malzemeleri San. ve Tic. Ltd.Şti. unvanı ile 08.01.2016 tarihinde tescil edildiği ve kırtasiye ürünleri, temizlik ürünleri perakende ticareti, binaların genel temizliği hizmetleri, katı yakıtlar ve bunlarla ilgili ürünlerin toptan ticareti faaliyet alanlarında tescil edildiği, davacı şirketin ... Güvenlik Taşımacılık ve Sosyal Hizmetler Sanayi İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. unvanı ile 06.06.1998 tarihli ana sözleşme ile güvenlik, temizlik, bahçe düzenlemesi ve bakımı, her nevi sosyal tesisin işletilmesi, taşımacılık iştigal alanında 16.08.1998 tarihinde tescil edildiği, 11.10.2004 tarihli ortaklar kurulu kararı ile ticaret unvanının ... Sosyal Hizmetler Taşımacılık Güvenlik, İnş, Kimya. Özel Beden Eğitimi ve Spor Tesisleri İşletmeciliği Sanayi İç ve Ticaret Ltd. Şti. şeklinde değiştirildiği, ticaret unvanının 22.01.1999 tarihinde ... Sos. Hizm. Taş. Teks. Met. Cam. Elk. Pls. Gıda ve Muh. Ger. San. ve Tic. Ltd. Şti. şeklinde değiştirildiği, önceki faaliyet alanlarına ek olarak inşaat işleri, kimya, özel beden eğitimi ve spor tesisleri işletmeciliğinin de eklendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun öğretim üyesi bilirkişilerden alınmaması sonuca etkili olmadığından davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı, davacı şirketin ticaret unvanında ... ibaresini, davalı şirketten önce, 1998 yılından itibaren kullandığı anlaşılıyorsa da, davalı şirketin kırtasiyecilik alanında faaliyet gösterdiği, davacı şirketin faaliyet sahasının tamamen farklı olduğu, aynı alanda iştigal etmediklerini kaldı ki davalının ticaret unvanında, davalı şirket yetkilisinin soyadı olan ... ibaresinin yanına TRAKYA GRUP ibaresi ve faaliyet alanını gösteren Kırtasiye, Temizlik Malzemeleri ibareleri getirilerek ticaret unvanın farklılaştırıldığı, davalının tescilli ticaret unvanını kullanması hukuka uygun ve yasaların kendisine verdiği yetki kapsamında olduğundan, tek başına ticaret unvanı kullanımının davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet meydana getirdiğinden bahsedilemeyeceği, davalının, ticaret unvanının çekirdek unsuru olan ... TRAKYA GRUP ibaresini markasal olarak kullandığına dair delil sunulmadığı gibi, davacı vekilinin de bu yönde bir iddiasının bulunmadığı, davacı vekili dava dilekçesi ve istinaf dilekçesinde davacı firmanın tanınmış bir firma olduğuna dair beyanlarda bulunmuşsa da, markanın tanınmış olduğuna dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, mülga 556 sayılı KHK’nın 9 uncu ve 61 inci maddelerinde, tek başına ticaret unvanı tescil ettirilmesinin marka hakkına tecavüz teşkil edeceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 4 numaralı alt bendinde “başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” fiilinin haksız rekabet teşkil ettiğinin düzenlendiği, 52 nci maddesinde ticaret unvanlarının başkalarınca haksız kullanımı veya tesciline karşı koruma getirildiği, somut olayda tarafların iştigal alanlarının farklı olduğu, davalının ticaret unvanını markasal olarak kullandığı ve davacı markasının tanınmışlığının iddia ve ispat edilmediği, davalının kırtasiyecilik faaliyet alanı ile davacı markasının tescilli olduğu sınıflar arasında ayniyet bulunmadığı gibi iltibas ihtimali yaratacak düzeyde benzerlik de bulunmadığı, unvan terkini için gerekli koşulların oluşmadığı kanaatiyle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini yinelemiş, istinaf mahkemesince verilen kararın bozulmasını istemiştir C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sonradan tescil edilen davalı ticaret unvanının davacı markasına ve ticaret unvanına tecavüz oluşturup oluşturmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 52, 54 ve devamı maddeleri. 3. 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesi 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava, sonradan tescil edilen davalı ticaret unvanının davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığının tespiti, men'i, ref'i, ticaret unvanı ve haksız rekabetin tespiti taleplerine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Unvanına tecavüz edilen kişinin haklarını düzenleyen 6102 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin birinci fıkrası; "Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir." düzenlemesini havidir. Somut olayda davacının ticaret unvanı ... Sos. Hizm. Taş. Teks. Met. Cam. Elk. Pls. Gıda ve Muh. Ger. San. ve Tic. Ltd. Şti., davalının ticaret unvanı ise ... Trakya Grup Kırtasiye Temizlik Malzemeleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'dir. Her iki unvanın kılavuz unsuru ... ibaresi olup her iki şirket de aynı bölgede faaliyette bulunmaktadır. Bu durumda tescili davacı unvanından sonra olan davalının unvanı davacının ticaret unvanı ile karıştırılacak boyutta olup davacı unvanına tecavüz oluşturmaktadır. Hal böyle olunca mezkûr hüküm uyarınca ticaret unvanına tecavüzün kabulü ile ... ibaresinin davalının unvanından çıkarılmasına ve böylece tecavüzün ref'ine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ticaret unvanına tecavüzün tespiti ve men'i talebinin de reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.