T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/319 - 2026/792 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/319 KARAR NO : 2026/ 792 KARAR TARİHİ : 06/05/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH :07/05/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 26/08/2024 KARAR TARİHİ : 25/09/2025 NUMARASI : 2024/54…
T.C. SAKARYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/319 - 2026/792 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/319 KARAR NO : 2026/ 792 KARAR TARİHİ : 06/05/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH :07/05/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA TARİHİ : 26/08/2024 KARAR TARİHİ : 25/09/2025 NUMARASI : 2024/540 Esas - 2025/613 Karar DAVACI : KRİSTAL KOLA VE MEŞRUBAT SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : SAKARYA ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA İHBAR OLUNAN : GIG SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) HÜKÜM : Kararın kaldırılması-Gönderme İSTİNAF EDEN : Davacı vekili Taraflar arasındaki "Tazminat (Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)" davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı davacı tarafından istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait fabrikanın bulunduğu bölgede elektrik şebekesinden kaynaklı olarak sıkça elektrik kesintisi yaşandığını, işbu davaya konu olan zarar 01/10/2023 ve 02/10/2023 tarihlerinde gerçekleşen elektrik kesintileri (elektriğin sürekli gidip gelmesi) nedeniyle meydana geldiğini, bu elektrik kesintileri sebebiyle makinelerde elektronik ve mekanik arızalar meydana geldiğini, bu arızalar sebebiyle ilgili firmalardan servis hizmeti alınmış olup, bu arızaların onarımında yedek parça değişimleri de yapıldığını; müvekkilinin fabrikasında meydana gelen elektrik dalgalanması sonucu oluşan zararlar, doğrudan SEDAŞ’ın elektrik dağıtım hizmeti sürecindeki sorumluluklarından kaynaklandığını; enerji nakil hatlarının yapı eseri kapsamında olduğundan, enerji nakil hattının sahibi bu tesisin korunmasından bu bağlamda bakım eksikliğinden doğan zarardan kusursuz olarak sorumlu olduğunu; 01/10/2023 ve 02/10/2023 tarihlerinde dağıtım şirketinden kaynaklanan sebeplerle elektrik kesintileri ve dalgalanmaları gerçekleşmiş olup, 101.918,40 TL ve 3.672,00 EURO maddi zarara uğradığını; 01/10/2023 ve 02/10/2023 tarihlerinde meydana gelen bu zararlara ilişkin olarak yasal süre içerisinde müvekkili şirket vekilleri tarafından Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş.'ne 06/10/2023 tarihli dilekçe ile başvurulduğunu, Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. Tarafından müvekkilinin 06/10/2023 tarihli talebi reddedildiğini; servis tutanakları arızaların şebekeden kaynaklanan sebeplerle meydana geldiğini ve dolayısıyla dağıtım şirketinin yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve sunduğu hizmetin ayıplı olduğunu belirterek maddi tazminat talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı defi, süre, husumet ve yetki itirazında bulunduklarını, 01.10.2024 tarihinde Sapanca Kırkpınar mahallesinde OG hattında meydana gelen arıza nedeniyle tek seferlik enerji kesintisi yaşandığını, SEDAŞ ekiplerinin arızayı gidermek için alternatif hat üzerinden enerji verdiğini, aynı gün arızanın giderilerek gece saatlerinde normale döndürüldüğünü, 02.10.2024 tarihinde herhangi bir kesinti yaşanmadığını, arızalı hattın davacıya 1,5 km uzaklıkta olup aynı bölgede OG'de 7, AG'de 210 abonenin bulunduğunu, bu kesintiden etkilendiğini iddia eden tek kişinin davacı olduğunu, bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, hasar iddialarının müvekkil şirketten kaynaklanmadığına dair kuvvetli karine oluştuğunu, davacının OG seviyesinde abone olması nedeniyle trafodan itibaren sorumluluğun kendisine ait olduğunu, hasarın davacının OG tesisleri veya iç tesisatından kaynaklanmış olabileceğini, sunulan faturaların teknik veri içermediğini ve kesintiyle ilişkilendirilemeyeceğini, davacının EPDK mevzuatına uygun başvuru yapmadığını, 01.10.2023 tarihinde benzer bir kesintide gerilim değişikliğinin cihaz hasarına yol açmayacağını, zararın objektif tespitinin gerekli olduğunu, müvekkil şirketin herhangi bir kusur ve ihmali bulunmadığını, kesinti ile zarar arasında illiyet bağı olmadığını belirterek davanın reddini ve sigorta şirketine ihbar edilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına göre; ...Davacının hasarlanan emtialar dışında diğer elektrik ile çalışan cihazlarda benzer hasarların meydana gelmemesi nedeniyle davalıya somut olmayan tahmin ve yorumlarla kusur yüklemeyeceği nazara alınarak davalının kusurlu olduğunu kanıtlayamayan davacının davasının reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemenin 26/09/2025 tarihli kararının, aynı hattan beslenen diğer kullanıcıların zarar görmemiş olmasını gerekçe göstererek davacının zararının oluşmadığı sonucuna varmasının hukuka aykırı olduğunu, çünkü davacı şirketin bölgedeki tek yüksek kapasiteli trafo kullanan işletme olduğunu ve hassas endüstriyel cihazlarının anlık voltaj dalgalanmalarına karşı savunmasız olduğunu, hasarın elektrik kesintisinden kaynaklandığını gösteren somut bulgu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddinin de hatalı olduğunu, zira 01-02/10/2023 tarihlerindeki kesintilerin kayıtlarla sabit olduğunu ve teknik servis raporlarının arızaların bu kesintilerle bağlantılı olduğunu gösterdiğini, bilirkişi raporunun yerinde inceleme yapılmadan varsayıma dayalı hazırlandığını, 4628 sayılı Kanun ve ilgili yönetmeliklerle 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 69. ve 71. maddeleri uyarınca davalı dağıtım şirketinin kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, bu nedenle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, yeni bilirkişi incelemesi yapılarak davamızın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 27.10.2025 tarihli istinaf başvurusunun reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, "Tazminat (Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)" istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 Sayılı HMK, 6098 sayılı TBK, 6102 sayılı TTK, 3. Değerlendirme Davada, elektrik aboneliği sözleşmesi kapsamında voltaj dalgalanması nedeniyle davacının işletmesinde meydana gelen zararların tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek duruşmasız olarak yapılmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Dava konusu olayda davalı şirket (SEDAŞ) bölgede elektrik enerjisinin dağıtımını yerine getirmektedir. Bu faaliyet, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalı şirketin sorumluluğu, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluktur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2020/1899 E., 2020/4058 K. Nolu 14/09/2020 tarihli ilamında da vurgulandığı üzere; Kusur aranmaksızın sorumluluğun düzenlendiği haller, kusursuz sorumluluk halleri olarak ifade edilmektedir. Doktrinde kusursuz sorumluluk halleri olağan sebep sorumluluğu-tehlike sorumlu- luğu şeklinde ikili ayırıma tabi tutulurken, TBK tarafından açıklanan hakkaniyet sorumluluğu- özen (sebep) sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ayırıma tabi tutulduğu görülmektedir. Denetleme ve gözetimde özen (cura in custodio) gereği, kusur unsur olarak aranmaz. Özen sorumluluğuna dayalı kusursuz sorumluluğun düzenlendiği TBK'nın 69. maddesi gereğince "…imal olunan her hangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur." TBK'nın 71/1.maddesine göre de; "Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur." Belirtilen yasal düzenlemeler gereğince, davalı, zarar- landırıcı sonucun doğmasına yol açan enerji hattının yapım ve bakım eksikliklerinden kaynaklanan zararlardan sorumludur. Sorumluluktan kurtulmanın olumsuz koşulu ise, zarar ile yapım bozukluğu ve bakım eksikliği arasındaki nedensellik bağının kesilmiş olmasıdır. Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira, bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığı çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, yine de çoğu zaman zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple, sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından; bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sf: 14-15) Kusursuz sorumlulukta, zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur. Aksine kusursuz sorumlu olan davalının, olayla zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir. Sorumluluk hukukunun önemli öğelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Uygun illiyet bağı ancak, üç halde kesilir. Bunlar; mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusurudur. Somut olay değerlendirildiğinde, davacı şirkete ait işletmeye yönelik davalı ile abonelik sözleşmesinin kurulduğu, 01-02/10/2023 tarihinde elektrik kesintisi meydana geldiği, bu sebeple işletmedeki elektrik tesisatı ve eşyaların zarar gördüğü, ayıplı hizmet sebebiyle oluşan zararın giderilmesi onarım ve yenileme hizmeti aldıkları, buna dair faturalara dayandıklarını belirterek ayıplı ifadan kaynaklanan zararın tazmini için eldeki davayı açmıştır. Dava konusu yerde, ... tesisat numarası ile 03/01/2023 tarihinde davacı adına abonelik sözleşmesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Sorumluluk hukukunun önemli öğelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmişse de, hükme dayanak rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte değildir. Mahkemece yapılacak iş; öncelikle zararın meydana geldiği dönemdeki elektrik kesintilerinin elektrik idaresinden sorulması, elektrik kesintilerinin yönetmelikte belirtilen sınırlar içerisinde kalıp kalmadığının tespit edilmesi, voltaj akımındaki ani yükselmenin ve düşüşlerin hangi dönemde ve hangi saatte olduğunun tespiti net olarak belirlendikten sonra, sözkonusu elektrik kesintisi ve voltaj dalgalanmalarının davacının iddia ettiği hasarı yaratıp yaratmadığının araştırılması, davacının da oluşan zararda kusuru olup olmadığı değerlendirilerek, davacı ve davalının yaptığı itiraz da dikkate alınarak yeniden kusur ve hasar raporu alınması belirtilen hususlarda gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi olmalıdır. V.KARAR Açıklanan nedenlerle; belirtilen eksikliklerin tamamlanması amacıyla dosyanın 6100 Sayılı H.M.K'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 25/09/2025 tarih, 2024/540 E - 2025/613 K sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı tarafça yatırılan istinaf maktu karar harcının (615,40 TL) istek halinde iadesine, 4-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6, maddesi gereğince KESİN olmak üzere 06/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır