11. Hukuk Dairesi 2012/15832 E. , 2013/13229 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Samsun 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/04/2012 tarih ve 2011/345-2012/175 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2012/15832 E. , 2013/13229 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Samsun 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/04/2012 tarih ve 2011/345-2012/175 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, Samsun 4. Noterliği'nin 19/10/2006 tarih ve 22262 yevmiye sayılı limited şirket hisse devir sözleşmesi kapsamında davalının dava dışı limited şirkete ait tüm hisselerinin 32.750,00 TL bedelle müvekkiline devredildiğini, ancak davalının sözleşme gereğince ortaya çıkan taahhüdünü yerine getirmediğini, hisselerin ticaret sicil memurluğu nezdinde devrinin gerçekleştirilmediğini, bu kapsamda hisse devri sebebiyle ödenen bedelin tahsili için müvekkili tarafından icra takibi başlatılmış ise de, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazının iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili ile şirket ortağı olan davacının babası arasında hisselerin davacıya devrine ilişkin imzalanan 18.10.2006 tarihli sözleşme kapsamında karşı tarafın edimlerini tam olarak yerine getirmediğini, buna rağmen müvekkilinin noterde hisse devrini gerçekleştirdiğini, devrin şirketin pay defterine işlenmemesinde ve bu konuda ortaklar kurulu kararı alınamamasında müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin ticaret sicil memurluğu nezdinde hisseleri devretmeye hazır olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı limited şirketin ana sözleşmesinin 14. maddesinde payın devri için tüm şirket ortaklarının bu devire muvafakat etmesi gerektiğinin düzenlendiği, somut uyuşmazlıkta tüm ortakların davacı ve davalı arasındaki pay devrine muvafakat ettiğine ilişkin bir ortaklar kurulu kararı bulunmadığı gibi 18.10.2006 tarihli ortaklar kurulu kararının yanlızca iki ortak tarafından alındığı, dava dışı şirketin 3. ortağı olan Naim Odabaşı'nın bu devire muvafakat ettiğine ilişkin hiçbir beyanının bulunmadığı, bu kapsamda davacı ve davalı arasında ki 19.10.2006 tarihli hisse devri sözleşmesinin geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmeye istinaden verilenlerin iadesi gerektiği, hisse devrine ilişkin noter sözleşmesinde devir bedelini nakden ve tamamen aldığının ifade edildiği, davacının 32.750.00 TL asıl alacak 349.33 TL faiz olmak üzere davalıdan takip tarihi itibariyle toplam 33.099,33 TL alacaklı bulunduğu, asıl alacak yönünden alacağın likit ve belirlenebilir olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, icra takibinin 33.099,33 TL üzerinden devamına, asıl alacak olan 32.750.00 TL ye takip tarihinden itibaren %26.67 yi aşmayacak şekilde artan -eksilen faiz uygulanmasına, asıl alacak üzerinden hesaplanacak %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Ancak, taraflar arasındaki uyuşmazlık ticari iş niteliğindeki limited şirket hisse devir sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, mahkemece hüküm fıkrasında icra takip tarihinden itibaren işleyecek faizin türü belirtilmeksizin yanlızca faiz oranının yazılması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1 nolu bendindeki “%26.67 yi aşmayacak şekilde artan-eksilen faiz uygulanmasına'' ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “% 26.67'yi aşmayacak şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.