11. Hukuk Dairesi 2016/9647 E. , 2018/2290 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/02/2016 tarih ve 2014/361-2016/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İsmail Kalem tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tuta…
**11. Hukuk Dairesi 2016/9647 E. , 2018/2290 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/02/2016 tarih ve 2014/361-2016/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İsmail Kalem tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin bilgisayar ve iletişim teknolojileri alanında faaliyet gösterdiğini, ... Telekominikasyon A.Ş’nin 11.10.2011 tarihinde 31.000.000 USD bedelle müvekkilinin 11.000.000 TL tutarında ödenmiş sermayesini temsil eden hisselerini satın aldığını, kritik şirket bilgisine sahip üst düzey 14 çalışanın istifa ederek davalı firmada çalışmaya başladığını, çalışanların müvekkilinin enterprise alt yapı çözümleri departmanının tamamını ve finans sektörü satış departmanının % 80’ini oluşturduğunu, bu kişilerin zaman, emek ve eğitim maliyeti gerektiren müvekkilinin ana faaliyetini yürüten ekip olduğunu, çalışanların ayartılmak suretiyle haksız rekabet hükümlerinin ihlal edildiğini, davalının satış kontratı bilgilerini ele geçirdiğini, müşteri sözleşme koşullarını haksız biçimde kullanmaya başladığını, 13/09/2012 tarihli ihtarname keşide edildiğini, ihlallerin devam ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile hukuka aykırı eylemler nedeniyle uğranılan değer kaybının tespitini, şimdilik 10.000 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı şirketten ayrılan bir kısım çalışanın müvekkiline başvuru yaptıklarını ve işe alındıklarını, davacı şirkette kontrat yönetimi direktörü olarak çalışan kişinin avukat olduğunu ve sözleşmeleri incelemesinin doğal olduğunu, bilişim teknolojilerinin belirli bir pazar olduğunu, hangi müşterinin kiminle çalıştığının bilindiğini, davacı şirkette eskiden çalışan kişilerin faaliyetle ilgili öğrendikleri bilgilerin bu çalışanların işlerinin gereği olup, hüsnüniyet kaidelerine aykırı elde edilmiş sırlar kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.