T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2180 - 2025/2537 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2180 KARAR NO : 2025/2537 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/09/2023 NUMARASI : 2022/658 E. - 2023/561 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/09/2023 tarih …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2180 - 2025/2537 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2180 KARAR NO : 2025/2537 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/09/2023 NUMARASI : 2022/658 E. - 2023/561 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/09/2023 tarih ve 2022/658 E. - 2023/561 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigorta ettirilen emtianın, Derince Limanı'ndan Azerbaycan'a davalı tarafından taşındığını, varış yerinde yapılan kontrollerde taşımaya konu araçların hasara uğradığının tespit edildiğini, tespit edilen bedellerin sigortalıya ödendiğini, davalı taşıyıcının meydana gelen hasardan sorumlu olduğunu, buna rağmen aleyhine başlatılan icra takiplerine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, asıl ve birleşen davada ayrı ayrı icra takibine yapılan itirazların iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davada davalı vekili, icra takibine konu alacak iddialarının yargılamayı gerektirdiğini, davacının hasar bedeline yönelik taleplerinin afaki nitelikte olup hasar durumunun, bilirkişi vasıtasıyla tespitinde zorunluluk olduğunu, davacının kusur durumuna ilişkin iddialarının da yerinde olmadığını, kusur durumunun tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı ile dava dışı sigortalı arasında çerçeve taşıma sözleşmesi kurulduğu, taşımaya konu 18 adet otomobilden ikisinin, varış yerinde yapılan kontrollerde hasarlı olduğunun tespit edildiği, hasar nedeniyle Türkiye'de düzenlenen eksper raporuna göre davacı tarafından sigortalısına ödeme yapıldığı, meydana gelen hasar tutarının eksper raporları tespit edilen hasar miktarı ile uyumlu bulunduğu, asıl dosyada 2.253,60 USD, birleşen dosyada 1.005,20 USD hasar belirlendiği, davacı sigorta şirketinin poliçe kapsamında sigortalısına halef olduğu ve davalının CMR kapsamında sorumlu bulunduğu, davalının sorumluluk sınırları dahilinde kalan hasar miktarı yönünden davanın yerinde olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalının Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2022/7376 Esas sayılı icra takibine yönelik itirazının, 2.253,60 USD asıl alacak ve 23,79 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.277,39 USD üzerinden iptaline, asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmak sureti ile takibin devamına, birleşen davanın kabulü ile davalının Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2022/7106 Esas sayılı icra takibine yönelik itirazının, 1.005,20 USD asıl alacak ve 10,18 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.015,38 USD üzerinden iptaline, asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmak sureti ile takibin devamına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, somut olayda taşıma esnasında kaza ve benzeri olağan dışı bir durumun meydana gelmediğinin sabit olup hasarın taşıma esnasında yapılan kusurlu bir eylemden kaynaklanmadığının dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile de sabit bulunduğunu, bu sebeple müvekkili taşıyıcıya kusur atfedilmesinin dosya kapsamına ve hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararının aksine taşıyıcının hiçbir şekilde nezaret görevi kapsamında bir kusurunun olmadığını, zararın taşıma sırasında meydana geldiğini ispata yarayacak belgelerin dosya kapsamında bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu taşıma yönünden hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığına dair uzman görüşü sunduklarını, davaya konu hasarın, gönderici firmanın hatalı yükleme ve istiflemesinden kaynaklandığından, müvekkiline atfı kabil kusurun olmadığını, CMR Konvansiyonu ve TTK uyarınca meydana gelen hasardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin sorumluluğunun, CMR'nin 23/2 maddesi uyarınca sınırlı olduğunu, mahkeme tarafından hükmedilen faizin de yasal düzenlemelere aykırı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Asıl ve birleşen dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan icra takiplerine yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından nakliyat emtia sigortası ile sigortalanan ve davalının taşıyıcısı olduğu emtianın, Türkiye'den Azerbaycan'a kara yolu ile taşındığı, buna göre uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi bulunduğu, sigortalı emtiada meydana gelen hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu, kaldı ki davalı taşıyıcının, taşınan emtianın teslim alınmasında alıcına teslim edildiği ana kadar meydana gelen hasardan sorumlu bulunduğu, taşıyıcıyı sorumluluktan kurtaran hallerin varlığının da davalı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl davada Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.896,72-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 724,18-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 2.172,54-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Birleşen davada Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.291,51-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 322,88-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 968,63-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın tebliği ve harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/12/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.