7. Hukuk Dairesi 2011/5222 E. , 2012/146 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi varılan sonuç ve
**7. Hukuk Dairesi 2011/5222 E. , 2012/146 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi varılan sonuç ve kurulan hüküm de yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 4721 sayılı TMK.'nun 6. maddesi hükmüne göre taraflardan her birinin öne sürdüğü iddia ve savunmasını kanıtlamakla yükümlü olduğu ve somut olayda davalı tarafça davacının iddialarına karşı çıkıldığı gözetildiğinde, ispat yükü üzerinde olan davacının dava konusu muhdesatları kendisinin meydana getirdiğini yasal delillerle kanıtlaması gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki mahkemece davacı tarafından bu yönde gösterilen deliller toplanmadan açık anlatımla muhdesatların kim tarafından meydana getirildiği belirlenmeden karar verilmiştir. Davanın ispatına elverişli deliller toplanmadan eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez. Öte yandan; gerek yürürlükten kaldırılan 743 sayılı eski Medeni Kanun ve gerekse halen yürürlükte bulunan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhtesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğu, muhtesatların üzerinde bulunduğu taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin olamayacağı gözönünde tutulduğunda sadece davaya konu muhtesatların davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi, mülkiyet tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi zorunlu olduğu gibi, yargılama .../. 2011/5222-2012/146 S.2 sonunda kabulüne karar verilen her bir istek kalemi yönünden de infaza elverişli hüküm oluşturulması gerektiği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; davanın kanıtlanabilmesi için davacı tarafından gösterilen tüm deliller toplanmalı, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların hangi tarihte, kim tarafından, kimin adına ve hesabına meydana getirildiği duraksamasız belirlenmeli, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmeli, hüküm verilirken de bütünleyici parça niteliğinde olmayıp her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyaların teferruat niteliğinde olduğu bu nitelikteki eşyalar yönünden muhtesat aidiyeti davası açılamayacağı gözetilmelidir. Mahkemece böyle bir uygulama yapılmaksızın eksik araştırma ve incelemeyle hüküm verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; muhdesatların taşınmazın zemininden bağımsız mülkiyetinin olamayacağı düşünülmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması ve kabulüne karar verilen ağaç niteliğindeki muhdesatların sayısı, cinsi ve yaşı gibi ayırıcı özelliklerine hüküm yerinde yer verilmeksizin bilirkişi raporuna atıfta bulunmakla yetinilerek infazda kuşku yaratacak şekilde hüküm oluşturulması dahi isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 19.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.