15. Ceza Dairesi 2015/5492 E. , 2015/30366 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusu…
**15. Ceza Dairesi 2015/5492 E. , 2015/30366 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. 5237 sayılı TCK’nın “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ”başlıklı birinci bölümünde, 265. maddesi ile düzenlenen; “Görevini Yaptırmamak İçin Direnme” suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup; bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır. Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu, seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği herhangi bir iş için değil, görevine giren bir iş için koruma sağlamaktadır. Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır. Cebirle, kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse,fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir. Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeğe elverişli, doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder. Suça sürüklenen çocuğun temyiz dışı suça suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu B11 koğuşunda bulunduğu, aynı koğuşta kalan diğer çocuklarla aralarında tartıştıkları, bu nedenle suça sürüklenen çocukların tedbiren koğuş dışına çıkarıldığı, suça sürüklenen çocukların tuvalet ihtiyaçlarının olduğunu söylemeleri üzerine görevli personel tarafından tuvalete götürüldükleri, suça sürüklenen çocukların tuvalete girdikten sonra ellerine aldıkları çekpas saplarıyla tuvalette bulunan ayna, lamba, pencere camı ve lavaboyu kırdıkları, daha sonra kırık cam parçalarını kendilerine müdahale etmek isteyen görevli infaz koruma memurları mağdurlar ..., ... ve ...'e göstererek "gelirseniz size de kendimize de zarar veririz" demek suretiyle tehditte bulundukları olayda, eyleminin kamu görevlisine görevini yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar verme suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, suça sürüklenen çocuğun eylemini silahtan sayılan cam parçalarını atarak gerçekleştirmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 265/4 maddesi uyarınca cezasında artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporunda ceza sorumluluğunu ortadan kaldıracak veya azaltacak bir duruma ilişkin rapor aldırılmasını gerektiğine dair görüş bulunmaması, Yargıtay incelemesinden geçen ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/35-2011/228 sayılı dosya içeriğinde de bu hususta rapor aldırıldığın ve suça sürüklenen çocuğun TCK'nın 32. maddesi kapsamında kalmadığının belirlendiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.