7. Hukuk Dairesi 2023/4127 E. , 2023/5796 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/73 E., 2023/218 K. KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret TEMYİZ EDENLER : Davalı ... vekili, davacı vekili Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, muhdesatın bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yap
**7. Hukuk Dairesi 2023/4127 E. , 2023/5796 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/73 E., 2023/218 K. KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret TEMYİZ EDENLER : Davalı ... vekili, davacı vekili Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, muhdesatın bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılardan Toplu Konut İdaresi vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; dava konusu 525 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuda kayıtlı olduğunu, bu yere ilişkin davacı adına tapu tahsis belgesi düzenlendiğini ancak taşınmazın davalı ...'a satıldığını, üzerinde kendisine ait muhdesat bulunduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde muhdesatın tespiti ile bedelinin tazminine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince; “…Mahkemece, taşınmazın zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşmediğinden bahisle davacının davasının reddine karar verildiği, tapu tahsis belgesinin geçerli olup olmadığı ve bu belgeye dayalı tapu iptali ve tescil talebinin koşullarının oluşup oluşmadığına dair bir araştırma ve inceleme yapılmadığı, Mahkemece yapılması gereken işin tapu tahsis belgesi aslının getirtilerek, hukuken geçerli olup olmadığı ve arsa bedelinin ödenip ödenmediğini araştırmaktan ibaret olduğu, tapu tahsis belgesinin davacıya ait olduğu ve geçerli olduğu anlaşılır ise taşınmaz iyi niyetli üçüncü kişi konumundaki davalı ...'a devredildiğinden, taşınmazın davacı adına tesciline imkan bulunmadığından, davacının tapu iptali ve tescil isteminin reddine karar verilmesi, davacının ikinci kademede terditli talebi olan muhdesat bedellerinin tahsili istemi konusunda 6100 sayılı HMK'nın 26 ncı maddesi gereğince inceleme yapılıp karar verilmesi gerekirken davacıya ait tapu tahsis belgesi gözardı edilerek yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği…” gerekçesiyle karar bozulmuş, davalılardan TOKİ vekilinin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir. 3. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; “tapu iptali ve tescil talebinin reddine, muhdesatın aidiyeti talebinin kabulüne, davacıya ait olduğu tespit edilen muhdesat için 216.548,09 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili, davalı ... ve davalı ... vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır. 4. Dairemizin 05.07.2022 tarihli ve 2022/1610 Esas, 2022/4741 Karar sayılı kararı ile; “…davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, davalı ...'ın temyiz itirazları yönünden; dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesattan dolayı tazminata hükmedilmişse de Mahkemece varılan sonucun doğru olmadığı, TMK'nin 684 üncü maddesi: ‘Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur.’, TMK'nin 686 ıncı maddesi de: ‘Bir şeye ilişkin tasarruflar, aksi belirtilmedikçe onun eklentisini de kapsar.’ hükümlerini içerdiği, davalı ... 12/01/2010 tarihinde adına tescil talep etmekle dava konusu taşınmazda mülkiyet hakkı sahibi olduğundan üzerindeki muhdesat ile birlikte taşınmazı edindiği, bu sebeple davalının tazminatla sorumlu tutulmasının doğru olmadığı; davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava konusu taşınmaz üzerinde 2 katlı betonarme- yağma 160 metrekare ..., 2 katlı alt ... taş, üst ... beton 171,20 metrekare ..., ... katlı briketten yapılan 48.00 metrekare ahırın, üstü açık ağaç diyagonaller ile inşa edilen 120.00 metrekare davar ahırının ve taşınmaz üzerinde bulunan 4 adet ceviz ağacı, 3 adet ... ağacı, 2 adet ... ağacı, 1 adet vişne ağacı, 2 adet kiraz ağacı ve 50 adet badem ağacı olmak üzere toplam 62 adet ağacın bulunduğu ve bunların davacıya aidiyetine karar verildiğine göre yapı ve ağaçlardan dolayı zenginleşen tarafın tespiti ile tazminattan sorumlu tutulması gerekirken yukarıda 2 No.lu bentte açıklanan sebeplerle ...'ın sorumlu tutulmasının doğru olmadığı; 08/05/2015 tarihinde mahallinde yapılan ilk keşif sonucu ... mühendisi bilirkişi ... ... tarafından düzenlenmiş olan 20/05/2015 havale tarihli raporda dava konusu taşınmaz üzerinde 516 adet muhtelif cins ve yaşlarda omca ve meyve ağaçlarının bulunduğu ve dava tarihi itibariyle toplam değerinin 95.726,52 TL olduğunun belirtildiği, bozma kararından sonra 26/03/2021 tarihinde yapılan keşif sonrası ... mühendisi bilirkişi ... ...'ın düzenlediği 11/10/2021 tarihli ek raporda toplam 62 adet ağaç bulunduğu ve değerlerinin 20.393,09 TL olduğunun belirlendiği, böylece ... bilirkişi raporları arasında çelişki oluştuğu, ... bilirkişi raporları arasındaki bu çelişki açık ve denetlenebilir şekilde giderilmeden hüküm kurulmasının doğru olmadığı; dava konusu 525 parsel sayılı taşınmazın 31.12.1954 tarihinde ham ... niteliği ile tapulama sonucu ... adına tescil edildiği, Hazine tarafından 25/08/2004 tarihinde Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne, 11/11/2005 tarihinde Toplu Konut İdaresi Başkanlığına devredildiği, Toplu Konut İdaresi tarafından 27/01/2009'da ... ...'e satıldığı, 11/06/2009'da ... ... ...'a, 12/01/2010'da davalı ...'a satılarak devredilmiş olduğu, davacı tarafından Elazığ Valiliğine husumet yöneltilmiş olmakla Mahkemece temsilcide hata yapıldığı tespit edilerek karar başlığında Hazine yerine Elazığ Valiliğinin gösterilmesinin de doğru olmadığı…” gerekçeleriyle bozulmuş, davacı vekili ve davalılardan TOKİ vekillerinin karar düzeltme başvuruları reddedilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 15.06.2023 tarihli ve 2023/73 Esas, 2023/218 Karar sayılı kararıyla; “…davacı tarafından dava konusu 525 parsel sayılı taşınmazın nizasız fasılasız kullanıldığı iddiasına dayalı olarak tapu iptali ve tescil davası açılmış olup ayrıca tapu tahsis belgesinin bulunduğu, taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın kendisi tarafından yapıldığının iddia edildiği, tapu tahsis belgesinin aslına, tahsis belgesi uyarınca yapılan ödeme evraklarına ulaşılamadığı, davacı vekili tarafından tapu tahsis belgesi için yapılan başvuruların yarıda kaldığı, tahsis belgesi uyarınca ödeme yapılmadığı ve geçerli tapu tahsis belgesinin alınmadığının beyan edildiği, davacının elinde geçerli bir tapu tahsis belgesinin bulunmaması, taşınmazın iyi niyetli üçüncü kişi olan davalı ... kişi ...'a ... olması nedenleriyle tahsis belgesine dayalı tescil şartlarının oluşmadığı, davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmesi gerektiği; davacı tarafından taşınmazın imar ihya edildiği belirtilmiş ise de taşınmazın 31/12/1954 yılında davalılardan ... adına tapuya tescil edildiği, tescilli taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı, tescil öncesi nedene dayalı tescil talebinde bulunulmadığı gibi bu halde dahi 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, davacı tarafından taşınmaz üzerinde bulunan muhtesat bedelleri talep edilmiş olup, mahallinde yapılan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları dikkate alındığında dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı betonarme-yığma 160,00 metrekare ..., iki katlı-alt ... taş-üst ... beton 171,20 metrekare ..., ... katlı briketten yapılan 48,00 metrekare ahırın, üstü açık ağaç diyagonaller ile inşa edilen 120,00 metrekare davar ahırının ve taşınmaz üzerinde bulunan 6 adet ceviz ağacı, 3 adet ... ağacı, 2 adet ... ağacı, 1 adet vişne ağacı, 2 adet kiraz ağacı, 444 adet bağ omcası ve 60 adet badem ağacı olmak üzere toplam 518 adet ağacın davacı tarafından meydana getirildiği, diğer muhtesatın dava konusu taşınmaz üzerinde bulunmadığı, davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi sunulduğu, taşınmazın ihale ile davalılardan TOKİ tarafından devri nedeniyle taşınmaz üzerinde bulunan muhtesat bedellerinin davalılardan TOKİ’den tahsili gerektiği…” gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan TOKİ vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tapu iptali ve tescil talebinin reddinin hatalı olduğunu, belirlenen muhdesat değerinin eksik hesaplandığını, hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı TOKİ vekili temyiz dilekçesinde özetle; olağanüstü zamanaşımı iktisap koşullarının mevcut olmadığını, davacının hak sahibi olmadığını, aktif dava ehliyeti ve hukuki yararı bulunmadığını belirterek davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil veya muhdesat bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı TMK’nın 684 ve 718 ... maddeleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. 2. TMK’nın 722/1 ... maddesine göre; “Bir kimse kendi arazisindeki yapıda başkasının malzemesini ya da başkasının arazisindeki yapıda kendisinin veya bir başkasının malzemesini kullanırsa, bu malzeme arazinin bütünleyici parçası olur.”, TMK’nın 723 üncü maddesine göre; “Malzeme sökülüp alınmazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran arazi maliki iyiniyetli değilse hakim, malzeme sahibinin uğradığı zararın tamamının tazmin edilmesine karar verebilir. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyiniyetli değilse, hakimin hükmedeceği miktar bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir.” 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 ... maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalılardan TOKİ vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.