12. Hukuk Dairesi 2026/1098 E. , 2026/2815 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ile ihale alıcısı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşül…
12. Hukuk Dairesi 2026/1098 E. , 2026/2815 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ile ihale alıcısı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı İstanbul ... Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından, prim alacaklarının tahsili için 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Hakkında Kanun gereğince yapılan takip nedeniyle borçluya ait taşınmazın satıldığı, borçlu şirketin ihalenin feshi istemi ile İcra Mahkemesine başvurduğu, Mahkemece, şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verildiği, alacaklı ile ihale alıcısının istinaf yoluna başvurması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan ayrı ayrı reddine karar verildiği görülmüştür. Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan hâllere dava şartları denir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinde dava şartları düzenlenmiştir. 115. maddesine göre ise mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde ise 6100 sayılı Kanunu’nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte; 6100 sayılı Kanun'un 138. maddesi ile 142. maddesi gözetildiğinde, dava şartlarının hak düşürücü sürelerden önce değerlendirileceği tereddütsüzdür. 6183 sayılı Kanun’un 99. maddesine göre, gayrimenkul ihalelerinin feshi, gayrimenkulün bulunduğu yerin İcra Mahkemesinden şikâyet yoluyla talep edilebilir. Diğer taraftan, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88. maddesinin 16. fıkrası uyarınca, Kurumun (Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı) süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 51., 102. ve 106. maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanun’un uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır. Aynı maddenin 19. fıkrası uyarınca ise, kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir. 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi, 6183 sayılı Kanun’un 99. maddesine göre daha özel bir düzenleme olup, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesinin 16. fıkrası uyarınca prim ve diğer alacaklarının tahsili için 6183 sayılı Kanun uyarınca yaptığı icra takipleri nedeniyle gerçekleştirilen taşınmaz ihalelerinin feshine ilişkin şikayetler hakkında da aynı maddenin 19. fıkrası hükmünün uygulanması gerekir. Bu durumda uyuşmazlığın çözümünde, alacaklı birimin bulunduğu yer İş Mahkemesi görevli ve yetkili olduğundan, İcra Mahkemesince; dava şartları arasında yer alan mahkemenin görevli olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine, 6100 sayılı Kanun'un 20. maddesi gereğince kararın kesinleşmesini müteakip 2 hafta içerisinde talepte bulunulduğunda dosyanın görevli ve yetkili İş Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 18.09.2025 T. ve 2025/891 E., 2025/1532 K. sayılı kararının (KALDIRILMASINA), İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesinin 29.01.2025 T. ve 2024/528 E., 2025/31 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. .../... Üye Dr. ...'in Karşı Oy Yazısı; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88. maddesinin 16. fıkrası “Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 51’inci, 102’nci ve 106 ‘ncı maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır. Kurum, Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun uygulamasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilerce verilen yetkileri kullanır” hükmünü düzenlemektedir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun 99. maddesine göre gayrimenkul ihalelerinin feshi, gayrimenkulün bulunduğu yerin icra mahkemesinden şikayet yolu ile talep edilebilir 6183 sayılı kanunun 99.maddesi, 5510 sayılı kanunun 88.maddesinin 16.fıkrasında prim ve diğer alacaklarının tahsilinde hariç bırakılan maddeler arasında sayılmadığından prim alacaklarının tahsili için başlatılan takipte yapılan gayrimenkul ihalesinin fesih şikayetinde uygulama alanı bulmakta olup, görevli mahkeme icra mahkemesidir. 5510 sayılı kanunun 88.maddesinin 19. fıkrasında yazılı “Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun Uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir. Yetkili iş mahkemesine başvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz” hükmü aynı Kanun'un 88. maddesinin 16. fıkrasının göndermesi ile uygulanması gereken 6183 sayılı Kanun’un 99.maddesine göre genel nitelikte bir hükümdür. Söz konusu 88. maddenin 16. fıkrası kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinin 6183 sayılı Kanunda yazılı usule göre yapılacağını düzenlemiş olup bu Kanun'un 99. maddesi bu takip usulü içinde yapılan gayrimenkul ihalenin feshinde görevli mahkemeyi münhasıran belirlediğine göre görevli mahkemenin iş mahkemesi değil icra mahkemesi olduğunun kabulü gerekmektedir. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi konu ile ilgili emsal içtihatlarında gayrimenkul ihalenin feshinde görevli mahkemenin icra mahkemesi olduğu görüşündedir. (10. HD 5.11.20 18... /4226 E. 2018/8925 K; 24.11.20 15... /11310 E. 2015/20437 K. 27.11.2018 tarih, 2016/6933 E. 2018/11254 K. sayılı kararları.) Somut olayda 6183 sayılı Kanuna göre yapılan ihalenin feshi talep edilmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu prim alacaklarının tahsili için yaptığı takipte, borçlu şirkete ait taşınmazın ihalelerini yaptığı taşınmazın 27.11.2024 tarihinde 851.000 TL bedelle ... satıldığı görülmektedir. 6183 sayılı Kanunun 93/ son maddesi uyarınca satış ilanının borçluya tebliğ edilmemesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir. Borçlu şirket 6183 sayılı Kanununun 94/5 ve 99/1 maddelerine göre ihale kararının tebliğinden itibaren 7 gün içinde ihalenin feshi şikayetinin İcra Mahkemesine yapılacağı hüküm altına alınmıştır. İlk derece mahkemesinin borçlu şirket vekiline satış ilanı çıkartılmadığından ihalenin feshine karar verdiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ihale alıcısının ve alacaklının istinaf isteminin reddine karar verildiği bu kararın temyiz konusu yapıldığı görülmektedir. 6183 sayılı Kanunun 99.maddesine göre ihalenin feshinin incelenerek icra mahkemesinin görevinde olduğundan işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi göründe olduğumdan, görevli mahkemenin İş mahkemesi olduğundan davanın usulden reddine, HMK 20.maddesi gereğince kararın kesinleşmesini müteakip 2 hafta içinde talepte bulunulduğundan dosyanın görevli ve yetkili iş mahkemesinin gönderilmesine karar verilmesi gerektiğine yönelik çoğunluk bozma görüşüne katılamıyorum. 27.04.2026