6. Ceza Dairesi 2006/17701 E. , 2010/102 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 8/2/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağ
**6. Ceza Dairesi 2006/17701 E. , 2010/102 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 8/2/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.12.2006 günü ve 2006/8-317 esas, 2006/319 sayılı kararı ile hükümden sonra 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMY.nın 150/3. maddesindeki yeni düzenleme karşısında; sanığa zorunlu savunman atanması gerektiği yönünde tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiştir. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanılara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; l- Sanığm, hastane odasındaki masanın üzerinde bulunan suça konu cep telefonunu almak suretiyle hırsızlık sucunu işlediğinin anlaşılması karşısında; eyleminin, TCK.nun 142/1-a maddesine uyduğu gözetilmeden, sanık hakkında aynı Yasanın 141/1. maddesinin uygulanması, 2- 5237 sayılı TCK.nun 145. maddesindeki "malın değerinin azlığı" kavramının, 765 sayılı TCK.nun 522. maddesindeki "hafif' veya "pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, "değerin azlığının" 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, sanığın kastı ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı gözetilmeden, bu maddeye düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek hükmolunan cezadan indirim yapılması. 3- Suça konu cep telefonunun, suçtan hemen sonra yakınan tarafından yakalanan sanığın üzerinden çıktığının anlaşılması karşısında; etkin pişmanlık koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, sanık hakkında TCK.nun 168. maddesi ile hüküm kurulması, 4- Hastane odasından çıkarak olay yerinden uzaklaştığı sırada, olayı baştan itibaren izleyen yakınan tarafından üzerinde suça konu cep telefonu ile yakalanan sanığın eyleminin kalkışma aşamasında kaldığı gözetilerek TCK.nun 35. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, 5- Kasıtlı suçtan ertelenmesine karar verilmeyen kısa süreli hapis cezasına mahkum olan sanık hakkında aynı Yasanın 53. maddesi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 6- Konya 3. Sulh Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13.07.2004 tarihinde yerine getirilen, 2002/218-326 sayılı kararı ile tekerrüre esas eski hükümlülüğü bulunduğu ve koşulları oluştuğu halde sanık hakkında TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ün temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza süresi bakımından kazanılmış hakkının korunmasına, 19.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.