11. Hukuk Dairesi 2012/17039 E. , 2013/15574 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ ASIL DAVADA DAVACI-BİRLEŞEN DAVADA Taraflar arasında görülen davada...13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.04.2011 tarih ve 2005/309-2011/291 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe,
**11. Hukuk Dairesi 2012/17039 E. , 2013/15574 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ ASIL DAVADA DAVACI-BİRLEŞEN DAVADA Taraflar arasında görülen davada...13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.04.2011 tarih ve 2005/309-2011/291 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı tarafın dava dışı...Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti'nin %50’şer hissedarı olduklarını, davalının anılan şirket ilk kurulduğunda üç yıl süre ile şirket müdürü yapıldığını, ancak sonrasında yetkilendirilmediği halde, davalının müvekkili adına sahte imzalar atarak 10 yıl süre ile tekrar kendisini müdür olarak yetkilendirdiğini, ayrıca bahsi geçen şirkete sanki 700.000.00 TL borç vermiş gibi göstererek şirketi kendisine borçlu bıraktığını, genel kurul ve tüm idari işlerin düzenli şekilde yapılmadığını, müvekkiline şirket defterlerinde inceleme imkanı vermediğini ileri sürerek, şirket yönetim ve temsil yetkisini kötüye kullanan davalının bu yetkisinin kaldırılmasını ve şirkete kayyum tayinini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, tarafların kardeş olduklarını, 1997 yılında aralarındaki ortaklığı sona erdirme kararı almaları üzerine, müvekkilince davacı hissesinin 100.000,00 USD ve bazı gayrimenkuller karşılığı devralındığını, ancak müvekkilinin o yıllarda eşinden boşanmış olması nedeni ile hisse devrinin gerçekleştirilmediğini, bu nedenle 2003 yılında davacının da katılımı ve imzası ile müvekkilinin 10 yıl süre ile şirket müdürü olarak atandığını, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili, taraflar arasında çıkan hukuki ihtilaflar nedeni ile davalı şirketin varlığını sürdürmekte zorlandığını ileri sürerek, TTK’nın 549/4. maddesi hükmüne göre davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporlarına göre, asıl davada, davacı ... vekili 2003 yılında davalının 10 yıl süre ile müdür olarak atandığına dair kararda sahte imza kullanıldığı iddiasının yerinde olmadığı, her ne kadar davalı tarafça davacı hissesinin 1997 yılında kendisine devredildiği iddia edilmiş ise de; şirket hisse devrinin ancak resmi şekilde yapılması halinde mümkün olacağından, davalının bu savunmasına itibar edilmediği; davalının yönetim görevini gereği gibi yapamadığı ve şirketi iyi yönetemediği, ancak birleşen dava ile şirketin feshi talep edilmiş olması sebebi ile asıl davanın konusunun kalmadığı; ancak davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden, davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği; birleşen davada ise, şirket ortakları arasında huzursuzluk bulunduğu, şirketin ortak gayeye ulaşmasının zorlaştığı fesih koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, asıl davanın konusu kalmadığından kayyum atanması konusunda karar verilmesine yer olmadığına; birleşen davanın kabulü ile...Ticaret Sicilinin ... Sicilde kayıtlı...Giyim Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak Yeminli Mali Müşavir ...nin tayinine, kararın kesinleşmesinden itibaren tasfiye memuruna aylık 1.000,00 TL ücretin tasfiyesine karar verilmiştir. Kararı, davacı-birleşen davada davalı ... vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı-davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 27,45 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.