4. Ceza Dairesi 2020/30838 E. , 2023/15820 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret Sanık müdafiinin yüzüne karşı tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 04.03.2016 tarihinde temyi…
**4. Ceza Dairesi 2020/30838 E. , 2023/15820 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret Sanık müdafiinin yüzüne karşı tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 04.03.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu tespit edilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu karar ile sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, bu nedenle hükümlerin düzeltilerek onanmasına ilişkindir. Katılan vekilinin temyiz isteği; dosya kapsamından üzerine atılı suçları işlediği sabit olan sanık hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmasına, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, suç tarihinde katılana telefonda "O kulağın hesabını vereceksin, senin burnundan getireceğim, or..., g..." gibi ifadeler kullanmak suretiyle hakaret ve tehditte bulunduğunun iddia edildiği olayda; 1. Katılanın kayda aldığı ses kaydının CD'ye aktarılarak dosyaya sunulduğu, 2. Sanığın, suça konu ses kaydının kendisine ait olmadığını beyan ederek suçlamaları reddettiği, 3. Katılanın, ses kaydının sanığa değil kız kardeşi olan ...'ye ait olduğu yönünde anlatımda bulunduğu, 4. Tanık ...'nin olaya dair görgüsünün olmadığı, 5. Tanık ...'nin telefon görüşme içeriğini doğruladığı, Tespit edilmiştir. 6. Yerel mahkemece, "Her ne kadar sanığın, telefon ile katılanı arayıp, hakaret ve tehdit ettiği iddiası ile kamu davası açılmış ise de; iddianame içeriğinde katılanın söz konusu telefon görüşmesini kayda aldığı, kayıttaki kişinin de sanık olduğunun belirtildiği, sanığın suçlamayı kabul etmediği, kayıttaki sesin kendisine ait olmadığını beyan ettiği, katılanın da beyanında; söz konusu ses kaydındaki görüşmenin sanık ile değil, başka bir kişi ile yapıldığını beyan ettiği, her ne kadar katılan ve katılan vekili sanığın da ayrıca müvekkiline hakaret ve tehdit ettiğini beyan etmiş iseler de, iddianameye konu olaydaki ses kaydının sanığa ait olmadığı." kabul edilerek beraat hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri ve Sair Yönlerden Yapılan İncelemede 1. İddia konusu eylemin dayanağının ses kaydı olması, sanığın suça konu ses kaydının kendisine ait olmadığını beyan etmesi, katılanın da bunu doğrulaması karşısında; Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen gerekçeyle sanık hakkında atılı suçlardan beraat hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede Sanık müdafiinin yüzüne karşı tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 04.03.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.