11. Hukuk Dairesi 2013/15365 E. , 2014/3995 K. "" Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 22.01.2013 tarih ve 2012/291-2013/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin …
**11. Hukuk Dairesi 2013/15365 E. , 2014/3995 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 22.01.2013 tarih ve 2012/291-2013/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili,müvekkili şirketin markası ile ve tescil edilmiş özel bir model ile “ adı verilen lastik ayakkabı ürettiğini, müvekkiline ait tescil edilmiş ve endüstriyel tasarım tescil belgesi alınmış olan cinsi ayakkabıların davalılar tarafından aynen benzetilerek hem üretilmiş ve hem de pazarlanmış olduğunu, davalılar tarafından iltibas yaratacak şekilde müvekkiline ait tescilli modeli kullanmaları nedeniyle müvekkilinin önemli ölçüde maddi zarara uğramış olduğunu, bu tip ayakkabıların kullanıcısı olan pazarın, müvekkilinin firma mamullerine olan güveninin de sarsıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları mahfuz kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın 13.08.1997 tespit tarihinden itibaren reeskont ve ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, derdestlik ve zamanaşımı itirazında bulunarak, müvekkillerinin davacı şirkete herhangi bir zarar vermediğini, davacı şirketin mamullerine olan inancın sarsılmasına neden olacak bir davranışta bulunulmadığını, tasarıma tecavüzün yapılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacının davalının haksız eylemini kesinleşmiş ilamla ispat ettiği, gerçek zararın miktarını mevcut delillerle ortaya konamadığı, taraflar tacir olup basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olduğu, davalının kanunun aradığı bu yüküme sadık kalmayarak haksız eylemiyle davacının tescilli endüstriyel tasarımına tecavüz ettiği, Borçlar Kanunu'nun 43. maddesinde "hal ve mevkiin icabına" ve "hatanın ağırlığına" göre tazminatın şeklini ve kapsamını belirleyeceğinin düzenlendiği, bozmadan sonra oluşan usuli çerçevede bu hüküm ihmal edilerek sadece 42. madde kapsamında zararın miktarının tayininde hakimin takdir hakının bulunduğu, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca takdir hakkı kullanılırken durumun gerekleri ya da haklı sebeplerin gözönünde tutulması gerektiği, gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.000 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın tarafların tacir olması nedeniyle 13.08.1997 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. .../... -2- Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.