11. Hukuk Dairesi 2008/12696 E. , 2010/7759 K. MAHKEMESİ : İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.03.2008 tarih ve 2006/699 - 2008/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.06.2010 gününde davacı vekilleri Av.... ve Av.... ile davalı vekili Av....gelip, temyiz dilekçesinin süresinde ver…
**11. Hukuk Dairesi 2008/12696 E. , 2010/7759 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.03.2008 tarih ve 2006/699 - 2008/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 29.06.2010 gününde davacı vekilleri Av.... ve Av.... ile davalı vekili Av....gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket adına TPE nezdinde 25.03.2005 tarih ve TR 2005 01104 Y nolu "Elektrikli Sıvı Isıtıcılarının Isıtıcı Kontrol Devirlerinde Yenilik" isimli faydalı model belgesine konu buluşun 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında KHK'nin aradığı yenilik vasfını taşımayıp, başvuru tarihinden çok uzun yıllar önce bilindiğinden ve kamuya arz edilmiş olduğundan hükümsüz kılınmasına, terkinine, davalı eylemlerinin müvekkili şirkete ait 24.05.2001 tarih ve TR 2001 01459 Y nolu Faydalı Model Belgesine bağlanmış olan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, mahkeme kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının faydalı model belgesine konu ürününün 551 sayılı KHK'nin 154 vd. maddelerinde belirtilen sanayiye uygulanabilme, yine KHK'nin 156. maddesinde belirtilen yenilik koşulunu taşıdığı, ayrıca davacının faydalı model belgesine ait ürün ile farklı olduğu, davacı vekilince son torumuda delillerinin ıslahı talebinde bulunulmuş ise de, kesin sürede ibraz edilmeyen ya da celbi için masraf verilmeyen delillerin inceleme dışı bırakılacağının kesin süre verilerek taraf vekillerine ihtarat yapılmış olması karşısında yerinde görülmediği gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davacı vekilince 30.06.2010 tarihli dilekçeyle davalı adına olan faydalı model belgesinin yıllık ücretinin davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle geçersiz hale geldiği bildirilmiş olup,bu durumun mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulduğunda değerlendirileceğinin tabii bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, davalı adına tescilli faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı eylemlerinin davacı adına tescilli faydalı model belgesinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, önlenmesi ve ilana karar verilmesi istemine ilişkindir. 551 sayılı KHK’nin 154. maddesi uyarınca, bir buluşun tescil edilebilmesi için, bu KHK’nin 156.maddesi hükmüne göre yeni olan ve 10.madde anlamında sanayiye uygulanabilmesi gerekmektedir. Yenilikten ne anlaşılması gerektiği ise aynı KHK’nin 156. maddesinde tanımlanmıştır. Anılan hükümlerin degerlendirilmesinde mutlak yenilik koşulunun kabul edildiği anlaşılmaktadır. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, faydalı model tescil başvurusu yapılan buluşun başvuru tarihinden önce Türkiye içinde veya dünyada herkesin ulaşabileceği şekilde yazılı olarak veya bir başka yolla açıklanmış veya ülke çapında kullanılmış olmaması gerekir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, 551 sayılı KHK ile mutlak yenilik kriteri benimsendiğinden, hükümsüzlük davasında bu yönün mahkemece re’sen dikkate alınarak, tarafların bildirdikleri delillerle birlikte anılan KHK’nin 154 ila 156. maddeleri hükümleri göz önüne alınmak suretiyle ve somut uyuşmazlık koşulları itibariyle de gerektiğinde bilirkişi görüşü alınarak çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Kamu düzenine ilişkin olan bu ilkeye dayalı olarak konusunda uzman olan bilirkişi veya bilirkişilerin yapacakları araştırma sonucunda bir buluşun 551 sayılı KHK’nin 156. maddesi uyarınca daha önce kamuya sunulduğuna dair elde edilen bilgi ve bulguların HUMK’nun 75/son maddesi çerçevesinde re’sen dikkate alınması ve bilirkişi raporundaki yenilik ve ayırt edicilik unsurlarına yönelik değerlendirmenin de anılan KHK’nin 154 ila 156. maddelerine uygun olup olmadığına ilişkin hukuki denetiminin mahkemece yapılması gerekmektedir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı adına tescilli faydalı model belgesine konu buluşun davacı tarafından sunulan belgelerde yer alan buluşlardan farklı olduğunu belirtilmiş dava konusu buluşun kullanıldığı sektör bazında bir inceleme yapılmamıştır. Mahkemece, dava konusu buluşun yenilik unsuruna sahip olup olmadığının tespitine yönelik araştırmanın kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilerek, konusunda uzman olan bilirkişi veya bilirkişilerin yapacakları araştırma sonucunda dava konusu buluşun 551 sayılı KHK’nin 154 ve 156. maddeleri uyarınca yenilik vasfına sahip olup,olmadığı araştırılarak hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan, esasen yukarıda açıklanan hükümler olmasaydı dahi; davacı vekili tarafından, davalıya ait faydalı modele konu buluşun daha önce yurt içinde ve yurt dışında üretildiği yenilik vasfına haiz olmadığı ileri sürüldüğüne göre bilirkişi incelemesinden sonra sunulan örneklerin de bu kapsamda kabul edilmesi ve yeni delil ibrazı olarak görülmeyip mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak, davacının iddialarının incelenmesinin teknik bilgiyi ve uzmanlığı gerektirdiği kabul edilip, sunduğu diğer örneklerin bilirkişi aracılığıyla değerlendirilmesine karar verildiği halde, mahkemece davacı vekili tarafından sunulan son örneklerin bilirkişi aracılığıyla incelemesi yaptırılmadan yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması yanlış olmuştur SONUÇ. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.