T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/2334 KARAR NO : 2026/675 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 13/04/2021 ES…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/2334 KARAR NO : 2026/675 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 13/04/2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2019/230 E., 2021/359 K. DAVA : Kooperatif Üyeliğinden Kaynaklanan Alacak KARAR TARİHİ : 26/03/2026 YAZIM TARİHİ : 27/03/2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: memur çalışanlarını ucuz arsa sahibi yapmak üzere ... Genel Müdürlüğü Bünyesinde SS ... kurulduğunu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının 17.01.1994 tarih ve 6 sayılı kararı ile ... köyü sınırları içinde kamulaştırılan arsaların davalı kooperatif dahil olmak üzere 3 kooperatife tahsisine karar verildiğini, ... mevkiinde arsa dağıtımına ilişkin giriş aidatı ödeneceğinin duyurulması üzerine müvekkilinin giriş aidatı ödeyerek kooperatife üye olduğunu, davalı kooperatifin bedel yatırılıp arsaların parasının tamamlandığı ancak Büyükşehir Belediyesince tapu devrinin yapılmadığını, kooperatifçe kötü niyetli olarak üye sayısının düşürülmesi maksadıyla arsanın tahsisinin yapılamayacağı, kooperatifin amacına ulaşamayacağı konusunda gerçeğe aykırı bilgilendirmeler , dedikodular yapıldığını Büyükşehir Belediyesi tarafından arsa tahsisi yapılmaması üzerine, paraların yanacağı, yeni arsa almak için aylık 5.000,000,00TL ( eski para ) toplanması gerekeceğinin bildirildiği, müvekkili ile birlikte yaklaşık 600 üye bu bedeli ödeyemeyeceğinden kooperatif tarafından hazırlanan maktu yazıyı kooperatife verdiklerini , müvekkilinin kooperatiften çıkma iradesinin bulunmadığını, müvekkiline 1.000.000,00TL (eski para) iade edildiğini, bununda müvekkilinin üyelikten çıkmadığını gösterdiğini , daha sonra 1998 yılında müvekkilinin kooperatifte bulunan 420.000.000,00TL ( eski para ) parası ile diğer kooperatif üyelerinin paraları değerlendirilerek, repo ve faiz geliri ile arttırılarak yeni arsalar alındığını, müvekkilinin kooperatif tarafından sonradan alınan bu arsalarda ortak olduğunu, kooperatif tarafından 2004 yılında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına karşı Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/355 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve mahkeme kararı ile arsa tashihinin yapıldığını, dava sonrasında müvekkilinin şifahi olarak sorduğunda üyeliğinin devam ettiğinin bildirildiğini, son dönemde üyelikten çıktıkları, haklarının bulunmadığı konusunda söylentiler duymaları üzerine müvekkilinin yazılı olarak kooperatife başvurduğunu ve üye olmadığının alacağı bulunmadığının bildirildiğini, müvekkilinin istifasının kabul edilemeyeceğini çünkü arsa payı için ödediği ana para ve işleyen faizlerin müvekkiline ödenmediğini bildirerek öncelikle müvekkilinin kooperatife üye olduğunun tespiti ve üyeliğinin devamına , bu talepleri kabul edilmediği taktirde müvekkilinin ödediği ve arsa bedeli için belediyeye vadeli olarak ödenen karşılığında belediyeden arsa tahsisi yapılan üyelik payı için alınarak değerlendirilen paraların repo faiz gayrimenkul değer artışı kazançları da hesap edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.00,00TL'nin ey yüksek faizi ile tahsiline , Müvekkilinin kooperatife ödediği aidat ödenen ve yüksek faiz ve repoda değerlendirilen ayrıca müvekkilinin parasının kullanılarak yeni arsa alınarak değerlendirilen paraların repo faiz gayrimenkul değer artışı kazançları da hesap edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.00,00TL'nin ey yüksek faizi ile tahsili ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Davacının 1999 yılında kooperatif üyeliğinden istifa dilekçesi verdiğini, 26.06.1999 tarihli genel kurul toplantısı sonrası istifa isteğini yineleyerek 1.555.000.000, TL nin ödenmesini istediğini ve kooperatif yönetim kurulunun 16.06.2000 tarihli yazısı doğrultusunda bu parayı tahsil ederek kooperatifle ilişkisini kestiğini ve 2000 yılından bu yana istifanın kabulüne ilişkin yönetim kurulu kararı ile yapılan işleme karşı dava açmadığını, Kooperatifler kanunun 17/2 maddesi gereğince alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının 19 yıl sonra hak iddia etmesinin hakkın kötüye kullanması olduğunu, davacının 16.06. 2000 tarihinden sonra genel kurula ya da bir kooperatif faaliyetine katılmadığını ve kooperatife herhangi bir ödeme yapmadığını bildirerek davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; her ne kadar davacı tarafından davalı kooperatife 28.01.1994 tarihinde 6.000.000,00TL ( eski para ) , 21.02.1994 tarihinde 5.000.000,00TL (eski para ) ve 1994 yılı Şubat ve Mart aylarında toplam 2.000.000,00TL ( eski para) olmak üzere 13.000.000,00TL (eski para ) yatırıldığı anlaşılmış ise de davacının kendi özgür iradesi ile kooperatiften istifa ettiği , buna ilişkin davalı kooperatife iki adet dilekçe sunduğu ve 1.555.000,00TL(eski para) dışında davalı kooperatiften hiç bir hak ve alacağının kalmadığını bildirdiği ve bu bedelin kendisine ödendiği, 2000 yılından sonra kooperatife herhangi bir bedel ve aidat ödemediği, hiç bir toplantıya katılmadığı, bu tarihten sonra davacının hiçbir genel kurul toplantı tutunağında ve hazirun cedvelinde ortak olarak kaydının bulunmadığı, dava tarihinden önce davalı kooperatif ile ilişki kurduklarına dair dosyaya her hangi bir belge ibraz etmediği, 2019 yılında eldeki davanın açıldığı, bu davayı açmasının MK 2. Maddesinde öngörülen iyiniyet kurallarına aykırı olduğu kanaatine varıldığından davanın reddine....." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkilinin iradesi sakatlanarak muvaaza ve hile ile elinden "hiç bir alacağım kalmadı, istifa ediyorum" şeklinde belge alındığı, istifa ettiğinden müvekkilinin haberi dahi olmadığı, kooperatif adına gelecekte alınacak arsalar için para toplanması konusunda muvafakat etmediğini bildirdiği için böyle bir yazı aldıklarını belirttiği, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğinin tespiti, olmadığı takdirde yapılan ödemeler ile davacıya düşen bedelin tahsili taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcından peşin alınan 426,94 TL'nın mahsubu ile bakiye 305,06 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-) Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.26/03/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...