T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/26 KARAR NO: 2026/53 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/06/2021 NUMARASI: 2017/863 Esas 2021/528 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLD…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/26 KARAR NO: 2026/53 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/06/2021 NUMARASI: 2017/863 Esas 2021/528 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 14/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı şirketin, sigorta şirketlerinin rücu servislerinin araştırma ve takip işlerinin yürütülmesi alanında faaliyet gösterdiğini, davalı ...Ş. ile arasındaki sözleşmeye göre, davacının, davalı ... şirketince ... nolu poliçesine bağlı olarak yapılan müracatlarla ilgili hasar dosya araştırma ve inceleme çalışmaları için görevlendirildiğini, ücret konusunda sözlü anlaşmaya göre davacı tarafa araştırması sonucunda davalı ... şirketinin hasar bedelinin %6’sı ve yaptığı giderlerin ödeneceği konusunda anlaşıldığını, sonradan davalının anlaşılan fiyatın yüksek bulunduğundan davalı ... şirketinin hasar bedelinin %3’ü ve yaptığı giderlerin ödeneceği konusunda anlaşıldığını, davacı şirket yetkilileri olan ... ve ...’nın ve davalı şirket yetkilisi ...’nın tanık olarak dinletilmesini, araştırma yapılacak olayda sigorta eksperinin raporuna göre sigorta şirketinin ödeyeceği hasar bedelinin 2.000.000,00 TL olarak hesaplandığını, ancak davacı tarafın yaptığı araştırma sonucu hazırladığı rapora göre bu yangının muvazaalı olduğunu beyan ettiğini, davacı görevini tam anlamıyla ifa etmiş ve sözleşme gereği raporu zamanında hazırlamış olduğundan bahisle sözleşme ücretini ve yaptığı giderlerin kendisine ödenmesine hak kazandığını, ancak daha sonradan davalı şirketin sözleşmeden vazgeçtiğini gösterir bir e-mail ile bu bedeli ödemeyeceğini beyan ettiğini, davacıya yaptığı araştırma sonucu hazırladığı rapor doğrultusunda yalnızca araştırma bedeli ve masraf olarak 2.900,00 TL ödendiğini, buna karşılık davacının gerçek ücretin kendisine ödenmesini gerektiğini, davacı tarafından davaya konu bedelin ödenmesi için 12.05.2016 tarihli KDV dahil 73.102,11 TL’lik faturanın davalıya gönderildiğini, yasal süresi içinde işu faturaya ve bedele itiraz olmadığını ve iade edilmediğini, ödenmeyen fatura bedeli için İstanbul Anadolu 24.İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, davalının takibe haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, %20’den aşağıda olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve alacağının ticari temerrüt faizi ile birlikte tahmili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ederek işbu davayı açmıştır. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava dışı ... Şti.’ye ait Denizli’de bulunan soğuk hava deposunda 13.01.2016 tarihinde meydana gelen yangın sebebiyle ... no.lu hasar dosyası açıldığını, inceleme için gecikmeksizin eksper gönderildiğini, ancak hasarın büyük çapta olduğu anlaşıldığından bağımsız araştırma yapılmasının uygun bulunduğunu, bu sebeple davacı ile anlaşıldığını, anlaşmanın araştırma sonucunda hasarın azaltılması veya talebin reddi noktasına varılırsa sigorta şirketine kazandırılan bedel üzerinden %3 ödenmesi şeklinde yapıldığını, tüm sigorta şirketleri tarafından uygulanan ve davalı şirketin tüm araştırmacıları ile yapılan fiyatlandırmanın bu şekilde olduğunu, davacı tarafın kendilerine yeni bir bilgi ve belge sunmadan 2 sayfadan oluşan ve 1 kısım ekten oluşan sonuca ulaşmayan ve davalı şirkete bir şey kazandırmayan bir rapor sunduğunu, bu raporla haksız kazanç peşinde olduğunu, işbu raporda yer alan eklerin önceki yaptırılan eksper raporunda olan resmi belgeler olduğunu, davacının hasar bedelinin %6’sı üzerinden anlaşıldığına yönelik tanık dinlenmesi talebini kabul etmediğini, davacının sigorta şirketinden 73.102,11 TL alacağının olduğunu yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, ...’ın sigorta şirketinde Hasar Müdür Yardımcısı pozisyonunda uzun yıllardır çalıştığını ve böyle büyük miktarlı bir hasarda araştırma raporunun işe yararlılığından bağımsız olarak hasar bedeli üzerinden yüzdelik pay ile anlaştığının düşünülemeyeceğini, davacının araştırma raporunu sunmasından sonra davacı şirket yetkilisi ... ve avukatı ile ... ve şirket avukatı ... ile toplantı yapıldığını, bu toplantıda davalı şirket lehine hasarın reddi veya azaltılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığını davacı şirket yetkilisine bildirdiğini, 10/05/2017 tarihli mailler ile davacı şirket yetkilisine bu bedele hakkının bulunmadığını bildirdiğini, davacının araştırma raporu sonucu davalı şirkete sunduğu tek yeni belgenin yangına sebebiyet verdiğini iddia ettiği ustanın anne ve babasına dait gayrimenkul bilgileri olduğunu, davacının söz konusu olayda muvazaa olduğunu bildirdiğini, davacının belirttiği şekilde bir muvazaaya rastlanmamış olduğundan hasar ödenerek dosyanın kapatıldığını, davacının sigorta şirketine sunduğu kaşeli ve imzalı formda belirtilen 200,00 TL dosya bedelinin takdiren 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.951,00 TL ödendiğini ve başkaca bir borç kalmadığını, davacı tarafından gönderilen fatura aslının Üsküdar ...Noterliği’nin 24/05/2016 tarihli .. yevmiye nolu ihtarnamesi ile süresi içinde iade edildiğini beyan ederek, davacının anlaşmaya aykırı olarak haksız kazanç peşinde olduğu ve davanın reddi gerektiğini bu nedenle yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiğini bildirmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, " Taraflar arasındaki yapılan sözleşmeye göre; davacının, davalı ... şirketini (davalının dava dışı sigortalısına yangın rizikosunun gerçekleşmesi nedeniyle) ödemekten kurtaracağı bedel üzerinden belirlenen komisyon oranında ücrete hak kazanacağı hususunun kararlaştırıldığı, ancak, davacının sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirdiği ispatlanamadığı, 02.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirket tarafından hazırlanan hasar araştırma raporunun aksine davanın gerçek bir yangın olduğunun belirlendiği, teknik görüşler ile bu hususun desteklendiği, hasar araştırma raporunun eksik hazırlandığı, kaldı ki davalı ... tarafından belirlenen hasar bedelinin dava dışı sigortalıya ödendiği,bu durumda davacının sözleşme ile üstlendiği edimi yerine getirdiğini ispatlayamadığı " gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, davalı sigortacı şirket nezdinde açılan dava dışı sigortalıya ait hasar dosyası kapsamında araştırma raporu hazırlanması yönelik hizmet bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itiraz iptali istemine ilişkindir.İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü .. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının 1 adet faturaya istinaden 73.102,11 TL asıl alacak, 1.724,41 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 74.826,52 TL alacağın tahsili için takip başlattığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.13/01/2016 tarihinde Denizli ilinde faaliyet gösteren dava dışı sigortalı ... Soğuk Hava Deposu'nda meydana gelen yangın olayının incelenmesine ilişkin davacı tarafça düzenlenen imzasız, 15.03.2016/... sayılı Araştırma Raporu :" İnceleme: ...Yangın raporunda yangının elektrik kontağından çıktığı belirtilmekteydi. İtfaiyeciler yangının çıkış nedenini tam olarak tespit edemezlerse veya yangının çıkış nedenini örtbas etmek isterlerse yangının çıkış nedeni olarak elektrik kontağını gösterirler, dolayısıyla 3.şahıslarında yorum yapmasını engellemiş olurlar. Bu yüzden itfaiye raporu bizim için çok da önem taşımamaktadır. Ancak yangının çıktığı gün sabah saat 09.00 da soğuk hava deposunun çatısında bulunan soğutucu motorlarının yerinin sabitlenmesi için 4,5 saat süren bir kaynak işlemi yapılmıştır. Kaynak işlemi 13.30'da bitmiştir. Yangın da saat 18.00 sularında başlamıştır. Çatıda bulunan paneller sandviç paneldir, yani panellerin altı ve üstü 0,5 mm kalınlığında sac ortası poliüretandır. Dolayısıyla yangına karşı çok hassas bir maddedir. Kaynak anında sıçrayan kıvılcımların ısı gücü 500 derecedir. Ve bu kıvılcımlar 4.5 saat süreyle etrafa yayılmıştır ve gittikleri yerinde adresi belli değildir. Bu yüzden kıvılcımların yarattığı ısının etkisiyle yangın başlamış içten içe yanmış ancak saat 18.00 sularında soğuk hava deposunun için kaplayan dumanın dışarı vurmasıyla fark edilmiştir. Denizler İtfaiye müdürlüğü yangın mahaline 500 m mesafededir. Denizler itfaiye grubu yangın mahaline geldiğinde çatı çökmüştür. Bu da yangının çatıdan başladığını göstermektedir. Biz işyeri sahibi ile görüştüğümüzde bize kaynaktan söz etmedi, itfaiyenin geldiğini o esnada kendisinin şok halinde olduğunu ve daha sonra olay yerine Jandarmanın geldiğini bildirdi. Biz işyeri sahibinden gerekli bilgiyi alamayınca Jandarmayla görüştük Jandarma bize yangın mahalinde yangından önce 4,5 saat kaynak yapıldığını bildirdi bu yüzden işyeri sahibinin ve elemanının ve de kaynak yapan kişinin ifadesinin alındığını belirtti. Biz bu ifade tutanaklarının birer kopyasını aldıktan sonra tekrar yangın mahaline geldik işyeri sahibi ile görüştük. İşyeri sahibi biz kaynak olayını sorunca bize çatıda kaynak yapıldığını anlatmak zorunda kaldı. Ancak dedi ki yardımcım ... kaynak yapılan çatıya yangın oluşmasın diye su döktü. Ancak çatıda suyun birikme şansı olmadığı için su dökmekle dökmemenin arasında hiçbir fark bulunmamaktadır. Bütün bunların ışığında biz itfaiye müdürlüğüne gittik ve itfaiye müdürlüğünde yangına müdahale eden birim müdürü ile görüştük kendilerine yangından önce 4,5 saat yangın mahalinde kaynak yapıldığını bu konuyu biliyor muydunuz diye sorduk? Bilmiyorduk dediler. Bunun üzerine bizde kendilerine yazılı olarak müracaat edip yangından önce yangın mahalinde yapılan kaynaktan haberimiz olmadan yangın raporunu hazırladık ya da hazırlamadık şeklinde soru soran bir dilekçeyle durumu yazılı hale getirmek istedik. Ancak bizim dilekçemize hiç ilgisi olmayan bir cevap verdiler ve de mahkemeye müracaat edebilceğimizi aksi takdirde istediğimiz şekilde cevap vermeyeceklerini bildirdiler. Aldığımız cevap Biz yangını incelemek üzere Denizliye 3 defa gittik ikinci gidişimizde yangın mahalinde kaynak yaptığı söylenen ... firmasından alınan hizmete karşı bir bedel ödenip ödenmediğini ödenmiş ise bunun makbuzlarını sorduk ancak ellerinde makbuz olmadığını onlara kaynak bedeli 50 TL ödeneceğini ama şuana kadar ödenmediğini belirttiler. Biz de bedelin ödenerek makbuz alınması gerektiğini ısrarla ve de defalarca söylememize rağmen ... Limited Şirketi yetkilisi ... ödeme yapamıyorum makbuz alamıyorum diye hep olayı geçiştirdi. Burada ince nokta şuydu,... firması...i Denizli'de faaliyet göstermektedir. İşyeri sahibi ...., ... kendisi kaynağı gelip yapmamıştır. Kaynak yapması için oğlu ...'ü göndermiştir. İsmail... firmasının yanında faaliyet gösteren ... firmasında sigortalı olarak çalışmaktadır. Dolayısı ile bu işin ehli değildir ehli olmadığı için de kaynak esnasında gerekli önlemleri alarak yangının çıkmasına engel olamamıştır. Bu yüzden ... firması yetkilisi... ile kaynak firması sahibi ... bey arasında su yüzüne çıkmamış gizlenen bazı noktalar bulunmaktadır. Yani sürekli olarak birbirini kollamaktadırlar. Bu yüzden ... tam olarak doğruyu söylememektedir. Biz kaynak firması yetkilisi ile görüşemedik defalarca işyerine gitmemize rağmen işyeri kapalıydı. Kaynağı yapan ... ile görüştük beyanını aldık. O da yaptığı hizmetin bedelini almadığını söyledi. 3.gidişimizde itfaiye müdürlüğüne tekrar giderek yapılan kaynağın kendilerine önceden söylenmediğini bize şifai olarak söylemelerine rağmen neden yazılı olarak bildirmekten kaçındıklarını yüzyüze konuşarak sorduk bize yine cevap vermeden adli yolu gösterdiler. Bunun üzerinde Jandarmaya tekrar gittik Jandarma Komutanı Başçavuş ... bize burada bir sıkıntı var sıkıntı da itfaiye müdürlüğü yangından önce 4,5 saat kaynak yapıldığını biliyor zira ben söyledim diye cevap verdi. Bu da bizi yangın nedeninin karartıldığına götürmektedir. Yani itfaiye müdürlüğü yangının elektrik kontağından çıktı diyerek yangının asıl nedenini gizleme yoluna gitmiştir. Nedenini bilemem. Burada eğer bizim şirket avukatımıza bir vekalet verilirse mahkeme kararıyla bilir kişiyi isteyerek yangının gerçek nedeninin çatıda yapılan kaynak olduğunu ortaya çıkartabiliriz.Sonuç ve Kanaat : 13.01.2016 tarihinde ... Firmasının Soğuk Hava deposunda çıkan yangın Elektrik kontağından çıkmamıştır. Yangından önce yapılan 4,5 saatlik kaynak olayının yarattığı kıvılcımların çatı tavanını kaplayan poliüretanları tutuşturması sonucunda yangın ortaya çıkmıştır. Her ne kadar ... ben su döktüm dese de dökülen suyun hiçbir yararı olmamıştır.Durumun daha net ifadelerle ortaya konulabilmesi için itfaiye raporuna itiraz edilmesi gerekmektedir. Vekalet verildiği taktirde bu işlemi bizim büro Avukatımız yürütebilecektir. Bu durum netlik kazandıktan sonra ortaya çıkan neticeye göre hasarın bir kısmı ödenebilir (bir kısmı dedim zira işyeri sahibi ... ve kaynağı yapan ... firması tarafından görevlendirilen ... yangını engelleyecek gerekli tedbirleri almamışlardır) Dolayısıyla mal sahibine ödenen tazminat kaynak yapan ...'e rücu edilmesi gerekmektedir. Eğer hasar ödenebilir durumu olursa kaynak yapan ... firmasının görevlendirdiği ...” e rücu edilmesi gerekmektedir. ...” ün şahsi olarak herhangi bir malvarlığı yoktur. Ancak firma sahibi olan babası ve annesine ait yeteri kadar tapu kaydı bulunmaktadır." şeklinde düzenlenmiştir.Dosyada mübrez e-maillerden, taraflar arasında davacının mezkur olayla ilgili olarak araştırma raporu hazırlaması hususunda sözlü olarak anlaştıkları davacının mezkur yangına ilişkin olarak 15.03.2016 tarihinde araştırma raporunu hazırlayarak davalıya sunduğu, davalının 10.03.2016 tarihli e-mail ile "yangının kasten yapıldığı iddiaları dolaylı olarak belirtilmişse de, belirtilen hususların bunu ispat etmeye yeterli olmadığı, kastın kesin bir şekilde açık delillerle ispat edilmesi gerektiği, bu sebeple, toplantıda görüşülen hususların hasarı reddetmeye yeterli olmayacağı, dava açılması halinde ret sebebimizin yani kastı ispat etmemiz mümkün olmamakla birlikte bu yönde bir belge de temin edilemediği, rücuya ilişkin olarak da, elimizde yangının elektrik kontağından çıktığına ilişkin yangın raporu bulunduğu, yangının sebebinin değiştirilmesi için dava açılacağı belirtildiği, öncelikle bu İdari bir dava olacağı, kaldı ki, yangın raporunda, kaynak yapıldığının belirtilmemiş ve kendilerine bilgi verilmemiş olması yangının kaynaktan çıktığı anlamına gelmeyeceği, toplantıda mahkeme kanalı ile tespit yaptırılacağı belirtilmişse de, bilirkişilerin tespit edeceği bir şey bulunmadığı, kaldı ki, tespit yapılsa ve alacak rücu edilse dahi tahsil kabiliyeti bulunmadığı" bildirilmesi üzerine davacının davalının hasar bedelini alıp almayacağının kendilerini ilgilendirmediğini belirterek ücretin ödenmesini talep etmiştir.Olaya ilişkin düzenlenen 13.01.2016 tarihli Yangın Raporunda; Yangının çıkış nedeni : söz konusu soğuk hava deposunun, ön soğutma bölümünde klima motorlarının elektrik kabloların kısa devre yaparak çatıda bulunan sandviç panellerinin straforlarının tutuşturması sonucu çıktığı kanısına varıldığı bildirilmiştir.Mali Müşavir ile hukukçu bilirkişinden alınan 04/11/2019 tarihli müşterek raporda özetle; " Davacı tarafın incelenen 2016 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarını yasal sûresi içerisinde yaptırılmış olduğu, kanuna göre eksiksiz, ve usulüne uygun olarat tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davalı tarafın incelenen 2016 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, elektronik defter olarak tutulan yevmiye ve kebir defterlerinin Mayıs 2016 dönemine ilişkin kısımları sistem arızası nedeniyle silinmiş olduğu beyan edilerek davalı tarafından ibraz edilmediği için incelenemediğinden, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığının ve defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığının tespit edilemediği, icra takibine konu alacağın dayanağı olan davacı .... Şti tarafından davalı ...Ş. adına düzenlenmiş 2016 yılına ait 1 adet faturan davacı tarafın 2016 yılına ait ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak faturanın davalı tarafa teslimine ilişkin dava dosyasında bir belge bulunmadığı, davalı tarafından davalı tarafa gönderilen ihtarname içeriğinden icra takibine konu alacağın dayanağı olan faturanın 17.05.2016 tarihinde davalı tarafından teslim alındığı, bu faturaya davalı tarafından sekiz günlük yasal süresi içinde 24.05.2016 tarihinde noter ihtarnamesi ile itiraz edildiğinin anlaşıldığı, davalı tarafın, davacı .... Şti'den 2016 yılı içinde mal ve/veya hizmet alışı yaptığına dair bağlı olduğu vergi dairesine bir bildirimde bulunmadığı,davacının fatura içeriğinin doğru olduğunu ispat etmesi gerekip gerekmediği konusundaki hukuki değerlendirmenin mahkemenizin takdirinde olduğu.." bildirilmiştir.Celp edilen hasar dosyası sonrası sigorta uzmanı bilirkişisinin de dahil edilmesiyle alınan 27/07/2020 tarihli ikinci raporda özetle; "Dosyadaki belgelerden; davacı tarafça hazırlanan araştırma raporunun sigorta şirketince hasarın reddi için yeterli görülmediği, bu durumun davacıya iletildiği anlaşıldığı, ilgili mailde; hasarın reddedilmesi halinde açılacak muhtemel bir davada, bahsedilen hususların somut delil niteliği taşımadığı, buna göre hasar talebini reddedemeyecekleri bildirildiği, dosyada davalı tarafça verilen 15.11.2019 tarihli müzekkere cevabında dava dışı sigortalıya bir ödeme yapılmadığı bildirilmiş ise de dava dosyasına ek mavi klasörde yer alan belgelerden aynı hasar dosyası ile ilgili olarak dava dışı sigortalıya toplamda 2.450.000,00-TL ödeme yapıldığı görülmüştür. (... Şti.’ye 15/04/2016 tarihinde 500.000,00 TL ödendiğini, geriye kalan 1.950.000,00 TL’nin de verilen banka hesabına yatırılması sonucu başkaca bir alacağın bulunmadığı yönünde mutabık kalınarak Protokol-İbraname dava dışı sigortalı şirketçe kaşe vurularak imzalandığı.) buna göre; hazırlanan araştırma raporunun somut delillere dayalı, bilimsel ve teknik verilere dayanıp dayanmadığı hususunda bir yangın uzmanının görüşünün de alınmasının faydalı olacağı zira bu şekilde anılan ve davanın dayanağını teşkil eden araştırma raporunun keyfi bir şekilde mi kabul edilmediği yoksa bilimsel ve teknik verilere dayalı kabul edilebilir bir raporu mu olduğu hususu tespit edilebileceği, zira hasar araştırma raporları; mümkün ise imzalı-yazılı tanık beyanı, fotoğraf, fatura, kamera kaydı, telefon&e-mail yazışması.. vs gibi somut delillere dayanılarak hazırlanması gerektiği, bir yangının şaibeli olarak çıkartılıp çıkartılmadığına dair davacı tarafça yapılan tespitlerin yerinde olup olmadığı hususunda bu nedenlerle bir yangın uzmanının denetiminin faydalı olabileceği, yargıtay da uygulamada verdiği birçok kararında salt varsayım-iddiaya dayalı hasar araştırma raporuna göre tazminat taleplerinin reddini kabul etmediği" bildirilmiştir.İkinci rapor doğrultusunda bilirkişi heyetine yangın uzmanı bilirkişi eklenmek sureti ile alınan 17/02/2021 tarihli ek raporda özetle; "Öncelikle bu denli büyük bir hasara sebebiyet veren yangın için tutulan yangın raporu eksik olduğu, çünkü yangı yeri ve yapılan söndürmenin şekli detaylandırılarak yangın başlangıç yeri resimleri çekilmesi ve jandarmanın olay yeri raporunun olması gerektiği, Dosyada mevcut davacı tarafından düzenlenen araştırma raporunun imzasız ve kim tarafından hazırlandığı bilinmediği, Jandarma Komutanı Başçavuş ...” in kaynak işleminden itfaiyeye bahsettiği ifadesi olduğu ancak olay yeri tespit tutanağı bulunmadığı, ayrıca Jandarmanın iş yeri sahibinin ve elemanının ve de kaynak yapan kişinin ifadesinin alındığını belirttiği, bu ifade tutanaklarının birer kopyasını aldıktan sonra tekrar yangın mahalline gelindiği ve iş yeri sahibi ile görüşüldüğü ve iş yeri sahibi biz kaynak olayını sorunca bize çatıda kaynak yapıldığını anlatmak zorunda kaldığı ifade edilmiş ise de tüm bu verilen bilgilere ait dosyada yazılı imzalı bir belgeye rastlanmadığı,Netice itibariyle; İtfaiye yangın raporu, kullanılan malzemeler, yangın söndürme malzeme ve sistem montajları, yangın tüpleri, yangın yeri, kapıları ve merdivenleri incelenerek hazırlanmalı ve soğuk hava deposunun ön soğutma bölümündeki klima motorlarının bulunduğu yer resimle tespit edilmesi gerektiği, itfaiye raporuna göre yangın soğuk hava deposunun ön soğutma bölümünde klima motorlarının elektrik kablolarının kısa devre yaparak çatıda bulunan sandviç panellerinin straforlarını tutuşturması sonucu çıktığı, denilerek kanaat yani tahmin belirtildiği, elektrik, bilinen yangın nedenlerinin başında gelmesine rağmen bu yangının nedeni olamayacağı, çünkü çatıdaki alüminyum sandviçin ve içindeki poliüretanın yanması için min. 760 C yanma ısısına ihtiyaç olduğu, dosyada davacı ile davalı arasına elektronik konuşma dışında yapılan eksper çalışmasına ait ücret ile ilgili olarak herhangi bir sözleşme mevcut olmadığı, dosyaya sunulmuş olan imzasız ve isimsiz araştırma eksper raporu sayın mahkeme tarafından kabul görürse; bu eksper araştırma raporundaki “iş yeri sahibi biz kaynak olayını sorunca, bize çatıda kaynak yapıldığını anlatmak zorunda kaldı” cümlesinden yola çıkıldığında ve yukarıda bilginize sunduğumuz kaynak işlemi bilgileri göz önünde bulundurulduğunda, bu yangının gerekli tedbir alınmadan yapılan ve aşağı düşen kaynak cüruflarından kaynaklandığına dair kanaatimizi takdiri mahkemeye ait olmak üzere arz edileceği, bu kapsamda; dava konusu hasar araştırma raporunun aksine yangının gerçek bir yangın olduğu yukarıdaki teknik görüşler ile tespit edildiği, buna göre; sigorta şirketince hasar araştırma raporunun keyfi olarak kabul edilmeme durumundan da bahsedilemeyeceği" şeklinde kanaate varıldığı bildirilmiştir.Dosya kapsamına göre; davalının sigortalısının iş yerinde çıkan yangın olayı ilgili olarak araştırma raporu hazırlanması konusunda tarafların sözlü olarak anlaştıkları hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak taraflar arasında düzenlenmiş bir yazılı sözleşme bulunmadığından araştırma raporunun hangi hususlarda düzenleneceği ve ücret alacağı nasıl kararlaştırıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı taraf, yapılan inceleme ve araştırma neticesinde davaya konu araştırma raporunun düzenlemesiyle birlikte hasar bedelinin %3'ü ve yapılan masrafların ödeneceğini iddia etmiş, ancak kendisine araştırma bedeli ve masraf olarak 2.900,00 TL ödendiğini ama hasar bedelinin %3'ü ödenmediğinden bahisle huzurdaki davayı açmıştır. Davalı taraf ise yapılan anlaşmanın, "araştırma sonucunda hasarın azaltılması veya talebin reddi noktasına varılırsa davalı sigortacıya kazandırılan bedel üzerinde %3 ödenmesi" şeklinde kararlaştırıldığını ileri sürmüştür.4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir. 6100 sayılı HMK hükümlerine göre, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altındadır (HMK 190). O halde davacı taraf; araştırma raporunun düzenlenmesiyle birlikte hasar bedelinin %3ü oranında ödeme yapılacağı konusunda bir anlaşma yapıldığını ispata elverişli yasal delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Her ne kadar davalı taraf tanık deliline dayanmış ise de usul hukuku uyarınca tanıkla ispatı mümkün değildir. Bu hususta dosyaya sunulmuş yazılı bir belge de bulunmadığından bu yöndeki iddiasını ispatlayamamıştır.O halde davacı taraf, davalı ile yapmış olduğu sözlü anlaşma uyarınca hazırlamış olduğu araştırma raporu uyarınca ücret talep edebilmesi için düzenlenen araştırma raporunun; olayın özelliğine uygun, keyfilikten uzak, denetlenebilir, somut delillere, bilimsel ve teknik verilere dayalı olması gerekir. Bu şekilde araştırma raporunun hazırlanması durumda her ne kadar ücret alacağı kararlaştırılmamış yada hasar bedelinin %3'ü ödeneceği davacı tarafça ispatlanamamış olsa da davacı yapmış olduğu hizmetin bedeli olarak piyasa rayicine göre ücret talep edebilecektir. Diğer bir durumda ise davalının iddia ettiği gibi araştırma sonucunda hasarın azaltılması veya talebin reddi noktasına varılması durumunda davalı sigortacıya kazandırılan bedel üzerinden %3'nün ödenmesini talep edebilecektir.Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davaya konu yangın olayına ilişkin davacı tarafça, davalı ... şirketinin menfaati doğrultusunda, sigorta şirketinin sigortalısına ödeme yaptıktan sonra üçüncü kişiye rücu edebilecek şekilde rapor düzenlenmiş, diğer bir ifade ile araştırma raporunda ayrıntılı şekilde belirtildiği gibi yangın raporunun aksine, yangının elektrik kontağından değil, iddia olunan kaynak işlemi sonucunda meydana geldiği tespiti yapılmış ise de yapılan araştırmanın somut delillere dayanmadığı, bu hususta alınmış yazılı ifade tutanakları, olay yeri inceleme raporu, fotoğraf vs. herhangi bir belgeye dayanmadan, yeterli araştırma yapılmadan soyut ifadelerle raporun düzenlendiği, bu hali ile araştırma raporunun; olayın özelliğine uygun, keyfilikten uzak, denetlenebilir, somut delillere, bilimsel ve teknik verilere dayanmadan hazırlanmış olmasının yanında, hasar dosyası kapsamında hasarın azaltılması veya tazminat talebin reddi noktasında davalı sigortacıya kazandırılan bir bedel olduğu da ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 672,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/01/2026