10. Ceza Dairesi 2025/5386 E. , 2025/13915 K. "" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/772 E., 2025/723 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER: İlk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresi…
10. Ceza Dairesi 2025/5386 E. , 2025/13915 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/772 E., 2025/723 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER: İlk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularına ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Prokovötör ajan kullanılmasının hukuka aykırı olduğuna, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. GEREKÇE Olay tutanağı içeriğine ve dosya kapsamına göre; tanık ....'nda uyuşturucu madde ele geçirildiği ve kolluk görevlilerine uyuşturucu maddeyi aldığı sanıkları yakalatabileceğini söylemesi üzerine olay günü sanığın kullandığı telefon numarasının tanık tarafından arandığı, sanığın çağırdığı mevkiye gidildiğinde sanıkların görüldüğü ve yanlarına gidildiğinde sanık ...'ın kucağındaki beyaz renkli poşet içindeki uyuşturucu madde ile cebinden çıkarttığı poşet içindeki uyuşturucu maddeyi, sanık ...'ın ise aracın bagaj kısmını açarak beyaz poşet içerisindeki uyuşturucu maddeyi rızaları ile verdikleri ve şahısların büro amirliğine götürülmesinden sonra nöbetçi Cumhuriyet savcısına bilgi verilerek talimatlarının alındığı olayda; 5271 sayılı CMK'nın 2. maddesinin (e) bendi, 160. maddesi, 161. maddesinin ikinci fıkrası ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun (2559 sayılı Kanun) Ek 6. maddesi uyarınca, edinilen bilgi veya alınan ihbar veya şikâyet üzerine veya kendiliğinden bir suçla karşılaşan kolluğun olay yerinde kişilerin ve toplumun sağlığına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına zarar gelmemesi ve suçun delillerinin kaybolmaması ya da bozulmaması için gerekli acele tedbirleri aldıktan sonra durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda gerekli soruşturma işlemlerini yapması gereklidir. Yani kolluk her somut olayda Cumhuriyet savcısının emri üzerine yetki kazanacaktır. 5271 sayılı CMK'nın 160. ve devamı maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısının emri ile görevlendirilen kolluk genel yetkileri ve görevi kapsamında, suç ve failini belirlemek ve suçla ilgili delili toplamak için kişileri suça kışkırtmadan veya yönlendirmeden soruşturma yapacaktır. Dosya kapsamına göre; olay tutanağında, işlenmekte veya henüz işlenmiş olan ya da pek az önce işlenmiş bir suçun mevcudiyetini ortaya koyan somut şüphe sebepleri belirtilmediğinden, 5271 sayılı CMK'nın 2. maddesinin (j) bendi ile 2559 sayılı Kanun’un 13/A maddesi kapsamında suçüstü halinin varlığından bahsetmek mümkün olmadığı halde, sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair istihbari bilgi alınması üzerine Cumhuriyet savcısına haber verilerek emirleri doğrultusunda işlem yapılması gerekirken, Cumhuriyet savcısının CMK'nın 160. maddesine göre yaptığı yazılı veya sözlü bir görevlendirme bulunmaksızın sanık telefon ile arattırılarak uyuşturucu madde alışverişi konusunda anlaşılıp, buluşma sağlanılarak, uyuşturucu maddeler ele geçirildikten ve sanıklar yakalandıktan sonra Cumhuriyet savcısına haber verildiği, bu suretle sanıkların uyuşturucu madde satışına teşvik edildiği, Anayasamızın 38. maddesinin altıncı fıkrası ile CMK'nın 206. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin ikinci fıkrası ve 289. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi uyarınca bu suretle elde edilen deliller hükme esas alınamayacağı gibi hukuka aykırı yolla elde edilen delil ile bu delillerden hareketle elde edilen deliller de, zehirli ağacın meyvesinin de zehirli olacağı olgusuyla hükme esas alınamayacağından, izah edilen nedenlerle sanıkların beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenlerine göre sanıkların SALIVERİLMELERİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadıkları takdirde salıverilmelerinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.12.2025 tarihinde karar verildi.