T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/1157 Esas KARAR NO:2026/290 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) NUMARASI:2021/357 Esas-2023/117 Karar TARİHİ: 15/03/2023 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:12/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapıla…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2023/1157 Esas KARAR NO:2026/290 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) NUMARASI:2021/357 Esas-2023/117 Karar TARİHİ: 15/03/2023 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:12/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilim ... Ltd tarafından davalı .... Şti.'nin Tayland'dan Amerika Birleşik Devletleri'... yoluyla yapılması planlanan nitril eldiven emtiasının taşıması işi için 30 adet konteynerin temini işinin üstlenildiğini, görüşmelerin müvekkili ile ... arasında yürütüldüğünü, ... tarafından verilen teyit akabinde iş ve işlemlere başlandığını ve müvekkili tarafından üstlenilen yükümlülükler gereği gibi ifa edildiğini, konteynerler kiralandığını ve ... tarafından talep edilen yerlere sevki de organize edildiğini, ... ile diğer ilgili üçüncü kişiler arasında yaşanan sorunlar nedeniyle sevkiyatın yapılmasında müvekkilinden kaynaklanmayan gecikmeler yaşandığını ve bu gecikmelere ilişkin ... müvekkilinden rezervasyonu yapılan nakliyenin sair kereler ertelenmesi de dahil sair taleplerde bulunduğunu, iptal etmeyerek konteynerlerin iadesini de geciktirdiğini, önceki rezervasyonların birçok kez ertelenmesine sebebiyet veren ..., 15.01.2021 tarihinde siparişin iptal edildiği, konteynerlerin dava dışı ...'ye iadesi hususunda müvekkiline talimat verdiğini, dava dışı ... şirketi tarafından demuraj bedeli ödemesi yapılmaksızın konteynerlerin iade alınmayacağı bildirildiğinden ve bu husus müteaddit kereler ...'a iletildiğinden, sürecin uzaması, konteyner ve sair masraflarının doğması /artması dolayısıyla müvekkilinin demuraj bedelini dava dışı ... şirketine ödediğini ve konteynerleri iade ettiğini, müvekkilinin 18.01.2021 tarihli faturayı düzenleyerek ...'a ilettiğini, dava dışı ...'nin faturasını da 20.01.2021 tarihinde ... ile paylaştığını, ..., 22.01.2021 tarihli e-postası ile müşterilerine karşı hukuki yola başvurduklarını ve tahsilatı ... ile paylaşacaklarını da ikrar ettiğini, müvekkilinden sadır 08.02.2021 tarihli yazı ile 18.01.2021 tarihli fatura ödemesinin 15.02.2021 tarihine kadar yapılması aksi halde yasal yollara başvurulacağı konusunda ... son kez uyarıldığını, müvekkili tarafından iyi niyetle hareket edilerek ...'a Beşiktaş ....Noterliği aracılığıyla 08.04.2021 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek ve ekinde yer alan fatura ile bir kez daha ödeme yapılması ihtar edildiğini, ihtarname 12.04.2021 tarihinde ...'a tebliğ edildiğini, ... tarafından Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2 maddesi gereği sekiz gün içerisinde itirazda bulunulmadığından, faturadaki miktar kesinleştiğini, söz konusu faturanın ödenmemesi nedeniyle Bakırköy 13. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası tahtında 70.402,89-USD tutarın faizi ile birlikte tahsili gayesi ile icra takibi başlatıldığını, icra takibi ...'un haksız ve mesnetsiz itirazı neticesinde durdurulduğunu beyanla fazlaya ilişkin her türlü haklar saklı kalmak kaydıyla davalı ...'un Bakırköy 13. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına vaki haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile icra takibinin devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu deniz hukukunu ilgilendiren bir husumetten değil, davacı tarafından dava dışı ...şirketine sağlanan konteyner tedariki hizmetinden kaynaklandığını, huzurdaki dava konusu ihtilaf konteyner tedariki hizmetinden kaynaklanmakta olup, deniz ticaretini yahut deniz sigortalarını ilgilendiren bir durum bulunmadığını, görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemelerine tevdiini talep ettiklerini, davacının alacağı ileri sürme hakkının zamanaşımına uğradığını, davacı huzurdaki davayı yasal süresi içinde ikame etmediğini, davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, müvekkili şirketin iddia konusu konteyner tedariki ile ilgili herhangi bir taraef sıfatı bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirketin konteyner tedarik ettiği ... şirketi ile bahse konu konteyner tedariki hizmeti tahtında herhangi bir ticari ilişkisi söz konusu olmadığını, müvekkili şirket müşterisi Ürdün'de mukim ... isimli şirket olup, müvekkilinin davacının sağladığı hizmetteki tek dahili kendi müşterisinden gelen talebi davacı ...'ye iletmek olduğunu, müvekkili ile davacı şirket arasındaki yazışmalarda, müvekkilinin davacı tarafından konteyner tedariki hizmeti verilen ... isimli şirketi tanımadığını ve herhangi bir şekilde ...'nın yükümlülüklerini yerine getireceğine ilişkin kefil olmasının mümkün olmadığını ve hizmet öncesinde ödeme talebinde bulunup bulunmamanın tamamen davacının ticari kararı olduğunu, satışın da FOB şartları dahilinde yapıldığını, davacı ... tarafından ilgili konteynerlerle ilgili rezervasyon teyidi de doğrudan dava dışı ... şirketine verilidğini, davacı ... tarafından düzenlenen taslak konişmento da müvekkili şirketin hiçbir şekilde taraf olarak yer almadığını, satım sözleşmesine konu 267,300 kg ve toplamda 30 konteyner rezervasyona sahip nitril eldiven emtiasının Taylan'ın ... Limanından ABD'nin ... Limanına taşıtılmasına ilişkin, taşıma işini fiilen gerçekleştirecek olan ... Şirketi ile yapılan görüşmeler sonucunda ... ... isimli gemide 11/12/2020 tarihi için ... rezervasyon numarası ile ... Şirketi tarafından rezervasyon yapıldığını ve gönderici ... Şirketinden onay alındığını, söz konusu yazışmalar ... ve ... şirketleri arasında yapılmış olup, müvekkili şirketin bu sürece dahil edilmediğini, yalnızca bilgi verildiğini, 12/03/2020 tarihinde pandemi ilan Covid-19 salgını gözönünde bulundurulduğunda, nitril eldiven emtiasının taşımanın gerçekleştirilmesinin planlandığı 2020 yılının Kasım ve Aralık aylarında temininin son derece güç olduğunu, 24/11/2020 tarihli mail yazışmaları incelendiğinde, ... şirketinin genel müdürü konteynerlere ilişkin rezervasyon işlemlerini gerçekleştirirken Tayland hükümetinin doğrudan söz konusu nitril eldiven emtiasının ihracına ilişkin yasaklar getirdiğini, emtianın temin edilmemesi dolayısıyla konteynerlerin ve geminin beklemesi riskine rağmen işlemlere devam ettiğini, talep edilen demuraj bedelinin hukuki niteliği ceza koşulu olduğunu, müvekkili şirketin konteyner teslimine ilişkin sözleşmenin tarafı olmadığından kendisini ifaya zorlamak amacıyla herhangi bir ceza koşulu talep edilebilmesi de mümkün olmadığını, davacının davaya konu bedeli ödediğini ispat edemediğini, davaya konu ticari ilişkiye konu satış sözleşmesi FOB biçiminde oluşturulmuş olup, yük gemi bordasına yüklenene kadar doğacak her türlü sorumluluk satıcı/yükleme limanı ilgilileri sorumluluğunda olduğunu beyanla fazlaya ilişkin her türlü haklar saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, İİK 67/2 madde uyarınca, red olunan dava değerinin %20'sinden az olmamak şartı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 15/03/2023 tarih ve 2021/357 Esas- 2023/117 Karar sayılı kararında;".......TTK'nın 1218.maddesinde yolcululuğun başlamasını veya devamına engel olan sebepler yüzünden tarafların fesih hakkı düzenlenmiştir. TTK'nın 1218 hükmü ile, gemiye ambargo veya devlet hizmeti için el konulması, varma limanı ülkesi ile ticaretin yasaklanması yükleme veya varma limanının abluka altına alınması, sözleşme gereğince taşınacak olan eşyanın tamamının yükleme limanından ihracatının veya varma limanına ithalatının yahut transit geçişinin yasaklanması gibi bir kamu tasarrufu yüzünden sözleşmenin ifasının engellenmiş olması halinde her iki tarafa herhangi bir tarafa herhangi bir tazminat vermek ile yükümlü olmaksızın sözleşmeyi fesih etme hakkı tanınmıştır.Somut olayda taşınacak olan nitril eldivenin ihracatı COVİD-19 salgını nedeni ile ihracatına Tayland hukümeti tarafından ihracat yasağı getirilmiş olduğundan, bu durum davalıya TTK madde 1218 gereğince fesih hakkı vermektedir. Bu sebepten kaynaklanan feshin sonucunda davalının herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Diğer yandan genel hükümlere göre de değerlendirme yapılacak olur ise, dava konusu borcun ifasında davalının kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından TBK'nın 485.maddesine göre de ifa imkansızlığından dolayı davacının tazminat yükümlülüğünün doğmayacağı sonucuna varılmış olduğundan açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiştir..."gerekçesi ile, ''1-Davanın REDDİNE,2-Koşulları oluşmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme tarafından gerçekleştirilen yargılamada dosyaya sunulan 10.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda, taraflar arasında alt navlun sözleşmesi ilişkisinin kurulduğunu, ...'nin alt taşıyan Davalı ...'un alt taşıtan olduğu, alt taşıyan sıfatını haiz müvekkil ...'nin asıl taşıma sözleşmesinde ödemek zorunda olduğu demuraj bedeli ve sair zararlarını Davalı ...'un tazminle mükellef olduğunun tespit edildiğini, davalı ...'un sorumluluğunu açıkça tespit eden bilirkişi raporuna karşın, Yerel Mahkeme davalı savunmalarını ve taleplerini de aşar biçimde, hiçbir somut delile dayanmaksızın, davalıyı sorumluluktan kurtaracak şekilde, ifa imkansızlığı vs. nedenlerle hatalı ve hukuka aykırı bir biçimde davanın reddine karar verdiğini, TTK md. 1218 çerçevesinde fesih hakkı veren fiili bir durum bulunmadığını, Mahkeme'nin ulaştığı hatalı neticenin aksine, davalı ...'un taşınması talimatı verdiği “nitril eldiven” yükünün ihracatının yasaklanmasına ilişkin Tayland Krallığı tarafından alınmış herhangi bir idari karar bulunmadığını, ekonomisinin büyük bir kısmının “plastik ürünlere bağlı, dünyanın en büyük eldiven ihracatçılarından biri olan Tayland gerek pandemi öncesi dönemde gerekse de pandemi sırasında “plastik eldiven” ihracatını yasaklamalar olmaksızın sürdürdüğünü, taşımanın davalının alıcı-satıcı ile yaşadığı problem sebebiyle gerçekleşmediğini, davacı tarafından davalının taşıma ile ilgili verdiği talimatlar ve geciktirmeler sebebiyle oluşan zararların davalıya bildirildiği ve davalı tarafından kabul edildiğini, TTK md. 1218 çerçevesinde fesih hakkının kullanıldığına ilişkin bir bilgi/belge olmadığını, TTK md. 1218 somut olayda uygulama alanı bulamayacağını, yine de tamamen varsayımsal olarak, TTK md. 1218'un uygulanabileceği varsayımında dahi, bu hakkın kullanıldığına ilişkin herhangi bir bilgi/belgenin dosyada mevcut olmadığını, gerek davalı ..., gerekse de müvekkil ...'nin tacir olduğu, tacir olan tarafların TTK md. 18/3 gereği sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin beyanlarını ve bu beyanlarının ispatını kanunun ön gördüğü şekil şartlarına uyarak yapması gerektiğinin izahtan vareste olduğunu, davacının bu yönde bir iddiasının dahi olmadığı, somut olayın ne bir eser sözleşmesinden kaynaklandığını ne de müvekkil yüklenici, davalı ... ise iş sahibi olduğunu, yerel mahkemenin hatalı gerekçesine dayanak yapmak istediği yasal mevzuatın ve kanun hükmünün somut olay ile hiçbir ilgisi ve alakası bulunmadığını, Yerel mahkeme'nin hatalı varsayımları aksine davalı ... genel hükümler gereği de ...'nin zararını tazminle mükellef olduğunu, Medeni Kanun md.2'deki dürüstlük kuralından alan “kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak elde edemeyeceği” ve “bir hakkın kötüye kullanımını hukuk düzeninin korumayacağı” ilkeleri gereği, olası risklerden derhal haberdar edilen davalı ...'un, aylarca müvekkil ...'yi oyalaması, güven teşkil ederek talimatlar vermesinin ve talimatlarını aylarca sürdürmesinin, müvekkilin zararı artarken buna sessiz kalması ve hatta verdiği talimatlarla zararın artmasına doğrudan sebebiyet vermesi karşısında, genel hükümler gereği de davalı ...'un ...'ye karşı sorumlu olduğunun izahtan vareste olduğunu, hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı ... TTK md. 1146, md. 1144 gereği de ...'ye karşı sorumlu olduğunu, Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasında kurulduğu iddia edilen alt navlun sözleşmesine aykırılık sebebiyle davacının uğradığı ardiye, konteyner alım masrafı, demuraj, teslim masrafı idari giderler ve nakliye masraflarına ilişkin düzenlenen fatura bedelinin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasındaki mail yazışmaları incelendiğinde, dava dışı satıcı ...Ltd. ile alıcı .......Ltd.arasındaki satış sözleşmesine konu nitril eldiven emtiasının Tayland'dan Amerika Birleşik Devletleri'... yolu ile taşınması hususunda FOB satış şekline göre alıcı navlun sözleşmesi yapmakla yükümlü olduğundan davalının emtianın taşınması için davacı ile iletişime geçtiği ve teklif aldığı, sonrasında davacı tarafından iletilen teklifi kabul ettiği ve tarafların taşıma işinin organizasyonu ile ilgili görüşme yapmaya devam ettiği, davalı tarafından 25/11/2020 tarihinde davacıya gönderilen mailde dava dışı alıcıya fiyat bilgisi verilmemesi ve faturanın kendilerine kesileceği talimatı verildiği, taşımaya ilişkin tüm talimatların davalı tarafından verildiği ve davacı tekliflerinin kabul edildiği, bu durumda taraflar arasında alt navlun sözleşmesi kurulduğu ve bu sözleşme uyarınca davalının taşıtan olduğu açık olup, davalının aksi yöndeki savunmalarına itibar edilmediği gibi, Mahkemece gerekçeli kararda bu yönde yapılan tespite karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmadığından davacı lehine kazanılmış hak oluşmuştur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24/09/2025 tarih, 2024/11-300 esas ve 2025/571 karara sayılı ilamı)Taraflar arasında akdedilen alt navlun sözleşmesi uyarınca davacı tarafından fiili taşımayı yapması için dava dışı ... firması ile anlaşıldığı, davalının talimatı üzerine bu firma tarafından konteynerlerin satıcıya sevkinin yapıldığı, taşıma için rezervasyon kaydının oluşturulduğu, ancak davalı tarafından taşımanın sürekli ertelendiği, en sonunda da taşımanın satıcı ve alıcı arasındaki anlaşmazlıklardan dolayı gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması üzerine davalı tarafından rezervasyonun iptali ve konteynerlerin iade edilmesi için davacıya talimat verildiği, ancak dava dışı ... tarafından taşımanın süresinde yapılmaması ve gecikme sebebiyle oluşan demuraj ücretini tahsil etmeden iadeyi kabul etmemesi sebebiyle davacı tarafından demuraj ücretinin ödendiği, davacı tarafından taşımanın ertelenmesi sebebiyle davalıya oluşacak masraflara ilişkin sürekli bilgi verildiği, buna rağmen davalı tarafından taşıma organizasyonuna devam edildiği, davalı rezervasyonun iptali üzerine oluşan masraflar ve demuraj ücretine ilişkin dava dışı ... ile görüşme yapmak istediğini ilettiği gibi kendi müşterilerinden tazminat alması halinde davacı ile paylaşacağını da kabul ettiği, yani söz konusu masrafları ödemeyi kabul ettiği, Mahkemece Tayland'tan Amerika Birleşik Devletlerine taşınacak nitlit eldivenin ihracına Tayland hükümetinin Covid- 19 pandemi savaşı nedeniyle sınırlamalar getirmiş olmasından dolayı dava konusu taşımanın gerçekleşmediği ve davalının kusurunun bulunmadığı kabul edilmiş ise de Tayland Hükümeti tarafından bu yönde alınmış bir sınırlamaya ve ne şekilde olduğuna ilişkin idari bir kararın dosyaya sunulmadığı gibi uyuşmazlığa konu taşımanın bu gerekçe ile yapılmadığına ilişkin somut bir delil sunulmadığı, mail yazışmalarında da davalının bu yönde bir sebep ileri sürmediği, aksine taşıma sürecinin satıcı ve alıcı arasındaki anlaşmazlıklardan dolayı ilerlemediğinin ve gerçekleşmediğinin belirtildiği, bunun yanında davacı tarafından taşıma görüşmelerinin başında 24/11/2020 tarihinde davalıya gönderilen mailde ".... Çok kritik alan ve ekipman durumu (özellikle 40 ekipman için) belirttiğinizden lütfen göndericinin adını da paylaşınız. Göndericilerin elinde stok olmaması nedeniyle, bu “eldiven taşımaları” nadiren gerçekleşmektedir. Her şeyden önce, Tayland hükümeti talep edilen ürünlerin ihracatına Covid- 19 pandemi savaşı nedeniyle sınırlamalar getirmiştir. Gerçek göndericinin isim ve iletişim bilgilerini alabilirsek taşıma ve kargonun hazır olduğunu, taşıyıcılarla alan rezervesi için görüşmeden önce teyit edebiliriz." şeklinde davalının uyarılmasına rağmen davalının taşıma organizasyonuna devam ettiği, söz konusu mailde Tayland hükümetinin sınırlama getirdiğinden bahsettiği, ancak söz konusu ihracatın tamamen yasaklandığının ileri sürülmediği, buna ilişkin bir karar ve bu sebeple taşımanın yapılmadığına ilişkin dosyaya somut bir delil sunulmadığı gibi bu şekilde bir idari karar olması halinde dahi davalı tarafından uyarılmasına rağmen sözleşmenin akdedilmesinden ve riskin kabul edilmesinden dolayı davacının taşımanın gerçekleşmemesi sebebiyle uğradığı zararı gidermekle yükümlü olduğu açık olmasına rağmen Mahkemece aksinin kabulü isabetli olmamıştır. Mahkemece de tespit edildiği üzere davacı tarafından davalıya düzenlenen ... sayılı 18.01.2021 tarihli 70.402,89 USD bedelli faturada alacak kalemleri ardiye, konteyner alım masrafı, demuraj, teslim masrafı idari giderler ve nakliye şeklinde belirtilmiştir. Ancak ...'nin davacı adına düzenlediği 15/01/2021 tarihli fatura tutarı 1.550.800 Baht(Taylant Bahtı) olup söz konusu faturanın demuraj ücreti için düzenlendiği, 1.550.800 Baht 15.01.2021 tarihindeki dolar kuru üzerinden (1 USD = 30.0700 Baht) 51.572,99 USD'ye tekabül ettiğinden takibe konulan fatura tutarından 51.572,99 USD'yi aşan kısmın ardiye ücreti, konteyner alım masrafı, idari giderler, nakliyeye ilişkindir. Ödeme dekontu olarak sunulan belgeye göre davacı tarafından dava dışı ...'ye 1.536.332 Bahtın ödendiği, bu miktarın ödeme tarihi olan 18.01.2021 tarihindeki dolar kuru üzerinden (1 USD = 30.0700 Baht) 51.091,85 USD'ye tekabül ettiği anlaşılmıştır.Yukarıda açıklandığı üzere davalı davacının zararından sorumlu olduğundan Dairemizce ödenen bu miktarın hüküm altına alınmasına, bakiye masraflara ilişkin ise davacı tarafından ödeme belgesi sunulmadığından ve ispat edilmediğinden fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının alacaklı olduğu miktar ve davalının sorumlu olup olmadığı yargılamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, reddedilen kısma ilişkin davacının kötü niyet ispat edilmediğinden ve kötü niyet tazminatı şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davacı tarafında davalıya gönderilen ihtarnamede borcun 7 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği ve ihtarnamenin 12/04/2021 tarihli tebliğ edildiği gözetildiğinde davalının 20/04/2021 tarihinde temerrüte düştüğü, temerrüt tarihinden icra takip tarihi olan 15/06/2021 tarihi arasında 548,71 USD faiz işlediği anlaşılmakla bu miktarda işlemiş faize hükmedilmesine karar verilmiştir.Sonuç olarak, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)'nin 15/03/2023 tarih ve 2021/357 Esas 2023/117 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,Davalı borçlunun Bakırköy 13. İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takip dosyasındaki icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 51.091,85 USD asıl alacak ve 548,71 USD işlemiş faiz üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek 3095 sayılı Kanun 4/a maddesi uyarınca T.C. Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli USD cinsinden mevduata uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte takip talebindeki koşullarla aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı vekilinin koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, Davalı vekilinin koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, İLK DERECE YÖNÜNDEN: 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen miktar üzerinden alınması gereken 29.243,52 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 7.117,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.126,09 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvuru harcı ve 7.117,43 TL peşin harç olmak üzere toplam 7.176,73 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 13.183,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 8.145,77 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinde hesaplanan 68.496,03 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen miktar ve tarifenin 13/1 maddesi dikkate alınarak takdir edilen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranlarına göre 815,62 TL'sinin davalıdan tahsili, 504,36 TLsinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 10-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 11-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 12-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 13-Davacı tarafından yatırılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 267,00 TL istinaf gideri olmak üzere toplam 759,00 TLnin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 14-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 12/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.