16. Ceza Dairesi 2015/7725 E. , 2016/1190 K. "" TALEP: İftira suçundan suça sürüklenen çocuklar ... ve ... Kıvılcım'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 267/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair...2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.09.2014 tarihli ve 2008/25 esas, 2014/520 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Suça sürüklenen çocukların kayden 24.08.1990 ve 01.05.1992 doğumlu oldukları ve her ikisinin de hırsızlığa teşebbüs …
**16. Ceza Dairesi 2015/7725 E. , 2016/1190 K.** **"İçtihat Metni"** TALEP: İftira suçundan suça sürüklenen çocuklar ... ve ... Kıvılcım'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 267/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair...2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.09.2014 tarihli ve 2008/25 esas, 2014/520 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Suça sürüklenen çocukların kayden 24.08.1990 ve 01.05.1992 doğumlu oldukları ve her ikisinin de hırsızlığa teşebbüs suçundan yakalanıp başkasına ait kimlik bilgilerini kullandıkları suç tarihi olan 19.08.2007 tarihinde 15-18 yaş grubu içinde oldukları, bu nedenle cezalarından indirim de yapılmış olduğu, ancak suç tarihi itibari ile sabıka kayıtlarında hapis cezasına mahkumiyetlerinin bulunmadığı cihetle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50/3. maddesinde yer alan "Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, ... Fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." şeklindeki düzenleme karşısında, kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasında yer alan seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu, suça sürüklenen çocuk ...'ın sabıka kaydında yer alan .... Çocuk Mahkemesinin 01.06.2006 tarihli ve 2006/201-731 sayılı ilamı ile verilen 3 yıl hapis cezasının kesinleşme tarihi 30.10.2007 olup, suç tarihi itibari ile kesinleşmiş bir mahkumiyeti olmadığından, bu ilamın da anılan maddenin uygulanmasına engel olmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 16.10.2015 gün ve 94660652-105-09-10107-2015-21011/67099 sayılı yazılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.09.2015 tarih ve 2015/301926 sayılı tebliğnamesi ile bozma talep edilmiş olmakla dosya incelenerek gereği düşünüldü: TÜRK MİLLETİ ADINA I) Olay: