T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/659 KARAR NO : 2026/142 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 27/12/2022 KARAR TARİHİ : 17/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı tarafın dava dilekçesinde özetle; müvekkilin murisi ------, 13.03.2020 tarihi…
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/659 KARAR NO : 2026/142 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 27/12/2022 KARAR TARİHİ : 17/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı tarafın dava dilekçesinde özetle; müvekkilin murisi ------, 13.03.2020 tarihinde yaya olarak ilerlemekte iken ---- Caddesi üzeri, yolun ---- Mahallesi istikameti, Belediye otobüs durağı önünde meydana gelen çift taraflı, ölümlü ve maddi hasarlı kaza neticesinde vefat ettiği, ---- müteveffa ------ annesi olup bunu ispatlar Nüfus Kayıt Örneği ekte sunulduğu---Asliye Ceza Mahkemesi ----- sayılı dosyasındaki bilirkişi raporuna göre davalı sigorta şirketinin sigortalayanı K.T.K m. 74 maddesini ihlal etmekle asli kusurlu olduğu, kusurlu davalının haksız eylemi sonucu sebebiyet verdiği sarih olup işbu sebeple ------ hukuka aykırı fiili ve kusuru kapsamında sigorta şirketi meydana gelen zararı gidermekle yükümlü olduğu, müvekkilimizin murisi -----. kazaya karışan ---- plakalı aracı sigortalayan olması nedeniyle, müvekkil ----- uğramış olduğu zararları karşılamakla yükümlü olduğu, sigorta şirketine davacı müvekkilin uğramış olduğu zararların tazmini amacıyla 03.06.2020 tarihinde mevcut kaza tespit tutanağı esas alınarak başvuru yapılmış ve kısmi bir ödeme alındığı, ancak daha sonra ---. Asliye Ceza Mahkemesi ----- Sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda araç sürücüsünün asli kusurlu, müvekkilimiz yaya ------ ise kusursuz olduğu kanaatine varılmış, bunun üzerine de sigorta şirketine dava öncesi tekrar. başvuru yapılmış ancak başvurumuz, sigorta şirketi tarafından 15 günlük yasal içerisinde cevapsız bırakılmak suretiyle reddedildiği, arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile alacak davamızın kabulü ile TBK m.S3 uyarınca kaza tarihinden itibaren itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 5,000-TL tutarında maddi tazminatın aktüer hesabı yapılarak tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davalı------ cevap dilekçesinden özetle; KTK 97 md. belirtilen evraklarla sigorta şirketine başvuru yapılmadığı, dava dilekçesinde bahsi geçen 13.03.2020 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ----- plakalı araç, müvekkil şirkete 21/02/2020 - 21/02/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ------ numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan aracın söz konusu poliçede teminat limiti kişi başı 410.000.00 TL” olduğu, konu kaza sebebiyle müvekkil sigorta şirketi nezdinde ----- nolu hasar dosyası açılmış olup, davacı ------ 28.6.2021 tarihinde 10.000,00-TL maddi tazminat ödemesi yapıldığı, yapılan ödemeler sebebiyle müvekkil şirketin sorumluluğu sona erdiği, kaza tespit tutanağı ve dosyada mübrez ifade tutanaklarından da anlaşılacağı üzere davaya konu kaza, müteveffanın kendisini korumakla yükümlü bulunan annesinin tedbirsizliği ve dikkatsizliği nedeniyle meydana geldiği, bu nedenle sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde atfi kabil kusuru bulunmadığı, müteveffanın vefatı sebebi ile işbu davada davacı olmadığı halde destekten yoksun kalan kimseler varsa mahkeme tarafından re'sen tespit edilmesi gerektiği, 01.06.2015 yürürlük tarihli ZMMS Genel Şartları, amir mevzuattır. ZMMS Genel Şartları'na göre sürekli sakatlık tazminatı hesaplamasının TRH-2010 Mortalite tablosu ve teknik faiz %1,8 e göre yapılması gerektiği, toplanan delillerle beraber davacının müterafik kusur durumunun mevcudiyeti durumunda belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiği, davacı ile sigortalı araç sürücüsü arasında ceza yargılamasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığı tespitinin gerektiği, faizin dava açılış tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği, uygulanacak faiz yasal faiz olacağı davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. İLK KARAR: Mahkememiz ----, karar sayılı ilamında; " Somut uyuşmazlıkta; 13.03.2020 tarihinde davacıya ait ----- plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı olduğu gerçekleşen aynı kaza nedeniyle davacı tarafından davalı şirkete destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile Sigorta Tahkim Komisyonu'na ------ karar sayılı dosyası ve itiraz hakem heyeti başvurunun yapılması üzerine Uyuşmazlık Hakem Heyeti 14/06/2021tarihli ----- kararı ile başvurunun reddine karar verilmiş olduğunun anlaşılmasına, eldeki dava ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti STK ------ karar sayılı kararına konu başvuruda aynı vakıalara dayanılmış olmasına, davanın taraflarının ve konusunun aynı olmasına göre davanın kesin hüküm nedeniyle reddine" karar verilmiş, karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. BAM KARARI: ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk Dairesinin 26/06/2025 Tarih, ------- Esas, ---- sayılı ilamında: " Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın, kararı saklamakla görevli mahkemeye gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise, mahkemece saklama kararı yazılıp yazılmadığı ve yazılmış ise kararın taraflara mahkemece tebliğ edilip edilmediği, bu suretle usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılıp belirlenmesi, henüz kesinleşmemiş ise talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı yönünden derdest dava niteliği taşıyıp taşımadığının değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir. Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın HMK'nın 353/1-a/6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. " gerekçesiyle Mahkememiz kararı kaldırılarak yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır. Mahkememizce Sigorta Tahkim Komisyonuna müzekkere yazılarak,----- sayılı kararının ve İtiraz Hakem Heyetinin 2021/İHK - 18132 sayılı kararına ilişkin dosyanın, dosyayı saklamakla görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise hangi Mahkemeye gönderildiği ve Mahkeme dosya numarasının bildirilmesinin istenilmiş, komisyon için başvuruların tüketildiği, temyiz yoluna başvuru talep edilmediğinden karara karşı saklama dosyası oluşturulmadığının bildirildiği görülmüştür. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın, kararı saklamakla görevli mahkemeye gönderilmediği, mahkemece saklama kararı yazılmadığı ve dolayısıyla kararın taraflara mahkemece tebliğ edilmediği, bu suretle usulüne uygun şekilde kesinleşmediği anlaşılmakla, henüz kesinleşmemiş olduğundan destekten yoksun kalma tazminatı yönünden derdest dava niteliği taşıdığı gözetilerek davanın usulden reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafından 80,70-TL peşin ve 1.350,00-TL ıslah harcı olarak yatırılan toplam 1.430,7 -TL harcın mahsubu ile fazladan yatırılan 698,7 -TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden red olunan dava değeri (400.000,00 TL) üzerinden AAÜT.ne göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 8-Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 'nın 13/09/2023 tarihli ve ----- nolu 2.345,00-TL bedelli ATK Mütalaa Tanzim ve Muayene bedelinin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.