T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1524 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/33 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/06/2023 ESAS-KARAR NO : 2023/157 E 2023/455 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptal…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1524 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/33 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/06/2023 ESAS-KARAR NO : 2023/157 E 2023/455 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 30/01/2026 YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin davalı şirketten 079823 sıra numaralı mal talepnamesi ile 07/03/2022 tarihinde 8.980 litre motorin sipariş ettiğini ve sipariş bedeli olan 170.350,00 TL'yi ödediğini, ancak davalı şirketçe ürün tesliminin gerçekleştirilmediğini, davacı tarafından ödenen bedelin ise sadece 127.000,00 TL'sinin iade edildiğini, bunun üzerine geri verilmeyen 43.550,00 TL'nin iadesi için davalı borçlu hakkında Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2022/9353 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, devam eden süreçte davalı borçlunun söz konusu takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, ayrıca hak düşürücü süre, husumet ve derdestlik itirazlarının bulunduğunu, taraflar arasında 07/03/2017 tarihinde beş (5) yıllık bayilik sözleşmesi imzalandığını, davacı yanın sözleşmeyi 15/02/2022 tarihinde feshettiğini, ancak müvekkil tarafından ariyet sözleşmesi kapsamında teslim edilen kurumsal kimlik uygulamasının ve demirbaş malzemelerin iade edilmediğini, davacının 07/03/2022 tarihinde davalıdan ürün isteyerek 170.350,00 TL bedel gönderdiğini, müvekkil şirketin ürün teslimi yapamadığını, bu nedenle davacı yanca yatırılan tutarın 127.000,00 TL'sinin iade edildiğini, ancak davacı tarafından gönderilen bedelin 43.550,00 TL'sinin kurumsal kimlik uygulamasının ve demirbaş malzemelerin iade edilmemesi sebebiyle geri verilmediğini, buna göre ödemezlik definde bulunulduğunu, öte yandan davalı şirketin kurumsal kimlik uygulamasının ve demirbaş malzemelerin teslim edilmemesi üzerine Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/624 Esas sayılı dosyası ile ariyetli malların iade edilmemesinden kaynaklanan tazminat davası açtığını, söz konusu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekili tarafından ödenen ücretin eksik iade edildiğine ilişkin ileri sürülen iddialara karşın davalı vekilince, ödenen paradan kesilen 43.550,00 TL'nin taraflar arasında 07/03/2017 tarihinde imzalanan beş (5) yıllık bayilik sözleşmesinin feshinden sonra davalı şirkete iade edilmesi gereken kurumsal kimlik uygulamasının ve demirbaş malzemelerin geri verilmemesi sebebiyle ödenmediğinin savunulduğu, bu kapsamda davalı yanın ödemezlik definin bulunduğu, ancak davalı şirketin söz konu istemler yönünden ilgili Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/624 Esas sayılı dosyası ile dava açtığı ve bu taleplerini orada dile getirdiği, dolayısıyla eldeki davada davalı şirketin bu taleplerinin dikkate alınamayacağı, buna göre davacının davalı şirkete para gönderdiği, ne var ki ürün tesliminin gerçekleşmediği, bu hali ile davacının asıl alacak talebinin haklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı şirketin imzalanan 07/03/2017 tarihli Bayilik Sözleşmesi kapsamında üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, ariyet sözleşmesi uyarınca demirbaş malzemenin davacıya teslim edildiğini ve otomasyon kurulumunun gerçekleştirildiğini, sonrasında ise davacı ile mevcut bayilik sözleşmesinin son bulduğunu, ancak davacının kurumsal kimlik uygulamasını ve demirbaş malzemeleri iade etmediğini, bu nedenle davacı tarafça ödenen bedelden kesinti yapıldığını, devamla da Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/624 Esas sayılı dosyası ile ariyetli malların iade edilmemesinden kaynaklanan tazminat davası açıldığını, söz konusu davanın eldeki davanın sonucunu etkileyecek mahiyette bulunduğunu ve bekletici mesele yapılması gerektiğini, imzalanan ariyet sözleşmesinin 5. maddesinde, "Bayi sözleşme konusu malzemeyi geç teslim ettiği, eksik ve hasarlı teslim ettiği veya hiç teslim etmediği durumlarda ŞİRKET'in cezai şartlar da dahil olmak üzere tüm haklarını cari hesap borcu olmasa dahi ihbara gerek kalmaksızın mevcut teminatlarından tahsil edebileceğini kabul eder." hükmünün yer aldığını, dolayısıyla davalı şirketin ariyetli malların teslim alınmaması nedeniyle ödemezlik definde bulunma hakkının olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının, takibe konu tutar nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, satın alınan ürün kapsamında sipariş bedeli olarak ödenen bedelin bir kısmının iade edilmemesi nedeniyle bakiye tutarın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davacı ...'nın sahibi bulunduğu ... Petrol ile davalı ... arasında 07/03/2017 tarihli 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi ile ariyet sözleşmesi düzenlendiği görülmüştür. Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2022/9353 Esas sayılı dosyası ile; davacı tarafından, davalı hakkında, 43.350,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, bu kapsamda icra takibinin durduğu, itirazın iptali davasının İİK 67. maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan 07/03/2017 tarihli Ariyet Sözleşmesi'nin 3. maddesinde, "Demirbaş malzemenin, bayilik sözleşmesi her ne şekilde olursa olsun sona erdiğinde veya ŞİRKET'çe her ne sebeple olursa olsun yazılı olarak iadesi istendiğinde, 15 gün içinde tüm malzemelerin azami itina ve sökümü ile ŞİRKET'çe tayin olunacak, mahale nakil işlemleri, her türlü gideri ARİYETLİ ALAN tarafından karşılanmak suretiyle yerine getirilecektir." düzenlemesine, Sözleşmenin 4. maddesinde, "Demirbaş malzemelerin tamamı taahhüt edilen zamanda ŞİRKET'e veya ŞİRKET'çe tayin edilecek şahıs veya mahale zamanında ARİYET ALAN tarafından iade edilmediği taktirde geçen her gün için, iade edilmeyen malzemenin o andaki piyasa değerinin dörtte birini cezai şart olarak ödemeyi ARİYET ALAN kabul ve taahhüt eder. Söz konusu demirbaş malzemelerin kısmen veya tamamen iade edilmemesi halinde, benzeri teçhizatın piyasa değerinin 5 mislini tazminat olarak ARİYET ALAN, ŞİRKETE ödemeyi kabul ve taahhüt eder." düzenlemesine ve Aynı sözleşmenin 5. maddesinde ise, "Bayi sözleşme konusu malzemeyi geç teslim ettiği, eksik ve hasarlı teslim ettiği veya hiç teslim etmediği durumlarda, ŞİRKET'in cezai şartlar da dahil olmak üzere tüm haklarını cari hesap borcu olmasa dahi ihbara gerek kalmaksızın mevcut teminatlarından tahsil edebileceğini kabul eder." düzenlemesine yer verildiği anlaşılmıştır. Buna göre, bayilik sözleşmesinin sona ermesi durumunda ariyet alanın teslim edilen tüm demirbaş malzemeyi eksiksiz ve sağlam şekilde karşı tarafa teslim etme yükümlülüğünün bulunduğu hususunun tarafların serbest iradeleri ile kararlaştırıldığı ve açıkça bu iradenin sözleşme ile hüküm altına alındığı görülmüştür. Somut olayda; davalı usulüne uygun olarak ve süresinde ibraz ettiği cevap dilekçesi ile, Bayilik Sözleşmesi'nin sona ermesi üzerine Ariyet Sözleşmesi kapsamında davalı yanca gönderilen kurumsal kimlik uygulamasının ve demirbaş malzemelerin iade edilmemesi sebebiyle, davacı tarafından yatırılan 170.350,00 TL'den 43.550,00 TL'nin geri verilmediğini, dolayısıyla ödemezlik def'inin söz konusu olduğunu, bu doğrultuda davalı şirketçe kurumsal kimlik uygulamasının ve demirbaş malzemelerin teslim edilmemesi sonucu Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/624 Esas sayılı dosyası ile ariyetli malların iade edilmemesinden kaynaklı tazminat davası açıldığını, bahsi geçen davanın konusunun, eldeki ödemezlik def'isini oluşturan mallar olduğunu savunmuştur. ... tarafından aynı sözleşme ilişkisine dayalı olarak ariyetli malların iade edilmediği iddiası ile davacı aleyhine Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/624 Esas sayılı dosyası ile tazminat davasının açıldığı, ancak ilgili davada yargılamanın henüz tamamlanmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, 6100 sayılı HMK'nın 165/1.maddesi hükmü gereğince birbirlerine çelişkili kararlar verilmesine sebep olunarak hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil etmemesi açısından Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/624 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/157 Esas, 2023/455 Karar ve 21/06/2023 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK'nın 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 30/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."