11. Hukuk Dairesi 2021/7322 E. , 2023/576 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili ile katılma yolu ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temy…
**11. Hukuk Dairesi 2021/7322 E. , 2023/576 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili ile katılma yolu ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava konusu meblağ 44.020,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalılara "...Hisse Senedi Talep Formu ..." yazılı bir belge karşılığında 20.000,00 DM yatırdıklarını, müvekkillerine paralarını her istediği anda alabilecekleri ve yüksek oranda faiz garantisinin verildiğini, ancak herhangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını, yapılan işlemin mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, davalıların taahhütlerini yerine getirmeyerek sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek şimdilik 19.475,09 TL'nin davalılardan tahsilini, davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitini ve ilgili mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünü talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ticari faaliyetlerini yürüten çok ortaklı halka açık bir anonim şirket olduğunu, şirketler tarafından hiç kimseye parasını geri alabileceği veya çok kâr edebileceği taahhüdünde bulunulmadığını, davacıların müvekkili şirketin ortağı olduğunu, bu ortaklığın mevzuata uygun geçerli bir ortaklık niteliğinde bulunduğunu, müvekkili şirketin Sermaye Piyasası Kurulu kaydında olan, bu Kurul ve diğer ilgili tüm resmi makamlar ile özel denetçiler tarafından faaliyetleri denetlenen çok ortaklı halka açık anonim şirket olduğunu, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 329 uncu ve 405 inci maddeleri gereğince anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, müvekkili şirketin tasfiye hâlinde olmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin 19.07.2018 tarih, 2017/126 E. ve 2018/560 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. B. Düzeltilerek Onama Kararı