TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/1016 Esas KARAR NO : 2026/257 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... ... DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/11/2025 KARAR TARİHİ : 12/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DA…
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/1016 Esas KARAR NO : 2026/257 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... ... DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/11/2025 KARAR TARİHİ : 12/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle;Müvekkili Kooperatif, Kayseri ili, Talas ilçesinde faaliyet gösteren bir konut yapı kooperatifi olup muhtelif arsa sahipleri ile yapılmış kat karşılığı sözleşmeler ile edindiği 12 adet blokta kendi ortakları için 485 konut, arsa sahipleri için 205 konut olmak üzere toplam 790 adet konut inşaatlarını üstlenerek fiilen 2007 yılından itibaren bahsi geçen inşaatların yapımına başlamış ve halen devam ettiğini, Kooperatifin değişen ana sözleşmenin kesin maliyete ilişkin 61. maddesi ve kur’a çekimine ilişkin 62. maddesinde kooperatifin etap etap yapılacağı, inşaat bittikçe biten binalar için kur’a çekileceği ve çıkarılan kesin maliyet hesabına göre %10 fazla ödeyenlerin bağımsız bölümlerinin teslim edilerek kooperatiften istifa edebilecekleri ana sözleşme hükmü olarak belirlendiğini, inşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceğini, maliyetlerin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceğinin yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edildiğini, tüm inşaatlar bitmeden kesin maliyet hesabı yapılarak bedelinin talep edilemeyeceği’’ Yönündeki kararları sonrası müvekkili tarafından açılan onlarca dava erken dava gerekçesi ile yerel Mahkemelerce reddedildiğini, konut inşaatı devam eden ortakların gerek kendilerine ait gerekse arsa sahiplerine ait inşaatları tamamlamak için yapmaları gereken ödemelerin artık katlanılamaz bir hale gelmesi nedeniyle önemli bir kısmının kooperatifin amacına ulaşacağına ilişkin umudunu yitirerek kooperatiften ayrılması ve çıkma alacaklarını talep etmeleri, gerekse konutunu teslim alan ortakların yaptıkları ödemelerle konut inşaatı devam eden ortakların yaptıkları ödemeler arasındaki farkın %100 oranından daha fazla konut inşaatı devam eden ortaklar aleyhine artmış olması karşısında, kooperatif inşaatlarının tamamlanmasından sonra kesin hesabın yapılarak eşitliğin sağlanması anına kadar yalnızca konut inşaatı devam eden ortaklardan ödeme talep edilmesinin artık sürdürülebilir olamayacağı ve bu durumun tüm ortakları ve kooperatifi telafisi olmayan zararlara sokacağı aşikar olduğunu, bu durum karşısında inşaatların bir an önce tamamlanmasının yanında ortaklar arasındaki hak ve yükümlülüklerde eşitliğin sağlanması adına davalının da içinde yer aldığı konutu teslim edilmiş edilmemiş tüm ortakların maliyetlere eşit katılımını sağlayarak ödeme alınması yönünde karar alınmak üzere 21/05/2023 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmasına karar verildiğini, davalının 2011 yılında kesin hesabı yapılarak konutu ve tapusu verilen 177 ortak içerisinde yer aldığını, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerli müvekkili kooperatifin 21/05/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 4/a Ve 5. gündem maddelerinde alınmış kararlar uyarınca, müvekkilinin 172.748,55-TL tutarındaki alacaklarına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı şimdilik 10.000,00 TL’sinin, müvekkilinin 1 172.748,55-TL tutarındaki alacaklarının belirlenen sürede ödenmemesi nedeni ile aynı genel kurulun 4/b maddesinde karara bağlanmış aylık %1,5 oranı ile dava tarihine kadar işlemiş olan 80.000,00-TL tutarındaki gecikme cezası alacaklarına istinaden Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00-TL'sinin, müvekkili kooperatifin 26.06.2016, 18.06.2017, 14.04.2019, 26.12.2021 ve 27.03.2022 tarihli olağan genel kurul toplantılarında alınan kararlar uyarınca 82.200,00-TL tutarındaki kira bedeli alacaklarına karşılık fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı şimdilik 10.000,00 TL’sinin, müvekkilinin 82.200,00-TL tutarındaki kira bedeli alacaklarına süresinde ödenmemesi nedeni ile genel kurullarda karara bağlanmış aylık %1,5 Oranı ile dava tarihine kadar işlemiş olan 70.000,00-TL tutarlı gecikme cezası alacaklarına istinaden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı şimdilik 10.000,00-TL’sinin, Ve ceman 40.000,00-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek, tüm yargılama giderleri ile birlikte vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Dava dilekçesi ve tensip zaptı davalıya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalının herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Dava, davalı tarafın kooperatife olan üyeliği dolayısıyla kooperatif genel kurulunda alınan kararlar gereğince ödenmesi gereken aidat borçlarını ödememesinden kaynaklı alacak davasıdır. Yargılama devam ederken davacı vekili 11/03/2026 tarihinde feragat dilekçesi sunduğu, dosyadan feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığı bildirilmiştir. Vekâletnamenin incelenmesinde feragate ilişkin özel yetki bulunduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun feragate ilişkin 307 ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kayıtsız-şartsız vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacı vekilinin talep sonucundan kayıtsız, şartsız ve tamamen vazgeçtiği, feragat sebebiyle davacı tarafın davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerinden sorumlu olduğu {HMK m.312} dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2- Harçlar Kanunun 22. Maddesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının 1/3'üne isabet eden 244,00-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafından yatırılan 683,10-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 439,10-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davalı tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.12/03/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır